Müzik Röportajlar

Bağımsız Sahne #166: Yeni teklisi “Başlarım Böyle İşe”yi dinleyicilerle buluşturan Elsu ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yüz altmış altıncı konuğu, müziğin eğitiminden gelen, sevdiği şarkılara yazdığı İngilizce sözlerle yayınladığı teknelerle dikkat çeken ve “Gizlerim” ile kendi şarkılarıyla bu sefer bağımsız bir müzisyen olarak ilerlemeye başlayan, geçtiğimiz haftalarda kendi eseri yeni teklisi “Başlarım Böyle İşe”yi dinleyicilerle buluşturan Elsu oldu. Elsu (Elif Sudenaz Ceylan) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Biliyorsun”a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda lise ve üniversitedeki müzik eğitimleriniz size müziksel anlamda neler kattı?

-Şarkı söylemediğim ve müzik yapmadığım bir an bile hatırlamıyorum. Müziğe dair henüz hiçbir eğitim almamışken de çeşitli müzikler, farklı türler dinlemekten hep keyif aldım ve bu şekilde yelpazemi genişlettim. Bu denli müzikle derin bir bağ kurmuşken bunun eğitimini alıp, geleceğimi bu yönde şekillendirmeye en başından karar vermiştim. Konya’da Güzel Sanatlar Lisesi’ni birincilikle kazandığımda kendime de bu bağlamda ilk defa bir şeyleri kanıtladığımı hissettim. Nota okuma, yazma, çello, gitar, piyano gibi enstrümanları çalmayı öğrenirken bir yandan vokal olarak da kendimi oradaki öğretmenler eşliğinde geliştirdim. Bunun üzerine oradaki eğitimimin bugün müziğe dair bildiğim şeylerin büyük bir kısmını oluşturduğunu söyleyebilirim. Ardından Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde müzik öğretmenliği bölümünü kazanarak oradaki eğitimime devam ettim. Enstrümanımı geliştirme, bakış açısı ve genel anlamı ile büyümemde çok büyük rol oynayan bir eğitim hayatım oldu ve bunlar sayesinde daima bu yolculuğa bilgi ve tecrübe ekleyerek gelişmeye devam ediyorum.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda ilk tekliniz olarak Sezen Aksu eseri “Biliyorsun”u kendi yazdığınız İngilizce sözlerle (You Know That Too) yorumlamaya nasıl karar verdiniz? Düzenlemeyi üstlenen Sezer Dinç ve ETL Records ile yollarınız nasıl kesişti? Biliyorsun yorumunuzla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bunun için en başa dönecek olursak! (gülüyor) Çocukluğumdan beri Türkçe şarkıları İngilizce’ye, İngilizce şarkıları da Türkçe’ye çeviriyor olsam da son zamanlarda bu şekilde içerikler üretmeye başlamıştım. Bir noktadan sonra bu videoların sosyal medyada viral olması ve herkesin Biliyorsun’u yalnızca 30 saniyelik bir kesit olarak değil de tam haliyle dinlemek istediğini fark etmem üzerine bunu tekli ideasına taşımanın doğru olacağını düşündüm ve ETL Records’ın bana ulaşması üzerine Sezer Dinç’in düzenlemesi ile bu projeyi beraber gerçekleştirdik. Severek yaptığım bu işin hiç tanımadığım insanlar tarafından da sevilip takdir edildiğini görmek daha fazla üretim yapmam için bir kıvılcım oldu.

İkinci tekliniz bu sefer Yıldızların Altında’nın İngilizce sözlerini yazdığınız hali “Underneath the Shining Stars” oldu. Bu şarkıyı seçmeye nasıl karar verdiniz? Düzenlemenizi üstlenen Ali Özsoy ile yollarınız nasıl kesişti? Yıldızların Altında yorumunuzla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Yorumlamak istediğim ve gerçekten eski tınılarına bayıldığım bu şarkı da yine sosyal medyada büyük bir ilgi toplayınca bir sonraki tekliyi bu şekilde belirlemiş olduk. Ali Özsoy ile de ETL Records sayesinde yollarımız kesişti ve bu parça üzerinde çalışmaya başladık. Bugüne kadarki cover versiyonları ile benim versiyonum arasındaki en bariz fark ise vokal olarak daha farklı bir tını ve kullanım yakalayarak, İngilizce/Türkçe bir şarkı ortaya koymamız oldu. 

Üçüncü teklinizde Yalnızlık Senfonisi’ne İngilizce sözler yazdınız: “Symphony Of Solitude”. Bu şarkıyı seçmeye nasıl karar verdiniz? Düzenlemenizi üstlenen Can Demir ile yollarınız nasıl kesişti? Yalnızlık Senfonisi yorumunuzla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bu şarkının benim sahnede söylediğim ilk şarkı olması sebebi ile bendeki yeri oldukça farklı. Sözlerini, yine ingilizce ve türkçe şekilde çevirdikten sonra vokal ve altyapı olarak değişikliğe giderek yine ETL Records vasıtası ile tanıştığım Can Demir ile orijinal bir duyum elde etmeye çalıştık. Vokalin güçlü kullanımı ve melodilerin de karanlıklığı üzerine dinleyicilerin daha derin bir hisse kapıldıklarına yönelik geri dönüşler aldık, ki bu tam olarak istediğim şeydi.

Dördüncü tekliniz ile ilk defa kendi eserinizi seslendirdiniz ve düzenlemesini üstlendiniz: Gizlerim. Bu şarkının oluşum süreci nasıl gelişti? Gizlerim ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bu şarkının sözlerini yazmam 10 dakikamı aldığı için içeriğindeki aşkı ve duruşu vurgulamak için söz yazımı açısından çok fazla uğraşmama gerek olmadı. Halihazırda düşüncelerim ve hislerimin kağıda ve melodiye dökülüşü ile oldukça hızlı bir şekilde parçanın düzenlemesini tamamladım. Baran Can Bek’in elektro gitar tınısı, tuşesi ve vokalin uyumu ile şarkı hem oldukça melodik hem derin sözel bir anlatıya dönüşmesi üzerine mix masteringini de Uğur Baloğlu’nun üstlendiği bu şarkı doğal bir akış içerisinde hayat bulmuş oldu. Geri dönüşler genel itibarı ile sözlerin hem aşk hem de toplumsal problemlere parmak bastığı ve bunun güçlü bir vokalle lezzetli bir duyum oluşturduğu yönünde oldu.

Yeni tekliniz; kendi eseriniz ve düzenlemeniz “Başlarım Böyle İşe”nin oluşum süreci nasıl gelişti? Başlarım Böyle İşe ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Başlarım Böyle İşe, tamamen kendi kendini yazdıran bir şarkıydı. Sözleri ve müziği ile hissettiğim duyguları böyle yansıtabileceğimi bunu yazana kadar ben bile düşünmezdim. Bu sebeple bendeki yeri en farklı şarkı diyebilirim. Tüm enstrümanları, düzenlemesi, sözleri ve mix/mastering’ini tamamen benim üstlendiğim, yazarken yüklerimden arındırdığını hissettiğim en özel şarkım oldu. Aldığım geri dönüşler genelde herkesin kendinden bir şey bulduğu, yeniden başlamak istediği anlar olduğu ve depresif anlarda kırılgan noktalarını hala sahiplenebilecek gücü hissettirdiği yönünde oldu.

Ayrıca müzik yolculuğunuza bağımsız bir müzisyen olarak devam ediyorsunuz. Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmak size yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?

-Yapmak istediğim müziğin zaman içerisinde hak ettiği değeri görmesi ve sürece güvenmek, her an ”Bu şarkı tutar mı?” diye düşünmekten daha sağlıklı geldiği için, elbette bağımsız kalmanın bana daha konforlu sanatsal bir alan tanıdığını düşünüyorum. Bu tür kaygıların sanatın ötesine geçişini izlemek ve endüstriyelleşen bunca sektör içerisinde saf ve şeffaf kalması gerektiğine inandığım müziğin, amacına hizmet edemediğini görmek beni mutlu etmediğinden, kendime bağımsız olarak istediğim müziği ve istediğim sözleri yazabildiğim rahat bir alan oluşturuyorum.

Öte yandan düzenlemelerinizi de kendiniz üstleniyorsunuz. Bu durum da yine bağımsız bir müzisyen olduğunuz gibi size yapmak istediğiniz müziği yapabilmeniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?

-Araştırmak, deneyip yanılmak, yüzlerce şarkı yazıp yanlış-doğru’dan ziyade doğal-suni algımı geliştirmek, istediğim asıl şeyi görmemi sağladı. Bolca analiz, müzik tüketimi ve ilham gibi bireysel faktörlerin bugünkü düzenlemelerimde beni aşırı derecede etkilediğini, üretim bilincimi ve bu alanda özgüvenimi geliştirdiğini söyleyebilirim. Düzenlemelerimi, söz ve müziğimi kendim yine bağımsız şekilde yazıp yürütmek artık daha çok içime siniyor. Benim olanı icra etmek ile başkasınınkini ödünç almak arasındaki mental farkı aşırı yoğun bir şekilde deneyimlediğim için, bana göre doğru olanın; büyük oranda orijinal ve marjinal işler çıkarıp, bunları kim yaparsa yapsın, yapan kişiye has ve gerçekçi bir sadelikte üretilmesi olduğunu düşünüyorum.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Anlatmak için bir tık karmaşık bulsam da, birden fazla alt tür ile harmanlanmış, farklı temalar işleyen ve farklı kitlelere hitap eden bir müzik diyebilirim. Sınırlarda ve keşifte, anilik ve durgunlukta devamlı bir sıçrama yaşatması ve herkesin deneyimleri ile de uyumlanması bakımından benim müziğim için ”melankoli ile umudu aynı potada eritiyor” demek yanlış olmaz. Dinleyicinin kendi hikayesini bulabileceği derin ve samimi bir dünya kuruyor ve müziğimle o dünyayı herkesle paylaşıyorum.

Başlarım Böyle İşe’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Elbette. Bir sonraki aşamada yine yolda çokça tekli şarkılar görünse de üzerinde çalıştığım ”TABELALAR” isimli bir EP planı mevcut. Daha fazla detay vermemekle beraber zamanımı ve enerjimi yeni müzikler üretip, icramı geliştirmeye harcamaya devam edeceğim.

Elsu’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Başlarım Böyle İşe”yi tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.