Müzik

Tunca, müzik yaşamının 50. yılında eserlerinin başarılı yorumlarıyla anılarımızda saklı kalıp yaşamaya devam ediyor : Zekai Tunca – 50. Yıl Ustaya Saygı…

Zekai Tunca… müzik yaşamı boyunca hem yorumcu hem de besteci olarak pek çok çalışmaya imza attı… Önce radyo sanatçısı olarak, sonra albümleri ile hem kendi yorumladığı hem de başka sanatçılara verdiği besteleriyle uzun yıllar gündemde kaldı; kendi eserleri ağırlıklı gitse de tabi kendisine yakışan besteleri de aynı başarıyla seslendirmeyi de ihmal etmedi. Zekai Tunca, müzik yaşamının 50. yılında bu sefer Poll Production etiketiyle yayınlanan bir proje albüm ile yeniden gündeme geliyor: 50. Yıl Ustaya Saygı…

Albümün genel koordinatörlüğü Medeni Uçar’a, süpervizörlüğü ise Zekai Tunca ile Çınla Uçar’a ait.

Albümde yazı içinde belirtilenler haricindeki tüm düzenlemeler Cihan Sezer imzası taşıyor. Albümün kayıtları Stüdyo Repertuvar (Kerem Keskin) Stüdyo Moda 101 (Volkan Cebeci) ve Midas’ın Kulaklığı (Erkan Tatoğlu) stüdyolarında yapılırken mixlerde ise Keskin, Tatoğlu, Sezer’in yanı sıra Çağrı Singör ve Şerifcan Gözüm imzası var. Mastering ise Barış Büyük’e ait.

Albüm, Tunca’nın ilk olarak 1987 yapımı Aşkolsun albümünde seslendirdiği Seyhan Girginer sözleri ‘Git Gidebilirsen’ (bilinen ismiyle Gözyaşımda Saklısın)’in Tan Taşçı yorumu ve Alican Genç düzenlemesi ile açılıyor. Onur Aydemir’in klarnetinin öne çıkarak başladığı eserde Kemal Evrim Aslan’ın gitarlarındaki Akdeniz tınısı eserin duygusunu destekliyor. Koray Ural’ın perküsyonları da yer yer öne çıkıyor ve Genç’in klavyesi, Semih Burcu’nun bası ile birlikte eseri tamamlıyor. Tan da kendi yorumunu eserle bütünleştiriyor. Ardından, Tunca’nın sözünü de kendi yazıp 1992 yapımı albümüne isim yaptığı ‘Üzme Beni’nin Işın Karaca yorumu geliyor. Paul Dwyer ve Cihan Sezer’in elektrolarının Fahri Karaduman Yaylı Grubu’nun yaylılarıyla dengelenip Karaca’nın güçlü yorumuyla birlikte R&B bir tarza büründüğü eserde Gencay Kıymaz’ın davulları da bu tınıları destekliyor. Caner Üstündağ’ın bası da Sezer’in klavyesiyle eseri tamamlıyor. Albümün öne çıkan başarılı yorumlarından biri.

Sırada, Tunca’nın 1988 yapımı albümünde Rüyalarım Olmasa ismiyle seslendirdiği Cemal Safi sözleri ‘İmkansız’ Ferhat Göçer yorumuyla geliyor. Serhan Yasdıman’ın gitarı ve Mehmet Akatay’ın perküsyonlarının Hasan Gözetlik’in trombon ve trompetiyle Latin tınılar katarak başladığı eserde Kıymaz da davuluyla bu tınıyı destekliyor. Üstündağ’ın bası da eseri tamamlıyor. Bu bağlamda eserin ele alınış şekli de Göçer’in sağladığı uyum ile de esere güzel bir anlayış katıyor. Ardından, Tunca’nın ikinci doğuşu olarak da nitelendirilebileceğimiz 2003 yapımı albüme de isim olan Aşkın Tuna sözleri ‘Gülü Susuz’ (Seni Aşksız Bırakmam) Zakkum yorumuyla geliyor. Elektro ve klarnetin uyumuyla başlayan eserde bas ve davul da piyano-çift ses ile dengeleniyor ve klavye de yer yer öne çıkıyor. Orta kısımda keman-yaylı-klarnet solo başarılı. Zakkum da kendi tarzına göre eseri başarıyla uyarlayarak diğer saygı albümlerinde olduğu gibi başarılı bir yoruma imza atıyor.

Albüm, Tunca’nın 1983 yapımı Bahar Çiçek Çiçek albümünde seslendirdiği art arda iki eseriyle devam ediyor. İlk önce Behlül Pektaş sözleri ‘Olmaz Mı’ Fatih Erkoç yorumuyla geliyor. Karaduman’ın yaylıları ve Ufuk Kaan İçli’nin udunun ön planda başladığı eserde Akatay’ın perküsyonu ve Kıymaz’ın davulu eseri canlı tutuyor. Dwyer’ın elektrosu ve Sezer’in klavyesi de eseri destekliyor. Üstündağ’ın bası da eseri tamamlıyor. Elektro esere güncel bir anlayış katıyor.  Ardından Metin Pütmek sözleri (ve Cihan Sezer & Kerem Keskin ortak düzenlemesi) ’Sen Giderken’ Demet Sağıroğlu yorumuyla geliyor. Sezer’in klavye-ritm ve geri vokalleriyle güncel bir anlayış yakalayarak Disco bir tını yakaladığı eserde Sezer elektrosuyla da -özellikle intro kısmında- er yer öne çıkıyor. Sezer’in düzenlemesi, Sağıroğlu’nun başarılı yorumuyla birlikte eseri güncele de başarılı bir şekilde taşıyor ve albümün öne çıkan başarılı yorumlarından biri oluyor.

Sırada, albümün ilk kısmında dinlediğimiz iki eser; bu sefer farklı yorumlarla geliyor. İlk önce ‘İmkansız’ Haktan yorumu ve Saffet Ulcay & Onur Gözüm ortak düzenlemesi ile geliyor. Klavye ve elektronik ritmlerle bir önceki eserdeki havayı Deep House türüne çeviren eserde Hüseyin Karabulut’un elektro bağlaması öne çıkıyor. Haktan da kendine özgü yorumuyla da eser ile örtüşüyor. Ardından ‘Üzme Beni’ Zeynep Casalini yorumuyla geliyor. Üflemeliler ve gitar-elektro-bas ile dengelenen eserde davul da esere piyano ile birlikte canlılık katıyor. Sezer’in düzenlemesi Karaca’da olduğu gibi yine güncel bir anlayışa sahip ve Casalini de özellikle çift ses vokaliyle eserin altından başarıyla kalkıyor.

Sıradaki eser, Tunca’nın 1990 yapımı albümüne isim olan Zehra Şeyda Çelimli sözleri ’İçime Doğdu’ Ahmet Özhan yorumuyla geliyor. Karaduman’ın yaylıları ve İçli’nin udunun Akatay’ın perküsyonları, Eyüp Hamiş’in neyi ile dengelendiği eserde orta kısımda İçli’nin ud solosu başarılı. Klavye-davul-bas uyumu da eseri tamamlıyor. Özhan da aynı dönemi paylaştığı Tunca’nın albümünde yer alarak kendisine özgü yorumuyla vefa gösteriyor. Ardından, Tunca’nın 1997 yapımı Zil, Şal Ve Gül albümünde seslendirdiği söz-bestesi ‘Yalana Bak’ın Nil Ünal yorumu ve Tuncay Gökşin düzenlemesi geliyor. Klavye ve elektronik ritmle dengelenerek Disco tınılarıyla başlayan eserde Karaduman’ın yaylıları da İçli’nin udu ve Emin Esen’in kanunuyla eserin canlı yapısını desteklerken, Akatay da perküsyonlarıyla elektroniklerle uyum sağlayarak eseri tamamlıyor. Ünal da uzun süre sonra bir saygı albümünde yeniden dinleyicileriyle buluşmuş oluyor. Ünal’ın çift ses vokali de başarılı. 

Albüm, sözleri de Tunca’ya ait olan iki eserle devam ediyor. İlk önce Tunca’nın 1995 yapımı albümüne isim olan ‘Tanrım’ Hakan Aysev yorumuyla geliyor. Gürkan Çakmak’ın balaban ve duduğunun öne çıktığı eserde gitar-klavye-yaylı uyumu devam ederek eserin duygulu yapısını destekliyor. Davul ve Sezer’in bası da eseri tamamlarken Aysev de güçlü yorumuyla eseri devleştiriyor. Ardından Tunca’nın 1988 yapımı Rüyalarım Olmasa albümünün açılışını yapan ‘Ne Olur’ (Hayatımdan Çıkma) Ayşen Birgör yorumuyla geliyor. Dwyer’ın elektrosu ve Üstündağ’ın basının Kıymaz’ın davuluyla birlikte güncel bir anlayış kattığı eserde Gözetlik’in klarneti de İçli’nin udu ve Esen’in kanunuyla birlikte eseri destekliyor ve Akatay da perküsyonlarıyla eserin alaturka altyapısını güçlendiriyor. Sezer’in klavyesi de eseri tamamlıyor. Birgör de başarılı yorumuyla öne çıkıyor. 

Sırada, Tunca’nın İçime Doğdu albümünden başka bir eser, Cemal Safi sözleri ‘Gözüm Kesmiyor’ Gökhan Güney yorumuyla geliyor. Yaylıların perküsyon-ney ve kanun ile dengelenerek başladığı eserde elektro da bas ile birlikte eseri güçlendiriyor. Klavye de eseri tamamlıyor. Uzun süredir yeni bir çalışma yayınlamayan isimlerden biri olan Güney’in de hala kendine özgü yorumunu koruduğunu kanıtlayan başarılı bir yorum oluyor. Ardından, Tunca’nın 1981 yapımı ikinci albümüne de isim olan İlkan San sözleri ‘Alın Yazımsın’ ilk albümü ‘İlla Da’ ile dikkat çeken Bahar Gelir yorumuyla geliyor. Klavye-elektronik ritm ve geri vokal ile başlayan eserde ud-kanun-yaylı uyumu da eserin elektroniklerle sağladığı güncel anlayışla ilerliyor. Akatay da perküsyonlarıyla elektronik ritmlerle uyum sağlıyor ve son kısımda öne çıkıyor. Gelir de yorumuyla eserin başarıyla altından kalkıyor. 

Son eser, sözü ve bestesi Tunca’ya ait olan ve Tanrım albümünde yer alan başka bir eser ‘İhtimal Yok Mu’nun Canan (Geylan) Sezgin yorumu oluyor. Akatay’ın perküsyonları ve Yasdıman’ın gitarının Sezer’in akordeonunun uyumuyla Latin tınılar ile başlayan eserde Kıymaz da davuluyla perküsyonu destekliyor. Sezgin’in çift ses vokali de başarılı. Sezgin de viyolasıyla eseri güçlendiriyor ve Üstündağ’ın bası da Sezer’in klavyesiyle birlikte eseri tamamlıyor. Sezgin de başarılı yorumuyla albümü tamamlıyor.

Tunca, müzik yaşamının 50. yılında unutulmazlar arasına girmiş eserlerinin başarılı yorumlarıyla; aynı başarıdaki düzenlemeleriyle anılarımızda saklı kalıp yaşamaya devam ediyor ve albüm, yılın başarılı proje albümlerinden biri oluyor.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap