Röportajlar

Bağımsız Sahne #71: İlk teklisi “Sahiden”i dinleyicilerle buluşturan Özden ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yetmiş birinci konuğu, Radyo-Televizyon eğitiminden gelse de, içindeki müzik tutkusunu hep taze tutarak kendi şarkılarını yazmaya başlayan, bu bağlamda alternatif tınılı eseri ilk teklisi “Sahiden”i dinleyicilerle buluşturan Özden… Özden Bozkurt ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Sahiden’e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? 

-Müzik kesinlikle bir yolculuk benim için. Bu yolculuğumda bol bol yazdım ve söyledim diyebilirim. Lisede yazdığım “Özden’in Şarkıları” diye bir defterim bile var. Müzik kesinlikle kendimi var ediş biçimim. Bu yüzden yaşadığım her olayı iyi ve ya kötü olmaksızın mutlaka bir beste ile taçlandırırım. Yazdığım şarkıları ve yaptığım besteleri yayınlama şansım ve cesaretim bu zamana kadar olmamıştı. Fakat piyano almam ile içimdeki ateş harlandı. Ortaya çok daha somut ve doyurucu şeyler çıkarmaya başladığımı hissettim.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Sahiden’in oluşumu nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Batu İman ile yollarınız nasıl kesişti? 

-Aslında buna karar vermem Batu’nun sayesinde oldu diyebiliriz. Hep hayalim olan ama nereden ve nasıl başlayacağımı bilmediğim bir yoldu benim için. Batu da yıllardır müzikle uğraşan üreten ve tarzına çok güvendiğim yakın bir dostum. Lise yıllarından tanıyorum kendisini. Konuyla ilgili ona yazdığımda doğrudan “Nasıl bir şey yapıyoruz?” dedi. Bu yola onunla çıkmak kesinlikle güven vericiydi. Sahiden daha önceden yazdığım şarkılardan biriydi. Sadece tamamlanmaya ihtiyacı vardı. Çıkış şarkım olarak seçme nedenim ise yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte dinleyiciye eğlenceli bir tat sunmaktı.

Sahiden ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız? 

-Kesinlikle beklentimin üstünde bir geri dönüş aldım. Herkes çok enerjik ve pozitif hissettiren bir yaz şarkısı olduğunu söyledi. Onun dışında şarkı başladığında herkesin omuzları ve ayaklarıyla ritim tutması ve sözlerinin dile dolanması da şarkının dinleyiciye geçtiğini gösterdi. Bu çok motive edici bir duygu benim için. Buradan destek olan, paylaşan ve dinleyen herkese çok teşekkür ederim.

Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu? 

-Gelişen teknolojiyle birlikle bağımsız müzisyenler olarak farklı platformlarda sesimizi duyurmamız daha kolay hale geldi. Bu durum oldukça tatmin edici ve mutlu ediyor.

Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmanın sizce bir müzik firması aracılığıyla buluşturmak arasındaki fark nedir? Artıları, eksileri nelerdir? 

-Bağımsız bir müzisyen olmak akabinde kendi kitlenizi kendinizin yaratması demek oluyor. Elbette bir müzik firmasıyla daha kolay olabiliyor bu durum. Ama her iki durumda da tabii ki artılar ve eksiler var. Fakat önemli olan -benim de savunduğum- geniş kitlelerden çok kalıcı kitlelere hitap etmek. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız? 

-Herhangi bir tanıma girmek sanırım bana göre değil. Benim müziğim o sabah nasıl uyandıysam, ne yaşıyorsam, ne hissediyorsam öyle.

Sahiden’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?  

-Şu an aranjesini tamamlamak üzere olduğumuz başka projelerimiz de var. Çok yakında onları da aynı platformlardan duyuracağım.

Özden’e bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Sahiden”i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.