Röportajlar

Bağımsız Sahne #82: Yeni teklisi “Hiç”i dinleyicilerle buluşturan Gomeisa ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin seksen ikinci konuğu, SoundCloud ve YouTube’ta paylaştığı R&B tınılı eserleriyle tanınan ve sonradan teklilerini de dinleyicilerle buluşturmaya başlayan, en son “Hiç”i dinleyicilerle buluşturan Gomeisa oldu. Gomeisa ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Alone With You’ya kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda çalışmalarınızı YouTube ve SoundCloud’a yüklemeye nasıl karar verdiniz ve bu çalışmalarınız ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Küçüklükten beri şarkı söylemeyi severdim. Müziğe liseye giderken beat yaparak başlamıştım ama bu alanda gelişebileceğimi düşünmediğim için vokal olarak devam etmeyi tercih ettim ve genel bir dinleyici kitlem olmadığı için şarkılarımı arkadaşlarımla paylaşmak istedim.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve bu bağlamda “Alone With You”nun oluşum süreci nasıl gelişti? Beati üstlenen Dora ile yollarınız nasıl kesişti? Alone With You ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bir yerden başlamam gerekiyordu çünkü ne kadar bekletirsem hayallerim o kadar daha ertelenecekti. Çevremdeki arkadaşlarımdan da müzik yapmam konusunda gerekli motivasyonu alıyordum. Dora’yla ortak bir arkadaş sayesinde tanıştık. Benim için istediğim R&B tarzında beat hazırladı. İlk şarkım olduğu için gerçekten heyecanlanmıştım. Daha ekipmanlarım bile hazır değildi. Söz yazma sürecinde aynı zamanda yeni ekipmanlar aldım. Her şey tamam olduğunda ilk kaydımı gerçekleştirdim. Hem ilk defa kayıt aldığım için hem de ev ortamında olduğumdan kaynaklı şarkıya tam 6 saatimi harcadım. Evet, sadece vokal kaydı için… Benim için bir başlangıçtı ve mükemmel olmasını istedim. Şarkımın mixini de Dora yaptı. Bana şarkıyı bitirip attıklarında tüm vücudumun titrediğini hatırlıyorum. Kendimi dinlerken gerçekten heyecanlanmıştım. Bir şarkıda kendi sesimi duymak ve insanların beni dinleyebileceğini, yorum yapabileceklerini düşünmek beni biraz tedirgin hissettirmişti. Böylece ilk şarkım Alone With You’yu hazırladım. İlk başta şarkımı kapağını hazırladıktan sonra YouTube ve SoundCloud üzerinden paylaştım. Bunun devamında Alone With You’u arkadaşlarımın çok beğenmesi üzerine ve bende de ilk şarkım olarak manevi değeri olduğu için dinlenme beklentisi olmadan Spotify’da yayınladım. Tüm arkadaşlarım dinledi ve paylaştı. Evet belki müzikle uğraşan biri dinlese şarkıda amatörlüğümden kaynaklı birkaç kusur bulabilir ama normal dinleyiciler bunu o kadar da fark etmez. Bu yüzden arkadaşlarım çok beğendi ve bu kadar iyisini beklemediklerini söylediler. Alone With You sayesinde müzik yapan yeni insanlarla tanıştım ve çevrem genişledi. Şu an hala amatör bir müzisyenim ama ilerde daha da geliştiğimde insanların yıllar sonra şarkılarıma dönüp baktığı zaman ilk şarkımın Alone With You gibi bir şarkı olduğunu görmelerini isterim. Ne kadar gelişirsem gelişeyim Alone With You diskografimden silmeyeceğim tek şarkı olarak kalacak.

İkinci tekliniz Dora ile ortak tekli “Sorun Ne?”nin oluşum süreci nasıl gelişti? “Sorun Ne?” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Dora’yla müzikal arkadaşlığımızın yanı sıra en yakın arkadaşım olduğu için ortak bir şarkıda buluşmak istedik. Birbirimize zaten sürekli demo şarkılarımızı atarız ve yorumlar yaparız. Dora’ya nakaratımı attım, çok beğendi ve verse kısmında yer aldı. Birlikteyken hep uyumluyuz, bu şarkıda da hemen uyumu yakaladık. Şarkıyı bitirdikten sonra biz dahil çevremizdeki herkes beğenmişti. Yayınlama ve tanıtma sürecinde hiçbir şey istediğimiz gibi gitmedi maalesef. Elimizdeki imkanlarla sorunları halletmeye çalıştık ve yayınladık. Beklentilerimizi karşılamadı belki ama hala favori şarkılarımdan biri.

En son “Hiç”i dinleyicilerle buluşturdunuz. Teklinin oluşumu nasıl gelişti ve düzenlemeyi üstlenen Hell ile yollarınız nasıl kesişti?

-Hell’le SoundCloud yayınladığım “Nasıl aklımda olabilirsin hala?” şarkım sayesinde tanıştık. Şarkımı beğenmişti ve birlikte üretmek istediğini söyledi. Tanıştıkça arkadaş da olduk, tabii müzikal yakınlığımız daha ağır basıyor. Hiç’i kaydettiğimde demomu Hell’e gönderdim ve beğendi. Şarkıda bu şekilde birlikte çalıştık. Hell’in yoğun bir proje dönemindeydi bu yüzden biraz bekledim, şarkıyı yine SoundCloud’a atmak istiyordum ama Spotify’da aktif olmam gerektiğini de düşünüyordum. Hell tam istediğim gibi temiz bir iş çıkarmıştı ve SoundCloud’da paylaşırsam şarkıya yazık edeceğimi düşündüm. Böylece 2022 yılındaki ilk teklim Hiç’i Spotify’da paylaşma kararı aldım.

Hiç ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Sorun Ne? şarkımda beklediğim ilgiyi göremediğim için aynı olayın “Hiç” şarkımda da geçerli olacağını düşünmüştüm ve beklenti içinde yayınlamamıştım ama tam tersi oldu. Şarkımın yayınlanmasını bekleyen dinleyiciler bile varmış. Gerçekten çok güzel geri dönüşler aldım. Bir sürü insan paylaştı. Şarkımı defalarca dinlerken video atan insanlar vardı beni çok mutlu ettiler. “Sonunda sevdiğim tarzda Türkçe şarkı dinleyebiliyorum!” diye bir yorum aldım. Benim için gerçekten çok özel bir yorum çünkü yapmak istediğim tam olarak buydu. “Hiç” şarkım aynı zamanda Spotify “Fresh Finds Türkiye” editör listesine de eklendi. İsimsiz bir müzisyen olarak imkanlarım dahilinde yapabileceğin en iyi işi yapmaya çalışıyorum ve daha şimdiden gururlanabileceğim şekilde yavaş adımlarla ilerliyorum. Bir gün benim de zamanımın geleceğine inanıyorum.

Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmak size yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?

-Bağımsız müzik yapmanın tabii ki artıları ve eksileri var. Özellikle az tanınan bir müzisyenseniz projenin başından sonuna kadar her şeyiyle kendi başınıza ilgilenmeniz ve takip etmeniz gerekiyor. Sanki müzik yaparken diğer alanlarda da bilginizin olması gerekliliği varmış gibi. Bir süre sonra bıkkınlıkla beraber şarkılardan soğuyorsunuz. Bu yüzden bir şarkı üzerinde çok durmamaya çalışıyorum. Daha yolun başındayım ve müziği sevdiğim için yapıyorum. Bağımsız olarak yayınlarken en azından stream endişesi olmadan kendi istediğim tarzda müzik yapabiliyorum, bu konuda özgürüm.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Gerçekten hissederek yapmaya çalışıyorum. Bu müzik teorilerinin ötesinde bir durum. Belli bir tarzda sıkışıp kalmak istemem bu yüzden farklı tarzlarda kendimi tecrübe etmeye çalışıyorum. Şu an dinlemeyi ve yapmayı en çok sevdiğim tarzdan ilerliyorum. R&B yaparken kendim olabiliyorum uyum sağlayabiliyorum. Küçüklükten beri sürekli yabancı örneklerini dinledim, Türkçe de yapanlar tabii ki oldu ama hiçbirinden İngilizce dinlerken aldığım zevki almadım. Bu sadece R&B türü için de geçerli değil, denediğimiz ve bizden uzak olan türlerde de aynı şekilde. Ben dinlenebilir Türkçe R&B şarkılar yapmayı amaçlıyorum. Türkçe kelimelerin bu türde emanetmiş gibi durmaması için denemeler yapıyorum. İngilizce’de hissettiğiniz o havayı benim şarkılarımda da hissetmenizi yaşamanızı istiyorum. Umarım Türkiye’de R&B dendiği zaman akla gelen ilk kişi olabilirim.

Hiç’ten sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Müzik hep hayatımdaydı ve olmaya devam edecek. Sürekli üretemesem de yaptığım ve hazırda duran projeler var ve parlamayı bekliyorlar.

Gomeisa’ya bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Hiç”i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.