Röportajlar

İlk teklisi “Kusura Bakma”yı dinleyicilerle buluşturan grup Kafadar ile bir röportaj…

Son yıllarda müziğin enstrümanıyla mutfağında olan başarılı isimlerinin de vokal ya da vokale dayalı topluluklar olarak başarılı çalışmalar ortaya koyduğu bir gerçek. Bu çalışmaların en son örneği, kendi alanında başarılı üç müzisyen; çellist Timur Atasever, klavye-flüt çalan Mert Alp ve klarnetiyle pek çok albümden hatırlanan Hüseyin Pulant’ın oluşturduğu Kafadar grubu oldu. Vokalde Atasever’in yer aldığı grup, 23 Müzik etiketli ilk teklisi olarak bestecisi Soner Han ve özellikle Tuğkan yorumuyla kitlelere ulaşan “Kusura Bakma”yı yorumladı. Kafadar grubu ile Bi’Kuble için, müzik yolculuklarını, teklilerini, aldıkları geri dönüşleri ve yeni çalışmalarını konuştuk.

Üçünüzün yolları nasıl kesişti ve bu bağlamda Kafadar grubunun oluşum süreci nasıl gelişti?

Timur Atasever (solist-çellist): Merhabalar ben Timur Atasever. Kafadar grubunda solist ve çellist olarak çalışıyorum. Benim gruba dahil oluşum yapımcımız Sude Bilge Demir sayesinde gerçekleşti. Normal şartlarda İstanbul Strings yaylı grubu ile stüdyo ve sahne çalışmalarımızı sürdürürken Sude hanımdan bir gün bir telefon geldi ve “Ağabey, böyle bir proje düşüncem var ve buna yaklaşımın nasıl olur?” Ben de bu soru karşısında çok heyecanlandım ve kabul ettim. 

Mert Alp (klavye-flüt): Merhaba ben Mert Alp, Kafadar grubunda klavye ve flüt çalıyorum. Benim gruba dahil oluşum solistimiz Timur Atasever sayesinde oldu. Normalde ağırlıklı olarak kendi prodüksyon işlerimi yürütüyorum ama Timur ağabey bana projeyi anlatıp bu teklifi sunduğunda açıkçası çok heyecanlandım ve hiç düşünmeden ben de ekibe dahil oldum. Benim için bir projede bulunmanın en büyük önemi grup arkadaşlarımla iyi diyalog kurabilmek ve ortaya güzel müzik çıkarabilmektir, onun için temelleri güzel atılmış bu oluşumun çok güzel işler yapacağına inanıyorum.

Hüseyin Pulant (klarnet): Merhaba ben Hüseyin Pulant, Kafadar grubunda klarnet çalıyorum. Benim gruba katılmam Sude Demir sayesinde oldu, yıllardır çeşitli sanatçılara sahne ve albüm kayıtlarında eşlik ediyorum ama kendi grubumuz için müzik yapmak beni çok heyecanlandırdı ve bu güzel oluşumun içinde yer aldım.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda Tuğkan yorumuyla bildiğimiz Soner Han eseri “Kusura Bakma” şarkısını seslendirme fikri nasıl gelişti? Düzenlemenizi üstlenen Emirhan Cengiz ve yapımınızı üstlenen 23 Müzik Sude Demir ile yollarınız nasıl kesişti?

Timur Atasever: Kusura Bakma şarkısını seslendirme fikri yine yapımcımız Sude hanımdan çıktı. Hem müzik zevkine hem de tecrübesine inandığımız için biz de bu şarkı ile çıkış yapma kararı aldık. Emirhan Cengiz ile zaten yıllar öncesine dayanan bir birlikteliğimiz vardı. Yapmış olduğu düzenleme ile şarkımıza güzel bir ruh kattı ve Kafadar’ca şarkıların tarzını yarattı.  23 Müzik Sude’nin yapım firması, kendisi de grubumuzun fikir anası olduğu üçün bu çatı altında toplandık ve onu çok sevdiğim 23 Müzik ailesini bir bireyi olmaktan çok mutluyum. 

Mert Alp: Ayrıca Sude’ye “Neden 23?” diye sorduğumda verdiği cevaplardan ötürü sempatim daha çok artmıştır.

Kusura Bakma ile ilgili dinleyicilerden ve birlikte çalıştığınız müzisyenlerden nasıl geri dönüşler aldınız? Bu bağlamda eserin sahibi Soner Han ve yorumlayan Tuğkan’dan da özel bir geri dönüş aldınız mı?

Timur Atasever: Kusura Bakma çıktıktan sonra müzisyen arkadaşlarımızdan ve dinleyicilerimizden o kadar güzel yorumlar aldık ki, inanılmaz derecede gurur duyduk ve motive olduk. Burada herkesten Allah binlerce kez razı olsun. Şarkımızın sahibi olan Soner Han kardeşimin YouTube’daki beğeni ve yorumları bizi mutlu etti. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

Timur Atasever: Bizim tek gayemiz insanların kalbine dokunabilmek. Beraber şarkı söylemek, birlikte ağlayıp, birlikte gülebilmek. Bunu hangi tarz olarak nitelendirirseniz! 

Hüseyin Pulant: Kafadar grubu olarak daha yolun başındayız, bu yüzden herhangi bir kategoriye sokmayı doğru bulmuyorum, yaptığımız müziğin içimize sinmesi bizim için en önemli konu.

Mert Alp: Açıkçası yaptığımız müziğe ben de net bir isim koymayı ve kendimizi o kalıba sokmayı doğru bulmuyorum. Çıktığımız yol henüz yeni ama hedeflediğimiz doğrultuda yürüdüğümüz takdirde yaptığımız müzik her insana ulaşacaktır. Çünkü aynı müzik türünü yapan birçok şarkıcı ya da grup oluyor fakat kendi müzikal kimliğinizi olgunlaştırıp insanlara “Evet bu şarkıyı Kafadar yorumlamış!” dedirtebildiğimiz takdirde gerçek başarıya ulaşmış oluruz.

Kusura Bakma’ya Mustafa Özen yönetmenliğinde bir klip çektiniz. Kendisi ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

Timur Atasever: Klip yönetmenimiz Mustafa Özen ile çalışma fikri yine Sude hanımdan geldi ve açıkçası Mustafa beyi tanıdıktan sonra, ona “Lütfen bize yardımcı ol!” dediğimde, Mustafa’nın söylediği sadece “Ağabey, her şeyi bana bırak!” dediğiydi. Böylece ortaya inanılmaz bir çalışma koydu. Buradan Mustafa’ya tüm kalbimizle binlerce kez teşekkür ederiz. 

Mert Alp: Açıkçası zorlu geçeceğini düşündüğüm klip çekimi yönetmenimiz sayesinde hem çok rahat hem de çok keyifli geçti. 

Kusura Bakma’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

Hüseyin Pulant : Şu an bazı şarkılar üzerine çalışmalarımız sürüyor, umarım güzel bir çalışmayla tekrar karşınızda olacağız.

Timur Atasever: Yolun çok başındayız, yapmak istediğimiz, hayalini kurduğumuz, size ulaşmak istediğimiz çok şarkı ve çok proje var. İnşallah bunları hepimizin desteği ve önce Allah’ın izni ile hepimiz yaşayıp göreceğiz. Hepinize selamlar, sevgiler.

Kafadar grubuna bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Kusura Bakma”yı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.