Röportajlar

Bağımsız Sahne #153: İlk solo teklisi “Bilmece”yi dinleyicilerle buluşturan Serra Kankaya ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yüz elli üçüncü konuğu çocuk yaştan beri müziğin içinde olup zaman içinde pek çok yerde, hem sokak müzisyeni olarak hem de pek çok etkinlikte yer alarak yorumuyla dikkat çeken, dinleyicilerin Falso ile dinleyicilerle buluşturduğu “Kanatlarımın Altında” ile tanıdığı, şimdi ise alternatif tınılı kendi eseri ilk solo teklisi “Bilmece”yi dinleyicilerle buluşturan Serra Kankaya oldu. Kankaya ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Bilmece”ye kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Çocukluğumdan beri müzik hayatımın merkezinde. Lise yıllarımda sokak müziği yaparak sahneye adım attım; neredeyse her akşam sokaklarda gitar çalıp şarkı söylüyordum. 18 yaşıma kadar sokakta müzik yapmaya devam ettim, sonrasında ise bulabildiğim her sahnede şarkılarımı söylemeye başladım. O zamandan beri konserlerden dinletilere, festivallerden etkinliklere kadar birçok sahnede yer aldım ve almaya devam ediyorum, bu yolda müziğin bana hissettirdiği tutkuyu sahnede yaşamak en büyük motivasyonum oldu diyebilirim. Yıllar içinde müzikal yolculuğum şekillenirken, mükemmeliyetçiliğim de devreye girdi ve Falso ile “Kanatlarımın Altında” sonrasında ilk teklimi çıkarmak tahmin ettiğimden daha uzun bir sürece dönüştü. Bilmece üzerinde belki de gerekenden fazla vakit geçirdik, ama sonunda hem şarkının hem de onun dünyasının tam olarak içime sindiği bir noktaya ulaştık. Şimdi onu dinleyicilerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum ve bu sürecin her anına değdiğini düşünüyorum.

Bir solo tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda Bilmece’nin oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Can Segil ile yollarınız nasıl kesişti?

-Can Segil ile yıllar önce bir müzik yarışmasında tanıştık. O zamandan beri hem müziğini çok takdir ettiğim hem de çok sevdiğim bir dostum oldu. Bilmece’yi aslında üç yıl önce yazmış ve hızlıca bir demo kaydetmiştim. Sonrasında Can ile birlikte şarkının üzerine çalışmaya başladık ve zaman içinde onun hem müzikal hem de duygusal dünyasını derinleştirdik. Sonunda hedeflediğimiz gibi farklı ve karanlık bir sound ortaya çıktı. Bu şarkıyla, sonraki projelerimde de sürdürmeyi planladığım bir ambiyans yakalamak istedim. Bilmece tam olarak vermek istediğim hissi dinleyiciye geçirdiği için benim için çok özel. Yayınlanmadan önce en az beş farklı versiyonunu denedik ve en sonunda gerçekten içime sinen, “işte bu” dediğim bir noktaya ulaştık. Şimdi dönüp baktığımda, sürecin her aşamasının değerli olduğunu hissediyorum.

Bilmece ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Çevremden ve dinleyicilerden çok güzel tepkiler aldım. Bir müzisyen için şarkısının insanlar tarafından benimsenmesi ve onlara bir şeyler hissettirmesi elde edebileceği en büyük ödül. Bilmece’nin yayımlandıktan sonraki süreci benim için de çok keyifli geçti; gelen yorumlar ve insanların şarkıyla kurduğu bağ beni inanılmaz mutlu etti.

Öte yandan müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Bu, müziğinizi sunmak adına özgür bir alan sağlıyor mu?

-Şu an bulunduğum noktada bağımsız müzik yapmak bana en mantıklı ve doğru gelen yol. Teknolojinin ve dijital platformların sunduğu erişilebilirlik sayesinde sanatçılar olarak kendimizi ifade ederken kimseye bağımlı olmak zorunda değiliz. Bu süreç tamamen bizim nasıl bir dünya yaratmak istediğimize bağlı. Ben de kendimi bu özgürlük içinde konumlandırıyorum. Elbette ileride başka bir yol daha doğru hissettirirse, farklı kararlar verebilirim. Ama şu an için bağımsız bir müzisyen olarak üretmek ve müziğimi doğrudan dinleyiciyle paylaşmak bana en samimi ve gerçekçi yol gibi geliyor.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Müziğimi tek bir janra altında tanımlamak benim için zor. Bilmece de keskin hatlarla belirli bir türe yerleştirilemese de alternatif pop diyebilirim. Ancak genel olarak müziğimde farklı türlerden ilham almayı seviyorum. Şarkılarımın duygusal derinliğini modern sound ile birleştirerek kendime özgü bir dünya kurmaya çalışıyorum. Dinleyicinin her şarkımda yeni bir his keşfetmesini istiyorum. Bu anlamda tasarladığım şeyin bir sesler bütününden fazlası olarak, özgün bir deneyim olmasını istiyorum.

Bilmece’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Kesinlikle. Şu an üzerinde çalıştığım ve kayıt sırasını bekleyen birçok şarkım var. Bazıları hâlâ demo aşamasında, bazıları ise neredeyse tamamlandı. Sadece müzikal olarak değil, aynı zamanda görsel dünyalarıyla da güçlü ve bütünlüklü projeler oluşturmayı hedefliyorum. Bilmece ile birlikte kendime ait bir anlatım dili ve atmosfer oluşturma sürecine girdim ve bundan sonra yayınlayacağım şarkılarda da bu yaklaşımı daha da geliştirmek istiyorum. Müziğin sadece işitsel değil, aynı zamanda duygusal ve görsel bir deneyim olmasını önemsiyorum. Bu anlamda çalışmalarımın daha derinlikli bir boyut kazanarak gelişmeye devam edeceğine inanıyorum. Dinleyiciyi tamamen içine çeken, derin ve nitelikli çalışmalarla çok yakında yeniden buluşacağız.

Serra Kankaya’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Bilmece”yi tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.