Müzik

Metnin gücü : SO Duo – Ay Ana…

Bir dönemin önemli gruplarından Mozaik ve hala müzik yolculuğuna devam eden Ezginin Günlüğü gruplarının yanı sıra birçok albümde çaldığı mandolin icraları ve vokalleri ile tanıdığımız Sumru Ağıryürüyen ile, önce İstanbul Blues Kumpanyası, sonra da Replikas ile tanıdığımız sanatçı Orçun Baştürk’ün; yani iki başarılı müzisyenin 2016’da ikili olarak kurdukları ve repertuvarlarında birlikte yazdıkları şarkılara yer verdikleri ‘So Duo’ grubu olarak çıkardıkları ilk albümleri ‘Ay Ana’ geçtiğimiz hafta Kalan Müzik etiketiyle dinleyiciyle buluştu.

İlk eser, Ağıryürüyen’in mandolini ve yorumunun yanında, Baştürk’ün ritmik vurmalısı, klavyesi ve özellikle bas panduri eşliğiyle tamamlanıyor : ‘Ay Ana’.. Sözleri Ağıryürüyen’e, müziği ise Ağıryürüyen & Baştürk ortak çalışması olan eserin sözleri, Eski Uygarlıkların Şiirleri kitabında yer alan Gabon Pigmelerinin sözlü şiir geleneğinden esinlenerek yazılmış. Albüm için sade bir açılış eseri. Ardından 15.yy’da yaşamış Hintli mistik ve sufi şair Kebir’in sözlerine Baştürk’ün bir bestesi var : Ey Dost! Eserin başlangıcında Ağıryürüyen’in mandolini ön plana çıkıyor. Bununla birlikte Baştürk hem vokaliyle, hem vurmalı, panduri ve esere farklı bir boyut katan fil düdüğü eşliğiyle yer alıyor. Eserin son kısmındaki değişken ritim esere canlılık katıyor.

Üçüncü eserin ilk bölümü Yunus Emre’nin bir şiirinin farklı kaynaklarından derlenerek, ikinci bölümü ise Ursula K. Le Guin Yorumuyla Lao Tzu: Tao Te Ching kitabından esinlenerek yazılan bir Ağıryürüyen & Baştürk ortak bestesi : ‘Söylemeden Anladık’ Baştürk’ün panduri, bas panduri ve elektronik eşliğinin yanı sıra, vokaliyle yer aldığı başarılı bir eser, albümdeki akustik havayı devam ettiriyor. Ardından, sözleri Ağıryürüyen’e, müziği ise Ağıryürüyen & Baştürk ortak çalışması olan bir eser geliyor ‘Acı Türkü’… Eser, konuk sanatçı Elif Canfeza Gündüz’ün başarılı klasik kemençe icrasıyla açılıyor, Baştürk’ün panduri ve vurmalıdaki katkısının yanında Ağıryürüyen’in yorumu ve eserin ilerleyen kısımlarda biraz daha piano yer alan mandolini ile yine aynı naif havayı devam ettiriyor.

Beşinci eserin sözler Ağıryürüyen’e müziği Ağıryürüyen & Baştürk ortak çalışması olan bir eser ‘Dağ Yanar’ eserde Ağıryürüyen vokalinin yanında klavyesi de ön plana çıkıyor. Baştürk’ün esere farklı bir tat katan bateri eşliği çok başarılı, bununla birlikte panduri ve elektronik eşliğiyle de yer alıyor eserde.

Altıncı eser Baştürk imzalı bir enstrümantal çalışma; ‘Maske’ Baştürk’ün kelt arpı eşliği ile 1 dakikalık bir geçit niteliği oluşturuyor. Hemen ardından Aşık Veysel’in dizelerine bir Ağıryürüyen & Baştürk ortak bestesi geliyor : Derdimi Dökersem.. Baştürk’ün pandurisi ve Ağıryürüyen’in klavyesiyle biraz daha akustik bir çalışma.

Sekizinci eser ise 9. yüzyıl başlarında yazılan Irk Bitig – Eski Uygurca Fal Kitabı’ndaki 4, 19, 32, 48, 53 sayılı ırkların oluşturduğu Uygarca sözlere Baştürk’ün bestesi olan ‘Edgü Ol (Bu Fal İyidir)’. Baştürk’ün panduri eşliğiyle açılıyor ve Baştürk’ün vokali ve vurmalılarıyla otantik bir hava yakalanıyor. Ardından, Ağıryürüyen’in ilk eserde olduğu gibi Eski Uygarlıkların Şiirleri kitabından bu sefer Amerikan yerlilerinin sözlü şiir geleneğinden esinlenerek yazdığı sözlere Baştürk’ün bir bestesi geliyor : ‘Yağmur’ eserde Ağıryürüyen’in klavyesinin yanında Baştürk’ün pandurisi ve davulu da ön plana çıkıyor. Sıradaki eser ise sözleri Ağıryürüyen’e, müziği Baştürk’e ait bir çalışma : ‘Yağmur’ Baştürk’ün piyanosu, başarılı ‘alan kaydı’  ile Ağıryürüyen’in ‘su’ eşliği ve kullandığı sözcüklerin oluşturduğu anlamsallık ile ön plana çıkıyor.

Sırada ise bir radyo kaydı var; ’SDODB’ yani (Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı Bülteni).

Son eser ise sözleri İbrahim Metin & Sumru Ağıryürüyen’e müziği Baştürk’e ait : ‘Yele’ Baştürk’ün elektronik ile klavye eşliğinin başarılı bir şekilde vurmalılarla birlikte ön plana çıktığı bir eser, bu bakımdan 1980’lerin ‘synth’ çalışmalarını hatırlatıyor.

Başlıkta da belirttiğim gibi seçilen metinlerin aradan yüzyıllar geçse de anlatılarının taze kalması ile birlikte Ağıryürüyen’in yer yer bu metinlerden ilham alarak yer yer kendi yazdığı sözlerin gücü, tüm sözleri daha anlamlı bir hale getiren akustik düzenlemelerin yine bu bağlamda başarılı bestelerle ve uyumlu vokallerle birleşmesiyle kulak verilmeyi hak eden bir albüm ortaya çıkmış.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap