Röportajlar

Yeni teklisi “Boşver”i dinleyicilerle buluşturan Gülnur ile bir röportaj…

Gülnur Badakal ismini pek çok farklı alanda duyduk. Oyunculuk, seslendirme, Kundalini yoga eğitmeni ve müzik… Müzikte uzun yılları geride bırakan ablası Nilgül’e vokalistlik yapan ve hem kendi sahne performanslarıyla hem de internette yayınladığı yorumlarıyla dikkat çeken (ilk çalışmalarını Gülnur’a ismiyle yayınlayan) Gülnur, en son kendi firması Seva Müzik etiketiyle yayınladığı eseri “Boşver”i dinleyicilerle buluşturdu. Gülnur ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklilerini ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle ilk tekliniz Hep Senin İçin’e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda ablanız Nilgül’ün müzik yolculuğu size müziksel anlamda neler kattı?

-Çocukluğumdan beri beste yapıyorum ve şarkı söylüyorum. Dediğiniz süreç boyunca, ablam Nilgül’e vokal yapmakla birlikte uzun yıllar canlı performanslar yaptım. Ablam, bir işi ancak kalbimle yaparsam başarılı olacağımı ve şarkı söylemenin kalp işi olduğunu öğretti bana. Hayatıma katkılarını kelimelerle ifade etmem mümkün değil!

Ayrıca oyunculuk eğitiminden geliyor ve seslendirmenliğe de devam ediyorsunuz. Bu bağlamda edindiğiniz çok yönlü sanatsal bakış açısını kendi gözünüzden nasıl tanımlarsınız?

-İstisnasız hepimiz, hayatımızı mutlu olmak için yaşıyoruz. Ben de seçimlerimi beni mutlu edecek şeylerden yana yaptım. Sanat, bir insanın, insan olduğunu hissedebilmesi için en güçlü araçlardan biridir. Kendimi mutlu hissedebilmem için sanattan başka çarem yoktu! (gülüyor) Tabii ki beslendiğim alanların hepsi birbirinden etkileniyor ve hatta oyunculuk seslendirmeyi besliyor, müzik her şeye iyi geliyor. Bakış açımı “açıklık” kelimesiyle tanımlayabilirim. Yeni fikirlere, yorumlara, değişime açıklık.

Profesyonel bir tekli çıkartmaya nasıl karar verdiniz ve bu bağlamda bir dönemin ünlü eserlerinden Hep Senin İçin şarkısını yorumlama süreciniz nasıl gelişti? Aranjörünüz Güçlü Arslan ile yollarınız nasıl kesişti? Yorumunuz ile ilgili dinleyicilerden ve eser sahibi Yusuf Kaya’dan nasıl geri dönüşler aldınız?

-Hep Senin İçin’in aranjörü Güçlü Arslan ile çok uzun yıllara dayanan dostluğumuz var. Bir akşam üstü beni arayıp “Şarkı bu, aranje bu, sen de söyler misin?” dedi. Ben de kabul ettim. Daha sonra şarkıyı nasıl farklı yorumlayabileceğim üzerine çalışmalar yaptım sonra kaydettik ve yayınladık. Dinleyicilerden çok olumlu geri dönüşler aldık. Yusuf Kaya ile bire bir görüşme imkanım olmadı.

Çalışmalarınızı, aynı zamanda kendi firmanız Seva Müzik olarak yayınlıyorsunuz. Seva Müzik’in kuruluş süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda kendi firmanızdan yayınlıyor olmak size yapmak istedikleriniz açısından özgür bir alan sağlıyor mu?

Dijital yayıncılığın çığ gibi büyüdüğü günümüzde, başından sonuna güzel bir ekiple ve bu ekibin enerjisiyle yaptığımız çalışmaları en iyi kendimizin temsil edebileceğini düşündük. Bu nedenle Seva Müzik oluştu. Bence herkesin kendi çabasıyla var olduğu bir dönemde yaşıyoruz…

Bununla birlikte Dön Desem’i ve Gel Gör Beni’yi YouTube hesabınızda yorumlamaya nasıl karar verdiniz ve nasıl geri dönüşler aldınız?

-Hüseyin Çebişci ile ne yapsak zevkle yaparız deyip oturup yaptığımız çalışmaları paylaşmak istedik. Olumsuz bir geri dönüşle karşılaşmadık. 

Boşver’in oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda iki coverınızın da düzenlemesini üstlenen Hüseyin Çebişçi ile çalışmaya nasıl karar verdiniz?

-Şarkı yapmak benim için her zaman bir arınma yolu. Boşver de yoğun bir dönemin ardından gelen, beni çok heyecanlandıran ve bana kendimi hatırlatan bir şarkı oldu. Hüseyin Çebişci de şarkıya tecrübesini ve ruhunu katınca ortaya Boşver çıktı.

Boşver ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Tepkiler çok güzel. Sanırım Boşver ile hissettiklerimizi aktarabildik. 

Ayrıca Kundalini Yoga alanıyla da ilgileniyorsunuz. Bu alanla ilgilenmeye nasıl başladınız ve bu bağlamda Kirtan Angad Kaur ismiyle yayınladığınız “Follow The Naad” albümünün oluşumu nasıl gelişti?

-2019 yılında Ajai Alai Awakening Kundalini Yoga and Numerology School’da eğitim alıp Kundalini Yoga eğitmeni oldum. Kundalini yoga “farkındalık yogası” olarak tanımlanır ve insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak dengelenmesini hedefler. Bunun için kullandığı araçlardan biri de mantralardır. Mantraların zihnin düşünce biçimini etkilediğiyle ilgili birçok bilimsel araştırma yapılmıştır. Hocalarımın yönlendirmesiyle mantralar bestelemeye başladım ve Hüseyin Çebişci’yle birlikte 4 tanesini, spritüel ismim olan Kirtan Angad Kaur adıyla yayınladık. Uluslararası bir çalışma olduğu için adını Follow The Naad koyduk. Naad, kozmik ses veya kozmosun titreşimleri anlamına gelir.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Hislerin seslere dönüşmesi olarak tanımlayabilirim.

Boşver’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Boşver’i yapmadan önce yayınladığımız Kundalini Yoga’nın 4 mantrasını içeren “Follow The Naad” albümünün devam mantraları için çalışmalarım devam ediyor. Ayrıca yeni şarkılar hazırlamaya devam ediyorum.

Gülnur’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Boşver”i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.