Müzik

Son dönemin başarılı gruplarından ARFANA’yı İsmet Aydın ile kuran başarılı müzisyen Kaan Bıyıkoğlu ile bir röportaj…

Geçtiğimiz kasım ayında Kalan/Z Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşan ve yılın kendi alanında en başarılı çalışmalarından olan ARFANA : Anatolian Folk-Jazz Impressions albümü, pek çok mecrada da dikkat çeken çalışmalardan biri oldu. Grubu İsmet Aydın ile birlikte kuran; albümün düzenlemelerini yapan ve piyanoda eşlik eden ve ülkemizin önemli caz piyanistlerinden olan Kaan Bıyıkoğlu ile Bi’Kuble için, ARFANA‘nın kuruluşunu, albümün oluşum sürecini ve gelecekteki çalışmalarını konuştuk.
ARFANA grubunun kurulma süreci ve ilk albüme giden yol nasıl gelişti? 
-2015 yılında o sıralarda ders verdiğim verdiğim Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı bir Bela Bartok festivali düzenledi. Bu festivale o dönemde caz bölümündeki öğrencilerimden oluşturduğum bir toplulukla katılıp Bartok‘un müziği üzerine yaptığım bazı modern caz formatında düzenlemeleri seslendirdik. Sonrasında bu müziklerin başka bir versiyonunu Nardis caz kulübündeki bir konserimde Matthew Hall ve Ekin Cengizkan ile trio olarak icra etmiştim. Bu konserde bulunan Doç. Dr. Alper Maral, Bahçeşehir Üniversitesi Caz Bölümü‘nde verdiği bir dersinde bu düzenlemeler üzerine konuşmam için beni davet etti, ve İsmet Aydın ile o sunumum esnasında tanıştık. Sonrasında İsmet benzer bir tarzda Türküleri caz formatında icra eden bir proje yapma konusunda beni ikna etti. Ritim grubu olarak benim hali hazırda çalıştığım Matthew Hall ve Ekin Cengizkan ile yola çıktık. Ben klasik kemençenin tını olarak caz piyano triosu ile güzel örtüşeceğini belirttiğimde İsmet, Elif Canfeza Gündüz’ü önerdi.
Sonrasında İsmetBahçeşehir Üniversitesi‘nde bir konser ayarladı. Ben düzenlemeleri yaptım ve bir kaç prova ile bu konseri çaldık. Bunun hemen sonrasında Nardis caz kulübünde bir konser sonrası stüdyoya girmeye karar verip albümün önemli bir kısmını kaydettik.
 
Aynı dönemde başka bir proje içinde Serhan Erkol ile birlikte çalmaya başlamıştık. İstanbul’a yeni geldiğimden ben kendisi ile daha önceden tanışamamıştım. Serhan çok iyi bir caz saksafoncusu olmasının yanı sıra Türk müziğini de ciddi olarak çalışan bir müzisyen. Üstelik kendisinin caz ve bu yörelerin müziklerini bir araya getirmek adına son derece ilginç çalışmaları var. Sağ olsun, o da Arfana‘ya katılmayı kabul etti, ve bir gün daha stüdyoya girip Serhan ile de dört türkü kaydettik.
Kalan Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?
-Biz kayıtları bitirdiğimizde henüz bir plak şirketi ile görüşmemiz yoktu. Erkan Oğur usta ile İsmet‘in önceden gelen bir tanışıklıkları var. Kayıtlarımızı ona dinletmiş. Erkan Oğur‘un aracılığı ile Hasan Saltık‘tan randevu alıp Kalan Müzik ile görüştük. Sağ olsunlar, müziğimizle ilgilendiler.
 Albüm ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Albümle ilgili aldığımız geri dönüşler çoğunlukla son derece olumlu. Murat BeşerCumhuriyet gazetesinde bizimle ilgili son derece güzel bir yazı kaleme aldı. Ayrıca etrafımızdaki bir çok müzisyen dostumuzdan ve büyüklerimizden çok değerli tebrikler aldık.
 
Öte yandan Anadolu müzikleri ve cazı kaynaştırmak gibi bir işe kalkışmanın doğal sonucu olarak yaptığımız çalışmanın özellikle her müzisyene hitap etmeyeceğinin başından beri farkındaydık. Her müziğin saf haliyle muhafaza edilmesinin gerektiğini düşünenlerin yanı sıra, faydalandığımız birbirinden farklı geleneklerin nasıl bir araya gelebileceği ile ilgili farklı görüşlere sahip müzisyenler ile yer yer ayrı düştük. Buna karşın estetik olarak bizden farklı düşünen çoğu müzisyen dostumuz tarafından dahi Arfana‘nın orjinalliği, müzikal detay zenginliği ve icra kalitesi alanında takdir edildik. Ki bu bizim için çok değerli.
 
Günümüzde CD olarak yayınlanan albüm sayısı azalırken ve birçok albüm CD şansı bulamadığı ve dijitalde görülen ilgiye orantılı olarak CD basımı yapılan bir dönemde albümünüz CD olarak da dinleyiciyle buluştu. Siz bir dinleyici olarak müziği genellikle hangi kanaldan dinliyorsunuz? (CD, Dijital Platform vs.)
-Büyük olasılıkla CD devrinin sonuna yaklaşıyoruz. Artık müzisyenler albümlerinden doğrudan para kazanmıyorlar, ve daha ziyade bir kartvizit olarak albümlerini üretiyorlar. Bu devrimizin maalesef bir gerçeği.
 
Ben bir çok değişik kanaldan müzik dinliyorum. Olabildiğince çok canlı müzik dinlemeye çalışıyorum. Çok sevdiğim ve takip ettiğim bazı müzisyenlerin albümlerini çıkar çıkmaz iTunes‘dan satın alıyorum. Bunların bazılarını sonra CD olarak aldığım da oluyor. Klasikleşmiş olduğunu düşündüğüm bazı albümleri plak olarak alıyorum. Lakin CD veya plak almak beni mutlu eden nostaljik alışkanlıklarım olabilirler.
Sizce albüm CD olarak mı yoksa dijital platformlara eklenince mi daha çok duyuldu?
-Albümün duyulmasında Kalan Müzik gibi prestijli bir firmadan CD olarak çıkmasının özellikle etkin olduğu kanısındayım. Ayrıca seçtiğimiz repertuvar özellikle çok bilinen ve sevilen türkülerden oluştuğu için sanırım bir çok kişi hali bunların değişik bir yaklaşımla kendilerine sunulmasıyla ilgilendiler. Ayrıca basında güzel eleştiriler almamızın da bu konuda yardımcı olduğunu düşünüyorum.  Tabii ki bir çok dinleyicimiz dijital platformlar sayesinde albüme kolaylıkla ulaşabildiler.
ARFANA dışında yer aldığınız topluluklar ya da çalışmalar var mı?
Arfana dışında uzun süredir üzerinde çalıştığım bir caz piyano triosu repertuvarı mevcut. Muhtemelen 2018 sonlarına doğru bunları kaydetmeyi planlıyorum. Ayrıca Önder Focan, Ekin Cengizkan ve Anıl Şallıel ile oluşturduğumuz “Organic Quartet” var. Bu grupta ben piyano yerine hammond org ve çeşitli tuşlu çalgılar çalıyorum. Bu grupla önümüzdeki Haziran ayında Bakü caz festivalinde ve İstanbul Caz Festivali‘nde konserlerimiz olacak. Muhtemelen bu yaz sonu gibi stüdyoya gireceğiz. Ayrıca bir süredir Şenay Lambaoğlu‘na konserlerinde eşlik ediyorum ve Şenay‘ın geçen ay kaydettiğimiz yeni albümünde üç bestesinin düzenlemesini yaptım. Bir süredir Almanya‘nın önde gelen caz şarkıcılarından Michael Schiefel ile beraber çalışıyoruz. 2018 ve 2019’da kendisiyle hem Türkiye‘de hem de yurt dışında konserlerimiz olacak. Ayrıca bir de albüm kaydetmeyi planlıyoruz. Çellist Duygu Demir ile tamamen serbest doğaçlama programlar icra eden bir duo projemiz var. Bazen ikili olarak, bazen de yanımızda konuklarımızla serbest doğaçlama konserler veriyoruz. Serhan Erkol‘un Melting Pot projesinde çalıyorum. Tüm bunlardan ayrı olarak çeşitli topluluklarla İstanbul ve Türkiye genelinde bir çok caz ve doğaçlama müzik performansım oluyor.
ARFANA ile ilgili Hıncal bey de, Sırrı bey de farklı tanım ve geleneklerden bahsettiler. Siz hangisinden yola çıkarak bu projeyi oluşturdunuz?
-Albümüz hakkında yazdığı değerli yazı için sayın Hıncal Uluç‘a buradan teşekkürlerimizi tekrar sunmak isterim. Sayın Uluç‘un Arfana için verdiği tanım bizim kullandığımız anlam ile birebir örtüşüyor. Kelimenin Sayın Sırrı Süreyya Önder‘in belirttiği kökenden gelmiş olması da muhtemel.
 
Bu albümden sonra yapmayı düşündüğünüz projeler var mı?
 
-Öncelikle yukarıda bahsettiğim gruplarımı kaydedip müziğimi daha fazla belgelemek istiyorum. Ayrıca daha çok kendi bestelerimi seslendirmek istiyorum.
Kaan Bıyıkoğlu’na bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. ‘ARFANA : Anatolian Folk-Jazz Impressions’ albümünü tüm müzik marketlerde ve dijital platformlarda bulabilirsiniz.