Röportajlar

Bağımsız Sahne #164: İlk teklisi “Gündüşü”nü dinleyicilerle buluşturan Ayşe Usluca ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yüz altmış dördüncü konuğu, lise yıllarında şekillenen müzik yolculuğunda kendi şarkılarını yapmaya başlayan, solo ve grup müziği tecrübeleri edinen, bu doğrultuda 2025’te kendi eseri ilk teklisi “Gündüşü”nü dinleyicilerle buluşturan Ayşe Usluca oldu. Usluca ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Gündüşü”ne kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Müzikle ilk tanışmam lisede harçlıklarımla aldığım bir klasik gitarla başladı. Ondan öncesinde sadece bir dinleyiciydim. Lisede klasik gitarla başlayan müzik yolculuğum, üniversitede bas gitarla tanışma ile birlikte yeniden şekillendi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde okurken bir yandan kendi kurduğumuz müzik gruplarıyla sahne almaya başladım. Üniversite bittikten sonra da bas gitarist ve back vokal olarak sahne almaya devam ettim. Bir yandan da bir şeyler yazmayı, dile vuramadığım şeyleri kağıda dökmeyi ve bu şekilde bazı duyguları hafifletmeyi kendimi bildim bileli bir iyileşme biçimi olarak gördüm. Elime gitarı ilk kez almamdan kısa bir süre sonra, yazdığım şiirleri ve yazıları kendi yorumlarımla beste haline getirmeye başladım. Önce GarageBand, daha sonra Logic kullanarak bu şarkıların demolarını hazırlamaya başladım. Bir cesaret bulup bunları paylaşmam ise Gündüşü ile başladı.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda “Gündüşü”nün oluşum süreci nasıl gelişti?

-Ürettiğim şeyleri paylaşma isteğimi fark ettim. Her zaman istiyormuşum bunu aslında. İnsanlar tarafından görülmek ve insanlarla bir şeyler paylaşmak. Sosyal bir varlık için çok temel olan bu gereklilikler bende oldukça ağır basıyor. Kenarda birikmiş bestelerimden birini seçip solo kariyer yoluna başlama zamanı geldi bir anda benim için. Logic arşivime girip dosyalarımın üstündeki tozu üfledikten sonra ilk olarak Gündüşü çarptı gözüme.

Gündüşü ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Gündüşü için gelen dönüşler oldukça destekleyici ve motive edici oldu benim için. Hem çevremden hem de tanımadığım insanlardan güzel ve yapıcı yorumlar aldım. Yeni şarkılar hazırlamak için vakit bulamadım bir süredir. Malum, bağımsız müzisyen olarak tüm üretim sürecini tek başına gerçekleştirmek yorucu olabiliyor ve epey emek istiyor. Gündüşü için aldığım olumlu dönüşler bana bu süreçte sırtımdaki bir el gibi destek veriyor.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Müziğimi bir tür adı altında tanımlamam gerektiğinde dark-pop, synthwave, alt-pop gibi türlerin birleşimi olduğunu söylüyorum. Elektronik altyapılarla enstrümanların bir arada duyulduğu ve vokalin bir hikaye anlattığı singer-songwriter besteler icra ediyorum. Yaptığım şarkılarla insanları bir ambiyansın içinde hissettirmek istiyorum. Eğer kendi müziğimi tanımlamak için sıfatlar kullanmam gerekseydi karanlık, duygu yüklü ve güçlü derdim.

Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak yayınlıyor, aynı zamanda düzenlemenizi üstleniyorsunuz. Bu bağlamda bağımsız bir müzisyen olmak size müziğinizde yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?

-Kesinlikle özgür bir alan sağlıyor. Hatta bağımsız müzisyen olmanın en özgür ve rahatlatıcı yanı bu diyebilirim çünkü genelde yorucu ve bir başınıza hissettiğiniz bir süreç sizi bekliyor. Elbette çevremde müzisyen, sesçi, yapımcı veya sanatın çeşitli dallarında üretim yapan çok yetenekli insanlar ve onların desteği var. Yine de üreteceğiniz iş -klişe bir benzetmeyle- kendi çocuğunuz gibi olduğu için her zaman sizin özen göstermeniz, her an ilgilenmeniz gerekiyor. Günün sonunda o işle baş başa sadece siz kalıyorsunuz ve ne yapmak istediğinizi en iyi siz biliyorsunuz. Yani iş başa düşüyor. Şarkılarımı yaparken mix, mastering ve aranje kısımlarında başka insanlarla çalışıyoruz ama benim içime sinecek şekilde finalize ediyoruz.

Gündüşü’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Yapmayı düşündüğüm ve hatta birkaçını tamamladığım pek çok şarkı var. Farklı tarzlar denemek istiyorum. Bu yüzden kendi sesimi bulana kadar, kendimi en rahat hissettiğim ifade biçimini oturtana kadar üretmeye devam edeceğim. Aklımda ve kalbimde bir ortaklık var. Bu ortaklığı yazılı ve sözlü ortama, soyut olanı somut olana aktarmaya çalışıyorum. Gelecek aylarda üç yeni tekli ve bir de akustik EP yayımlayacağım. Bir aksilik olmazsa yeni teklim Haziran ayında geliyor. Bu üretim ve yayın süreci sürerken sahne almaya da devam ediyorum. Sahneleri sosyal medya hesabımdan duyuruyor ve alternatif müziğe ilgi duyan herkesi heyecanıma ortak olmak üzere sahnelerime bekliyorum.

Ayşe Usluca’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Gündüşü”nü tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.