Seda Balcı… Müziğin eğitiminden gelen bir isim olarak zaman içerisinde hem pek çok müziksel donanıma sahip olurken bir müzik grubu kurdu, hem de kendi şarkılarını yapmaya giden süreçte solo kariyerinde de İngilizce sözlü başarılı eserleri geride bıraktı. En son Genco Arı Production’dan yeni teklisi “You Don’t Know Me Yet”i dinleyicilerle buluşturan Balcı ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Devil Side”a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda konservatuvar eğitiminiz size müziksel anlamda neler kattı?
-Müzik yolculuğum 7 yaşında dedemin evde verdiği piyano dersleriyle başladı. Birlikte şarkı da söyler onun yazdığı çocuk şarkılarını kaydederdik. Biraz büyüyünce konservatuvara girdim ve 11 sene H. Çağla Çoker ile Ç.Ü. Devlet Konservatuvarı’nda klasik piyano eğitimi aldım. Üniversitenin son yıllarında caz çalışmaları ve kayıt yapma çalışmaları başladı. Bu arada yavaş yavaş sahne almaya ve sahnede şarkı söylemeye başladım. Yüksek Lisans eğitimimi Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım bölümünde caz piyano üzerine yaptım. Konservatuvar eğitimi bana doğru piyano tekniği kazandırmakla birlikte müzik teorisi, ses eğitimi, müzik tarihi, armoni gibi konularda da kendimi geliştirmeme olanak sağladı. Ayrıca konservatuvar eğitimim sırasında Erasmusla bir dönem İspanya’daki bir konservatuvarda öğrenim görme şansı yakaladım. Bu sayede müzik eğitimine Avrupa konservatuvarlarında uygulanan farklı yaklaşımları deneyimlemiş oldum. Bu sırada birçok değişik projede klavyeci olarak yer aldım. Kendi Funk grubum Keep Rollin’i kurdum. Bu ekiple birlikte “So Far So Good” isimli bir albüm yayınladık. Kenya’da bir turne yaptık ve İzmir ve çevresinde birçok mekanda konserler verdik.
Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda “Devil Side”in olușum süreci nasıl geliști?
-Çocukluğumdan beri beste yapmayı seven bir müzisyen olarak evde kayıt yapmak bir rutine dönüşmüştü. Fakat bu ilk teklimi toparlamak, kayıtları bitirmek için doğru insanları bulmak, mix & mastering süreci neredeyse 5 sene sürdü. Bu süreçte zaman zaman hayatın da getirdikleriyle umudumu kaybedip boşa geçirdiğim zamanlar olsa da her seferinde bu işe geri dönerek sonunda amacıma ulaştım ve ilk teklimi yayınladım.
Şarkıda ortak çalıştığınız Cem F. Gökçimen ile yollarınız nasıl kesiști? Devil Side ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Cem benim yakın arkadaşım, kendi besteleri de olan (her ne kadar bunları yayınlamasa da) oldukça yetenekli bir grafik designer. Evde birlikte çalar söyler, jam session yapardık. Kendisine şarkımda bir rap bölümü söylemesini rica ettiğimde beni kırmadı ve birlikte bu şarkıyı yaptık. Daha sonra arkadaşım Safa Akyol basları ve beatleri çalarak hatta minimal bir mix yaparak oldukça yardımcı oldu. Geri dönüşler gayet iyi, nacizane ve amatör ruhumuzu yansıtan bir çalışma olduğu için hep birlikte bir sürü ders çıkardığımız bir iş oldu.
İkinci tekliniz “Fallin”in olușum süreci nasıl gelişti? Fallin’ ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Fallin’ ile birlikte daha iyi kayıt alma teknikleri ve mix-mastering konularında biraz daha fikir edinmeye başladım. Genel olarak kayıtlarımı yaparken önce her şeyi çeşitli vstler ile kendim çalıp daha sonra arkadaşlarıma gönderiyorum. Bu şarkıda kontrbası Safa Akyol ve davulları Onur Ertem çaldı. Diğer enstrüman ve vokal kayıtlarını evde kendi stüdyomda yaptım. Bu şarkı yaşanamamış bir aşk hikayesinden ve bastırılan duyguların açığa çıkmasıyla yaşanan aydınlanmalardan bahsediyor. Bu şarkının geri dönüşleri beklediğim kadar iyi olmadı. Belki de daha çok ilgi görmeliydi ya da daha iyi reklam yapılabilirdi. Benim şahsen en sevdiğim işlerimden biridir.
Üçüncü tekliniz “Already Gone”un oluşum süreci nasıl geliști? AIready Gone ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Already Gone yaşadığım bir hayal kırıklığı, en yakın arkadaştan alınan bir darbe üzerine yazıldı. Artık şarkılarımın preprodüksiyon süreci daha rahat geçiyor, kayıtlar biraz daha kolaylaşıyordu. Bu şarkıyla ilgili daha iyi geri dönüşler oldu ve Fallin’den daha çok dikkat çekti. Bu şarkıda da basları Burak Atlı, davulları Soykan Akkaya çalmıştı.
Dördüncü tekliniz “Shout It Out”un oluşum süreci nasıl geliști? Shout It Out ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Shout It Out, biraz elektronik müzik denemeleri yaparken ortaya çıkan akılda kalıcı melodileri olan benim için özel bir şarkı. Bu yüzden bu şarkıya No.25 stüdyosu yardımı ile klip çektik. Klipte arkadaşlarım Serenay Oğuz ve Ozan Temmuz İşleticiler yer aldı. Klibin yönetmeni Nitsa Çukurel’e de özverili yaklaşımı ve işbirliği için çok çok teşekkür ediyorum. Kliple birlikte geri dönüşler bizi mutlu etti ve hepimizin ileride hatırlayacağı güzel anlar yaşandı.
Yeni tekliniz “You Don’t Know Me Yet”in oluşum süreci nasıl geliști? Genco Arı Production ile yollarınız nasıl kesişti? You Don’t Know Me Yet ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Bu şarkı, bana göre yaptığımız diğer şarkılardan kesinlikle farklı bir tatta idi. R&B ruhunun daha çok hissedildiği benim rap söyleme denemeleri yaptığım bir iş. Kayıt süreci kesinlikle oldukça eğlenceli geçti. Bu şarkıda davulları yine Soykan Akkaya çalarken diğer bütün enstrümanları kendim çaldım. Daha sonra Yaşar Üniversitesi’nin caz bölümüne hazırlanırken birlikte çalışma fırsatı bulduğum Genco Arı’dan mix-mastering desteği aldım. Sonrasında birlikte birkaç iş yapma kararı aldık ve bu şarkıyı Genco Arı’nın prodüksiyon şirketi vasıtasıyla yayınladık. Onun desteği ile gayet iyi geri dönüşler aldım ve şarkıya kendi evimde kendi kendime bir klip çektim. Bu klibi Genco Arı Production sayfasından izleyebilirsiniz.
Bununla birlikte düzenlemelerinizi kendiniz üstleniyorsunuz. Bu durum size müziğiniz adına yapmak istedikleriniz bakımından özgür bir alan sağlıyor mu?
-Kesinlikle özgür bir ruhla müzik yapıyorum. Piyano çalabilmek ve kayıt tekniklerine zaman ayırmak günbegün beni özgürleştirdi. Fakat bazen tabii ki diğer müzisyen veya ses mühendisi arkadaşlarımla kendim hayal edemediğim alanlar üzerine düşünme ve fikir alışverişi yapma oturumları oluyor.
Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
-Hala şekillenmekte olan tarzımı R&B, Soul müzik türlerine yakın bulmakla birlikte kendimi Piyanist, Singer-Songwriter olarak tanımlamayı seviyorum.
You Don’t Know Me Yet’ten sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Tabii ki! Şu an bir albüm kaydediyorum. Bugüne kadar genellikle İngilizce şarkılar yazdım fakat bu albümde hikayelerimi Türkçe anlattım. Daha doğrusu eskiden beri yapageldiğim Türkçe bestelerimi, caz trio tadında bir albümde toparladım. Yakında yayınlanacak olan bu albümde Tolga Bilgin (t), Selim Gürcan(b), Bora Peynirci (d) ve Çağlar Haznedaroğlu (s) gibi çok yetenekli müzisyenlerle çalışma fırsatı buldum. Ayrıca Genco Arı ile kayıtlarını birlikte yaptığımız 2 şarkı daha yakında tüm dijital platformlarda yerini alacak. Bu yüzden çok heyecanlıyım. Bu şarkıları sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Seda Balcı’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “You Don’t Know Me Yet”i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.












Yorum Ekle