Röportajlar

Bağımsız Sahne #159: İlk teklisi “Perşembe Gecesi”ni dinleyicilerle buluşturan grup Ansız ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yüz elli dokuzuncu konuğu, Aralık ayıyla birlikte dikkat çeken ilk teklilerden biri olan “Perşembe Gecesi”ni dinleyicilerle buluşturan grup Ansız oldu. Ansız’ın üyeleri Ezgi Erdem, Emre Karul ve Sinan Kösecik ile ile Bi’Kuble için, müzik yolculuklarını, ilk teklilerini, aldıkları geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle yollarınız nasıl kesişti ve Ansız grubunun oluşum süreci nasıl gelişti?

Ansız: Biz Ansız. Üç kişiyiz ve müziği, hislerimizi üçe bölmüyoruz. Hissettiğimiz her şeyi tek bir zihin olarak yazıp, şarkı olarak yayınlıyoruz. Yaşadığımız, sustuğumuz her şey bir gün şarkıya dönüşür. Bizim müzikteki anımız, üçümüzün yan yana olduğu her an yani spesifik bir anımız yok. O an biziz, bizim olduğumuz her yer. Bu yüzden adımızın “Ansız” olmasına karar verdik.

Ezgi Erdem: Merhaba, ben Ezgi. Grubun vokalisti ve söz yazarıyım. 20 yaşındayım ve 2005 doğumluyum. Yeni Medya ve İletişim öğrencisiyim.

Emre Karul: Ben Taha Emre Karul, grubun bateristiyim. Yıldız Teknik’te okuyorum. 2005 doğumluyum, 20 yaşındayım.

Sinan Kösecik: Merhabalar, ben Sinan. Grubun gitaristiyim, beste ve aranjeyle uğraşıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Müzik Teknolojileri öğrencisiyim. 20 yaşındayım ve 2005 doğumluyum, aynı şekilde.

Ezgi: Yollarımız aslında Sinan sayesinde kesişti. Emre ve Sinan çocukluk arkadaşları, benle Sinan ise liseden tanışıyoruz. Sinan’ın bir grup fikri üzerine bizi tanıştırmasıyla oluştu diyebilirim. Bir gün Sinan’ın okul projesi için yardımcı olacak müzisyen ihtiyacı oluyor. Aslında biz o aralar Sinan’la konuşmuyorduk, bu olay bizim barışmamıza vesile oluyor. Daha sonra Sinan bir gün eski Instagram hesabının postunda Emre’nin ona yazdığı bir yorumu görüyor. Kim olduğunu tanıyamadığı için profiline girdikten sonra kim olduğunu anlıyor. Bir bakıyor, profilinde bir davul emojisi; böylece grubun bateristi de bulunmuş oluyor. Sonrasında da grup oluşuyor ve o zamandan beri üretim yapmaya devam ediyoruz.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda “Perşembe Gecesi”nin oluşum süreci nasıl gelişti?

Emre: Biz aslında her zaman bir üretim içerisindeydik. Grubu kurmamızın ana amaçlarından biri hiçbir zaman durmadan sahne yapmak değildi; insanlara hislerimizi ve yaptığımız projeleri, müzikleri melodilere ulaştırmaktı. Bu yüzden tanıştığımız andan itibaren ortaya bir şey koymak için hep çalıştık ve bu hisleri ulaştırmak için de en iyi yol teklimizi yayınlamaktı.

Sinan: Perşembe Gecesi’nden bahsedecek olursak, bu şarkının dominant, takıntılı hislerle yazılmış bir şarkı olmasını istiyorduk. Bizim çok fazla şarkı demomuz var. Bu da onlardan bir tanesiydi ama sadece verse kısmı oluşmuştu. Daha sonra bütün odağımızı bu şarkıya çevirip ilk şarkımız olmasına karar verdik. Sonrasında nakarat ve diğer kısımlar oluştu. Ben ve Ceren Gürol (prodüktörümüz) ile aranjesi final haline ulaştı ve tamamlanmış oldu bütün hatlarıyla.

Prodüksiyonu üstlenen Ceren Gürol ile yollarınız nasıl kesişti?

Sinan: Ceren ile yollarımız aynı bölümün öğrencisi olmamız üzerine kesişti. Yaptığım projeleri dinlettim ve beğenmesi üzerine daha farklı işler yapmaya başladık.

Perşembe Gecesi ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

Ezgi: Perşembe Gecesi, bizim yaparken çok eğlendiğimiz ve eğlendireceğinden emin olduğumuz bir şarkı. Geçen haftalarda Perşembe Gecesi için bir lansmanımız oldu ve herkes çok güzel geri dönüşler yaptı. Hâlâ da her dinleyenden çok olumlu ve akıllarında tüm gün kaldığına dair yorumlar aldık. Umarız da hep böyle yorumlar almaya devam etmek ana amacımız.

Ayrıca müziğinizi bağımsız olarak dağıtıyorsunuz. Bağımsız bir grup olmak size yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?

Sinan: Evet, tabii ki sağladığı alanlar var. Bağımsız olmak bize, kendi şarkımızda istediğimiz yerde ne anlatmak istediğimize kendimizin hislerini kullanmamıza karar verme hakkı sağlıyor. Ama tabii ki bağımsız olmak hiçbir şeyi tamamen özgürleştirmiyor. Bizim de kendimizce uymamız gereken ve büyümeyi hedeflediğimizden çizdiğimiz yollar oluyor. Hata yaptığımız da oluyor ve bu yolu öğrenmek, gelişmek için çok kıymetli.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

Ezgi: Biz kendi müziğimizi en en basit hâliyle insanoğlu ve oluşturduğu duygular, yaşadığı hisler olarak tanımlayabilirim. Çünkü bizim ana amacımız, insanlara kendimizin yaşadığı hisleri; birinin en üzgün gününde, en mutlu gününde, en kızgın anında da bizde hislerinin bir tanımına, karşılığına ulaşabilmesini sağlamak. Biz her gün yeni hislerle, yeni anılarla alakalı üretimler düşünmeye, oluşturmaya çalışıyoruz.

Perşembe Gecesi’nden sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

Emre: Perşembe Gecesi’nden sonra her mecra için üreteceğimiz çok fazla planımız, üretimimiz var. Bunlar paylaşılacakları aylara kadar belirli. Önümüzde çok uzun, bol fikirli çok gün var. Daha çok fazla hikâyeli, bol anılı çok şarkımız yayına hazır hâle gelecek.

Ansız’ın değerli üyelerine bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Perşembe Gecesi”ni dijital platformlarda bulabilirsiniz.