Edebiyat • Kitap

Okuduklarım: Nanae Aoyama – Yumuşak Bir İç Çekiş (Beyaz Baykuş)

Aoyama’yı ilk olarak “Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün” kitabıyla okumuştum. Şimdi ise yazarın aslında Novella diyebileceğimiz bir eserini okudum, “Yumuşak Bir İç Çekiş”

Sabah işe giderken birkaç yıldır görüşmediği erkek kardeşiyle karşılaşan kız, erkek kardeşinin onda kalmak istemesine ilk başta içerlese de çaresizce kabul etmek durumunda kalır. Erkek kardeşi hala doğru dürüst bir işin içinde değildir, hala bir japon şiiri türü yazmayı sevmektedir. Bu arada kızın monoton bir iş hayatı vardır, arkadaşlarıyla konuştukları muhabbetler yediği yemeklere kadar her şey bir klişenin ürünüdür. Hatta umutsuzdur. Ertesi gün kardeşinin deftere onun anlattiklarini yazdığını görür ve kardeşi yaşayan insanların kaydını tuttuğunu söyler. Böylece lisede yazdığı günlükleri hatırlamış olur ve sanki onların devamı gibidir. Kardeşi ona hep gününü anlattırır. O da bu klişeyi gördükçe günlük planı hakkında arada yalan da söyleyebilir bir hale gelir. Tam da o günlerin birinde kardeşinin arkadaşı Midori ile tanışır, farklı bir tarzı vardır ve normalde kadın ismi olan bir ismin erkekte olmasına şaşırır. Kardeşi de ilk başta onların çöp düzeni olmak ister gibidir fakat kız tabii ki bunu reddeder ancak Midori kardeşi ile buluşmasının ardından arkasından giderek onu bir yere davet etmekten, hatta mail adresini almaktan kendini alamamıştır. Onunla olan muhabbeti devam etse bile çekingendir. Hatta öğrendiğine göre onun için de günlük tutmuştur. Madoka tam da bu dönemde yıllardır katılmayı reddettiği yıl sonu kutlamasının birlikte şu farkındalığı kendi çekincelerini sorgulama ihtiyacı duyarak içinde bulunduğu örneklerle kendisini telkin eder. Öte yandan Midori’nin soğuk yapısı Madoka’yı da etkiler ve gerçek hayatın karmakarışık, güvenilir ama olabildiğince verimsiz olduğunun farkına varır. Fuuta’nın defterleri ve onunla olan çatışmalarından sonra kendisini de onun gibi görüşünü katmadan değerlendirirken bulur. 

Kısa bir öykü olan “Çam Kozalağı” ise  arkadaşının işe aldığı bir kız, arkadaşının kızı için çam Kozalakları toplar ve sonra arada ona bakmaya başlar. Madoka gibi hayata dair düş kırıkları içerisindedir.

Ayrıca kitabın sonunda yazar ile bir röportaj yer alıyor.

Aoyama’nın yeni eseri, gündelik hayatındaki sıradanlığı değiştirmek isteyeceklere de bir ışık oluyor.

Etiketler

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.