Röportajlar

Bağımsız Sahne #25 : Yeni teklisi “Your Girl”ü dinleyicilerle buluşturan Zeynep İrem Bayraklı ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yirmi beşinci konuğu, kendi deyimiyle “amatör bir fotoğrafçı, gelecek nesilleri inşa edecek bir öğretmen adayı, daimî bir yazar” olan, 2020 içinde kendi yazdığı şarkılarla ilk iki teklisini yayınlayan ve en son İngilizce bir şarkı olan yeni teklisi “Your Girl”ü dinleyicilerle buluşturan Zeynep İrem Bayraklı. Bayraklı ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Yaz Güneşi’ne kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Müzik yolculuğumun başlangıcı benim için çocukluğumda başladı. İzlediğim çizgi filmlerin şarkıları, ilkokul yıllarında beni mutlu eden olayları hatırlamak için yazdığım şarkılar ve çevremde duyduğum güzel şarkılar beni “Daha iyisini yazabilirim.” düşüncesine yöneltti ve yazmaya başladım. Herhangi bir müzik aleti çalmayı bilmediğim için yazdığım şarkılarının notalarını çıkaramıyordum ve bu sebeple hepsini kayıt ederek sakladım. Yaz Güneşi aslında benim için şarkı yazmaya değil ama yazdığım bir şarkıya ritim atabilmemin başlangıcıydı. Nihayet bir şarkımı gitar ile çalabilmiştim ve bu sebeple kendimi çok özgür hissetmiştim. Yaz Güneşi’ne kadar olan kısımda ise lisede arkadaşlarımla hobi amaçlı uğraştığımız bir müzik grubumuz vardı. Çok sevdiğim ve hâlâ da bana yardımcı olan müzik öğretmenim Gönül Ceyhan, o dönem yazdığım şarkıları müzik aletleriyle buluşturmamda çok yardımcı oldu. O dönemde itinayla yazdığım her şeyi çalan ilk gitaristim Yusuf Bingöl’e ve gitar konusunda destekleri için Murat Gamsız’a da teşekkürler.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Yaz Güneşi’nin oluşum süreci nasıl gelişti ve ilk tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-2015 yılından beri SoundCloud platformu üzerinden “Missnovelist” adıyla cover şarkılar paylaşıyordum ve bu şarkılardan oldukça güzel dönütler aldım. O dönemde YouTube üstünden paylaşmak için cesaret bulamamıştım. Görsel değil de sadece işitsel alana yönelik olduğu için Soundcloud bana daha cazip gelmişti. Keşfet FM YouTube kanalında paylaşılan coverlarımın telif yemesi, ardından müziği bana ait 3. Şahsın Şiiri şarkımın da izlenmesini görmek beni kendi kanalımı açmaya yönlendirdi ve birkaç coverımı attıktan sonra aldığım güzel tepkiler ile birlikte kendi şarkımı paylaşmaya karar verdim. Yaz Güneşi benim lisede yazdığım ve tamamen amatör bir şekilde yazdığım bir şarkıydı. Herhangi bir süreç diyemem çünkü en fazla on dakika sürdü! Profesyonel stüdyolarda kaydetmeyince ve direkt olarak fabrikadan halka ulaştırınca bir süreç olmuyor! (gülüyor) Yaz Güneşi’ni paylaştıktan sonra gerçekten çok fazla güzel dönüş aldım. Hiçbir profesyonel ekipman kullanılmadan, tamamen amatör bir şarkının bile bir şarkının bu kadar güzel tepkilerle karşılaşması bence müziğin direkt kalbe dokunduğunun en güzel örneği.

Sevmeseydim De Diyemiyorum teklinizin oluşum süreci nasıl gelişti ve nasıl geri dönüşler aldınız?

-Yaz Güneşi’nden sonra cover şarkılar söylemenin beni pek mutlu etmediğine karar verdim ve yeni bir şarkı yazmak istedim. Sevmeseydim de Diyemiyorum’a da oldukça güzel dönüşler aldım. Şu ana kadar paylaştığım şarkılar için kötü yorum aldım diyemem. Teknik konularda, müzik aleti çalmamda sorunlar olsa da benim dinleyici kitlem bunları bilerek beni takip ediyor. Onlara profesyonel kayıtlar sunmuyorum, benden kopan şarkıları en doğal hâlleriyle paylaşıyorum. O sebeple yorumlar da beni destekleyen insanlarla dolu. Hepsine teşekkür ediyorum.

Yeni tekliniz bu sefer İngilizce bir şarkı olan “Your Girl” oldu. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti?

-Farklı dilde bir şarkı yazmak bence eğer o dilde düşünüp hissedebiliyorsanız kendi dilinizde şarkı yazmak gibi. Çocukluğumdan beri farklı dilde şarkıları yazıp söylüyorum. Okuduğum bölümler itibariyle Türkçe ve İngilizce’yi aktif olarak kullanıyorum ve “Birinde şarkı yazıp diğerinde yazdığımı paylaşmamak olmaz.” diye düşündüm. Your Girl, basit, şirin, sözleri ağlasa bile dışarıya gülücükler saçacak kadar neşeli bir şarkı. İnsanda dans etme isteği uyandırıyor ama sözlere odaklanırsanız da üzülüyorsunuz. İkilemde olduğum dönemlerde bu tip şarkılar çok yazıyorum. Ukulele ile çaldığım ve yazdığım ilk şarkı olması sebebiyle de Your Girl benim için çok anlamlı. 

Your Girl ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Öncelikle İngilizce yazdığım için dinleyicilerim şaşırdılar ama bu onları daha da mutlu etti çünkü bir müzik kanalında bence çeşitlilik önemlidir. İngilizce yazıp söylüyorsam yarın İspanyolca ile de yazıp söyleyebilirim. Dil öğrenmeyi ve o dillere ait şarkıları dinlemeyi seviyorum. Dünya radyolarını takip ediyorum. Bu da dinleyicilerimi mutlu etti. Your Girl ile ilgili en çok beğenilen şey şarkının sözlerini Türkçe’ye de çevirmiş olmamdı sanırım çünkü çoğu kişi bunu yapmıyor. Ukulele ile çalmam da oldukça sevilmişti. Bunları öğrenmek benim için de iyi oluyor böylece dinleyicilerimin beklentilerini de kendi beklentilerime ekleyebiliyorum.

Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyor ve gitarınızla akustik olarak kaydediyorsunuz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu? İlerleyen zamanlarda farklı enstrümanların da eşlik edeceği kayıtlar yapmayı düşünüyor musunuz?

-Tabii ki! Müzik ve şarkı yazmak benim tamamen hobim. Eskiden bu şarkılarımı gizler ve bir defterde saklı tutardım. Teknolojinin ve sosyal medyanın gelişmesiyle birlikte yazdıklarımı paylaşma isteği doğdu bende de; ama bunları hobi olarak sürdürmek biraz zor oluyor çünkü müzik, hobiden bağımsız olarak profesyonel bir şekilde ilerleyen bir alan. Çevremde mutlaka yazdığım şarkıları stüdyoda kaydetmek, aranje işlerinde yardımcı olmak isteyenler ve “Acilen keşfedilmelisin!” diyenler oluyor ama bunların hiçbirini istemiyorum. Bu işlere girişmek demek benim için müziği hobiden çıkartıp bir işe dönüştürmek demek. Hâli hazırda ben bir öğretmen adayıyım ve öğretmenim. Mesleğimi seviyorum ve bu alanın bana getirdiklerinden memnunum. Müziğimi akustik olarak kendi başıma kaydetmem de hobimi daha rahat sürdürmemi sağlıyor. Bugün gitar çalmak istemeyebilirim, birkaç ay hiçbir şey söylemek de istemeyebilirim. Hatta bir yıl hiçbir şey paylaşmak da istemeyebilirim. Bunun kararını ben veriyor ve buna göre ilerliyorum. Kazanç sağlama kaygısı işin içine girdiğinde (profesyonel kayıtlar bunu da beraberinde getiriyor) doğallık ve içtenliğin azaldığını düşünüyorum. Sadece yankı eklediğimde bile dinleyicilerim sesimin doğal hâlini sevdiklerini söylüyor. Ben de onlara katılıyorum. İlerleyen zamanlarda farklı enstrümanlar ekler miyim bilmiyorum. Gitar ve ukuleleyi kendi başıma sadece ritim atacak ve istediğim şarkıların akorlarını çalacak seviyede biliyorum. Henüz onlarda istediğim seviyeye gelmeden yeni bir müzik aletine başlamam sanırım. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Kendi müziğimi şöyle tanımlarım: “Üzgün olduğunuzda arkadaşınızdan sizi neşelendirmek için gelen bir ses kaydı.” Telefondan direkt olarak kaydedince herkeste bu izlenim oluşuyor çünkü. “Sanki arkadaşım WhatsApp’tan ses atmış gibi. Çok güzel ve samimi.” diyorlar. 

Your Girl’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Yaptığım ve paylaşmadığım 4-5 şarkı var ama şu anda paylaşmayı düşünmüyorum. Akademik yorgunluklar hobilere olan zamanı kısıtlıyor… Diğer bir taraftan da hissettiklerimi biriktiriyor olmak çok değerli. Bir şarkı paylaştıysam ya ben ya da birileri bir şeyler hissetmiştir. Bunun değerini bilerek yazıyorum. Şarkılarımı üstünde uzun uğraşlar verilerek hazırlanmış bir çalışma olarak görmüyorum benim için daha çok günlük yazmak gibi. İlham geliyor, oturuyorum, yazıyorum ve söylüyorum. Bazen arkadaşlarımın ya da çevremde olan insanların anlattığı hikâyelerin bende uyandırdığı hisleri şarkılarıma döküyorum. Bana bir şey anlattıklarından birkaç gün sonra “Al bak, bunu sana yazdım.” dediğimde onlar da şaşırıyor. O sebeple profesyonel gruplar ya da şarkıcılar gibi “Şu çalışmam şu ay çıkacak.” diyemem. Kalbimden ne zaman çıkarsa o zaman! (gülüyor)

Zeynep İrem Bayraklı’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Your Girl”ü tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.