Röportajlar

İlk teklisi “Oyunun Kuralı”nı dinleyicilerle buluşturan peri ile bir röportaj…

2025 bitmeden dikkat çeken ilk teklilerden birisi de, uzun zamandır kendi şarkılarını yazan peri’nin Tamar Records etiketiyle dinleyicilerle buluşan ilk teklisi “Oyunun Kuralı” oldu. peri (Filiz Durmaz Aktürk) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, ilk teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Oyunun Kuralı”na kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Çok küçük yaşlardan beri içimde müzik var. 5–6 yaşlarımdayken babaannemin İzmir’deki evinin uzun balkonunda, körfeze bakarak elimde bir tokmakla kendi kendime saatlerce şarkı söylerdim. Babaannemin tülbentlerinden birini de belime dolardım; sahnedeki kıyafetim oydu. Sonra uzun bir süre içimdeki bu sesi gerçekten dinlemedim. Hayat başka yerlere akarken müzik hep içimde bir yerde kaldı. Son 4–5 senedir ise müzikle daha bilinçli ve profesyonel olarak ilgileniyorum. Önce şan derslerine başladım, ardından enstrümanlara geri döndüm. Son 3 yıldır da yazma pratiğimi şarkı sözleri üzerinden kuruyorum. Bu yolculuk biraz da kendime yeniden kulak vermekle ilgili.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda “Oyunun Kuralı”nın oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Zeki Alper Gülay ile yollarınız nasıl kesişti?

-Son 2-3 senedir özellikle şarkı yazımı üzerine yoğunlaştım. Hikâye anlatıcılığının farklı yollarında yürüdüm; tiyatro, dans ve müzik hep iç içeydi hayatımda. Müzikle artık aktif olarak ilgilendiğimi bilen bir arkadaşımın yönlendirmesiyle Simge Pınar’ın şarkı yazma atölyesine katıldım. Ardından kendisiyle birebir de çalıştık; sanatçı kimliğimden üretmek istediğim müziğin ifadesine ve tonuna kadar pek çok konuyu birlikte netleştirdik. Daha önce yazdığım birçok şarkı vardı ama bu süreçten sonra hem sözü hem müziğiyle ilk kez gerçekten içime sinen parça “Oyunun Kuralı” oldu. Aslında şarkıyı yaklaşık üç yıl önce yazdım ama doğru zamanı bekledi. Sonunda dinleyiciyle buluşması benim için de çok anlamlı. Zeki Alper Gülay ile de ortak bir müzisyen arkadaşımız aracılığıyla yollarımız kesişti. Şarkının dünyasını çok iyi anlayan, alan bırakan bir üretim süreci yaşadık.

Tamar Records ile yollarınız nasıl kesişti?

-Şarkı tamamlandıktan sonra çalışmak istediğim birkaç plak şirketiyle “Oyunun Kuralı”nı ve peri’nin yaratım hikâyesini paylaştım. Bunlardan biri de Tamar Records’tu. Hakan Tamar’ın bağımsız sanatçıları destekleyen yaklaşımını biliyordum. Nitekim olumlu dönüş aldığım yerlerden biri Tamar Records oldu. Hakan Bey’le hedeflerimi, amacımı ve kurmak istediğim dünyayı paylaştım. Kendisi bana inandı ve bu yolculuğun bir parçası olmayı kabul etti. Yollarımız bu şekilde kesişti.

Oyunun Kuralı ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Beklediğimden çok daha yüksek ve olumlu geri dönüşler aldım. Sanırım kimse benden bu kadarını beklemiyordu! (gülüyor) Dinleyenler genellikle şarkının akılda kalıcı bir melodisi olduğunu söylüyor. Karanlık bir dünyanın, daha soft bir vokalle kurduğu kontrastın özellikle dikkat çektiğini ve sevildiğini duyuyorum.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Kimsenin bağırarak söyleyemediği hisleri, sessiz ama güçlü bir şekilde fısıldıyorum.

Oyunun Kuralı’ndan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet. Şu anda yeni şarkılar üzerinde çalışıyorum. Oyunun Kuralı benim için bir başlangıç ve bu dünyayı adım adım genişletmeyi planlıyorum.

peri’ye bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Oyunun Kuralı”nı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.