Bağımsız Sahne köşesinin altmış yedinci konuğu, zamanla müziğe olan ilgisini fark ederek alternatif tınılı kendi şarkılarını yapmaya başlayan, en son ikinci teklisi “Yanar Canım”ı dinleyicilerle buluşturan Öge Özkılıç… Özkılıç ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Kadın’a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?
Aslında müzik belki de hep içimde olan bir şeydi ama müziği fark etmem uzun zaman aldı. Daha öncesinde ilkokulda birkaç koro deneyimim olmuştu ama oldukça farkındalıksızdı benim açımdan. Müziği ben 17 yaşımda fark ettim ya da o beni fark etti. Ardından istemsizce sürekli müzikle beraber oldum. Şarkı söyleyerek başladım sonrasında ablamın hediyesi ile birlikte bir gitarım olmuş oldu. Gitarı ilerletirken müziği de öğrenmeye başladım ve yıllar içinde sürekli ilgilenerek dikkatli dinleyerek kendimi bu mütevazi noktaya getirmiş oldum.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Kadın’ın oluşumu nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen ve şarkıyı birlikte yaptığınız Tuğberk Avvurmuş ile yollarınız nasıl kesişti? Kadın ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Kendi kendime bir şeyler yazıp çizmeyi zaten seven biriydim ama bunu bir şeylerle sonuçlandırmak istedim. Kendi müziğimi, kendi tarzımı insanlara bir şekilde sunmam gerektiğini düşündüm. Kadın aslında 2 farklı şarkımın içindeki bazı parçaların birleştirilmesiyle oluşturduğum bir şarkı oldu. Kadın’ı oluşturdum fakat 2 şarkı yine yarım kalmış oldu… Belki bir gün Kadın’dan kalan parçaları da tamamlar yeni bir bütün haline getiririm. Tuğberk ile yollarımız benim müziği yeni fark ettiğim dönemde kesişti. Ve bu konuda gerçekten şanslıyım Tuğberk olmasa bu kadar hızlı bir şekilde müziğe adapte olmam imkansızdı. Aklıma takılan her konuda yardımını her zaman isteyebildiğim müzik konusunda da gerçek hayatta da sırtımı her zaman dayayabildiğim bir dostum olmuş oldu. Müzikle uğraşıyor olmasam Tuğberk ile de bu kadar yakın olamazdık herhalde. Müziği Tuğberk’e Tuğberk’i de müziğe borçluyum desem yanlış olmaz. Kadın ile alakalı gerçekten hep çok iyi geri dönüşler aldık. Kadın özel bir şarkı, oluşum aşamasından sözlerine müziğine kapağına kadar çok özel detaylar barındırıyor. İnsanların da bu samimiyeti hissettiğini düşünüyorum.

En son Avvurmuş ile yaptığınız ve Avvurmuş düzenlemesi “Yanar Canım”ı yayınladınız. Yanar Canım’ın oluşumu nasıl gelişti? Yanar Canım ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“Yanar Canım” da “Kadın”da olduğu gibi Tuğberk ile beraber düzenlediğimiz bir şarkı. Şarkı oluşumları aslında şu şekilde oluyor; Ben söz yazıyorum akor dizilimlerini yapıp birkaç ana melodi üstüne şarkıyı yaratıyorum ardından Tuğberk ile buluşup şarkıyı son haline getiriyoruz. Şarkının bölümleri belirleniyor birkaç ufak akor değişikliği bazen olabiliyor. Geri kalan melodileri ve düzenlemeleri de o hallediyor. Yanar Canım’da beklemediğim geri dönüşler aldım açıkçası Spotify Editör listelerine girebilmeyi beklemiyordum. Hem de 2 adet listeye girmiş bulundum. Ardından Hürriyet Kelebek’te Sinem Vural’ın köşe yazısında adımın geçmesi de çok şaşırtıcı oldu bunlar beklemediğim gelişmelerdi ve beni gelecek şarkılarım için daha da motive etti.
Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu?
-Bağımsız olarak çalışmak size hem zaman olarak hem duygusal olarak büyük bir rahatlık sağlıyor bence. Ekonomik olarak bazen zorlasa da her şey size ait olduğu için küçük bir yatırım gibi düşünebiliyorsunuz.

Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmanın sizce bir müzik firması aracılığıyla buluşturmak arasındaki fark nedir? Artıları, eksileri nelerdir?
-Müzik firması ile müziğinizi sunmanın bağımsız olarak sunmaktan farkı, bazı küçük detaylarla sizin uğraşmanız gerekmiyor, aslında sizi rahatlatan bir durum. Fakat olayları kendi perspektifinden kavramanın verdiği tecrübe de farklı olduğu için bağımsız yayınlamak daha cazip geliyor.
Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
-Müziğim demek için kimliğimin biraz daha fazla oturması gerekse de müziğim slow ruhlu fakat içinde rock duygusu barındıran alternatif bir müzik tarzı diyebilirim.
Ayrıca çeşitli şarkıları yorumlayıp YouTube sayfanızda yayınlıyorsunuz. Sizce YouTube yorumlarınızı duyurmada etkili mi?
-YouTube aslında düzenli bir şekilde yaptığınızda size algoritmasını faydalı bir şekilde sunabilen bi platform. Fakat bu algoritmayı bir kez ertelediğinizde veya
düzenli olarak kullanamadığınızda o fırsatı size bir daha kolay kolay vermiyormuş gibi hissediyorum. Coverları yapmamın sebebi aslında daha çok kendimi geliştirmemle alakalı. Cover yaparken bir şeylere daha dikkatli çalışmış oluyorum. Kendimi izleme ve dinleme fırsatı buluyorum. Çok başarılı olmasa da en azından kayıt alma konusunda da belli bir deneyim sağladı bana şu ana kadar. Aynı zamanda küçük bir kitle de oluşturabildiğim için şanslıyım.
Yanar Canım’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Kadın ve Yanar Canım, bu işin sadece başlangıcı. Halihazırda sözü müziği hazır 3 parça daha var bunun müjdesini şimdiden verebilirim. Daha fırında olan hatta fırına bile atılmamış yoğrulma aşamasında birçok melodi ve söz de bu şarkıları izleyecek.
Öge Özkılıç’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Yanar Canım”ı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.












Yorum Ekle