Bağımsız Sahne köşesinin yüz altmış dokuzuncu konuğu, müziğin eğitiminden gelen, sahne çalışmaları ile bir kitle edinen, ilk teklisi “Unutmamaya” ile de dikkat çeken, geçtiğimiz günlerde yeni teklisi “Tatlı Su Kurnazı”nı dinleyicilerle buluşturan İrem Deniz oldu. İrem Deniz ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Unutmamaya” ya kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda konservatuvar eğitiminiz size müziksel anlamda neler kattı?
-Müzikle olan bağım aslında uzun yıllara dayanıyor. “Unutmamaya” öncesinde daha çok cover çalışmalarım oldu ve müziği bir hobi olarak sürdürürken sahne almaya da başladım. Sahne benim için her zaman kendimi en rahat ifade ettiğim alanlardan biri oldu. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölümü mezunuyum. Konservatuvar eğitiminin bana en büyük katkısı, müziğe yalnızca seslendirme açısından değil, teknik ve akademik açıdan da bakmayı öğretmesi oldu. Sesimi daha doğru kullanmayı, repertuvarı ve müziğin altyapısını daha bilinçli değerlendirmeyi öğrendim. Aynı zamanda sahne deneyimlerimle birlikte eğitimimi harmanlayarak kendime ait bir müzikal kimlik oluşturmaya başladım. Bu süreçte yanımda olan ve bütün işlerimle ilgilenen sanat koordinatörüm Arzu Altınçiçek’in de benim için çok özel bir yeri var. Aslında iş vesilesiyle tanıştık ama zaman içerisinde kendisi benim için öz ablam gibi oldu. Attığım hemen her adımda fikrini aldığım, danıştığım ve güvendiğim biri.
Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda ilk tekliniz “Unutmamaya”nın sahibi Zeki Güner ve düzenlemeyi üstlenen Cenk Kandıralı ile yollarınız nasıl kesişti? “Unutmamaya” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Tekli yayınlama fikri biraz tesadüflerin peşinden gitmemle ortaya çıktı diyebilirim. Zeki Güner ile çok tesadüfi bir şekilde tanıştık. O dönemde bana tekli çıkarmak isteyen ve bu konuda sponsor olmak isteyen bir sponsor aracılığıyla yollarımız kesişti. Daha sonra sponsor bu işten çekildi ama benim Zeki ile iletişimim devam etti ve çok güzel bir arkadaşlığımız oluştu. Cenk Kandıralı ile de Zeki sayesinde tanıştım. Böylece “Unutmamaya”nın ortaya çıkış süreci başladı. İlk teklim olması nedeniyle benim için çok özel bir çalışma. Hem profesyonel müzik hayatım adına bir başlangıç oldu hem de bundan sonra yapmak istediklerim konusunda bana cesaret verdi. “Unutmamaya” sonrasında aldığım geri dönüşler de beni çok mutlu etti. Dinleyenlerden şarkının samimiyetine ve yorumuma dair güzel tepkiler aldım. Benim için en değerlisi de insanların şarkıyı dinledikten sonra kendi duygularından bir şey bulmalarıydı.
Yeni tekliniz Güner eseri, Kandıralı düzenlemesi “Tatlı Su Kurnazı”nın oluşum süreci nasıl gelişti? “Tatlı Su Kurnazı” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“Tatlı Su Kurnazı”nı ilk dinlediğim anda içimden hemen “Bu şarkıyı ben okumalıyım” dedim. Çünkü şarkının enerjisi ve sözlerinin o alaycı, biraz da muzip tarafı bana çok yakın geldi. Kendimi ve karakterimi yansıtan bir şarkı olduğunu hissettim. Zeki Güner’in söz ve bestesi, Cenk Kandıralı’nın düzenlemesiyle ortaya çıkan bu çalışmada kendimi çok rahat hissettim. “Unutmamaya”ya göre benim başka bir tarafımı da gösteren bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Daha enerjik, daha oyunbaz ve daha iddialı bir tarafı var. Gelen geri dönüşler de bu yönde oldu. Dinleyenlerin şarkının enerjisini sevdiğini, özellikle sözlerdeki alaycı ve eğlenceli tarafı kendilerine yakın bulduklarını görüyorum. Benim için de “Tatlı Su Kurnazı”nın en güzel taraflarından biri, beni olduğum gibi yansıtması.
Klibi yöneten Çağlayan Dursun ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti? Klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Çağlayan Dursun ile aslında müzikten önce tanıştık. Sahne çalışmalarım için afiş çekimleri yaptırmam gerekiyordu ve bir fotoğraf sanatçısı arayışındaydım. Bu vesileyle yollarımız kesişti. Daha sonra sahne çalışmalarımın ve kliplerimin çekimlerini de birlikte yapmaya başladık. “Tatlı Su Kurnazı” için de klibi Çağlayan’ın çekmesini özellikle istedim. Çünkü birbirimizin çalışma tarzını artık biliyoruz ve aramızda güzel bir iletişim oluştu. Şarkının enerjisini ve benim karakterimi görsel olarak da yansıtmasını istedik. Klipte de şarkının enerjisini, eğlenceli ve biraz muzip tarafını ön plana çıkarmaya çalıştık. Gelen geri dönüşlerde klibin şarkıyla olan uyumu ve enerjisiyle ilgili güzel yorumlar aldım. Ben de ortaya çıkan işten oldukça mutluyum.
Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak yayınlıyorsunuz. Bu durum size müziğiniz adına yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?
-Kesinlikle sağlıyor. Bağımsız ilerlemek, kendi müziğim ve kariyerimle ilgili kararları daha özgür bir şekilde verebilmem açısından benim için önemli. Ne yapmak istediğimi, nasıl bir şarkı söylemek istediğimi ve kendimi nasıl ifade edeceğimi daha rahat belirleyebiliyorum. Tabii ki bunun beraberinde ciddi bir sorumluluk da getirdiğini düşünüyorum. Her aşamasında daha fazla emek vermek gerekiyor. Bu noktada ekibimle birlikte hareket etmek benim için çok önemli. Özellikle sanat koordinatörüm Arzu Altınçiçek’in her adımımda yanımda olması ve fikirlerini paylaşması bana büyük bir güven veriyor. Başlangıçta iş için tanıştığımız Arzu, bugün benim için aileden biri gibi. Bağımsız olmak benim için tek başına hareket etmek değil; güvendiğim insanlarla birlikte kendi yolumu çizmek anlamına geliyor.
“Tatlı Su Kurnazı”ndan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
–Evet, bundan sonra oldukça yoğun bir süreç beni bekliyor. Bolca cover çalışmam ve yeni tekli projelerim olacak. Şu anda ekibimle birlikte önümüzdeki dönem için çeşitli planlama ve projeler üzerinde çalışıyoruz. Benim için önemli olan üretmeye devam etmek ve dinleyiciyle farklı şarkılar aracılığıyla buluşabilmek. Hem sahne çalışmalarımı sürdürmek hem de yeni teklilerle kendi repertuvarımı oluşturmak istiyorum. Önümüzdeki dönemde beni daha çok üretimin içerisinde göreceksiniz diyebilirim.
İrem Deniz’e bu güzel röportaj için teşekkür ederim. “Tatlı Su Kurnazı”nı dijital platformlarda bulabilirsiniz.











