Mart ayı ile birlikte dikkat çeken başarılı ilk teklilerden birisi de, ilgisi doğrultusunda müzik eğitimleri alan ve kendi şarkılarını yapmaya başlayan, kendi eseri ilk teklisi “Sen Sar Yine Beni”yi GR8 Yapım etiketiyle dinleyicilerle buluşturan Sel oldu. Sel (Selmanur Bozdoğan) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Sen Sar Yine Beni”ye kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?
-Bu yolculuk biraz engelleri aşmaya çalıştığım bir yolculuktu aslında. Küçük yaşlarımdan beri aslında hep içimde olan müziği keşfetmem bana hediye gelen küçük bir org ile başladı. Kendi kendime duyduğum şarkıları, orgun tuşlarına tek tek basıp sesleri keşfederek çalmaya başlamıştım. Sonrasında güzel sanatlar lisesine girdim ama resim bölümüne. Aslında kalbimde müzik veya tiyatro bölümü vardı fakat o zaman babam resim okumam konusunda yönlendirmişti beni. Ben yine de hafta sonları, okuduğum lisede müzik kurslarına gittim. Belli bir dönem piyano & solfej dersleri aldım. Üniversiteye girdiğimde sevdiğim ve hala görüştüğüm bir arkadaşım beni o zamanki ilk vokal koçumla tanıştırmıştı. İşte sanırım asıl yolculuğum o zaman başladı. Vokal eğitimleri almaya başladım sonra bir müzik grubunun içine girdim. Stüdyolar, provalar… Kısacası müzik kıyıdan köşeden de olsa hiç bırakmadığım bir tutkum oldu. Yıllar sonra iş yerimin olduğu lokasyonda kahve içerken yolum Ercüment Vural ile kesişti. Kendisinden ses eğitimi almaya başladım, birlikte güzel işler yaptık. En sonunda müzik konusunda bastırdığım o duygu gün yüzüne çıktı, özgürleştirdim onu ve güzel şekil almaya başladı. Benim için bu yolculuk bir nevi yavaş yavaş ince ince şekil verdiğimiz bir heykel gibi diyebilirim.
Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda kendi besteniz olan ilk tekliniz “Sen Sar Yine Beni”nin oluşum süreci nasıl gelişti? GR8 Yapım ve düzenlemenizi üstlenen Hikmet İplikçi ile yollarınız nasıl kesişti?
-Ben çalıştığım şirketten istifa ettim, o zaman hala ses eğitimlerime devam ediyordum. Yalnız kalıp düşünme fırsatı bulduğum kalbimin sesini dinlediğim harika bir zamandı benim için ve bugüne kadar yazdığım şiirleri ve şarkıları artık harekete geçirmenin vakti geldi dedim kendi kendime. Sonra defterimi kalemimi aldım ve yazmaya başladım. Annemle paylaştım bunu sonra birkaç kişiyle daha ve çok güzel tepkiler alınca dedim ki “Selma sanırım sonunda o zaman geldi!” Her şeyin doğru zamanı vardır derler ya öyle bir şey. Babamın destek olacağını hiç beklemiyorken bir mucize oldu ve elimden tutup beni prodüktörlerle, müzisyenlerle tanıştırmaya başladı. Görüştüğümüz insanlardan da “Kesinlikle yapmalısın!” gibi güzel tepkiler alınca ilk teklimi yayınlamaya karar verdim. En doğru yeri babamla birlikte araştırırken bir tanıdık vasıtasıyla yolumuz Hikmet İplikçi ile kesişti. Stüdyosuna bir ziyaret gerçekleştirdik hep beraber ve enerjimiz çok uyuştu. Uzun sohbetler sonucu “Sen Sar Yine Beni” için çalışmalarımıza başladık. Hikmet “Sen Sar Yine Beni”nin ruhunu anladı ve tam da istediğim gibi bir düzenleme yaptı. Sonra kaydımızı aldık. Hikmet de ince eleyip sık dokuyan birisi ikimizin de içine sinene kadar devam etti süreç. Karşılıklı fikir alışverişleriyle son haline getirdik ve ikimiz de sonuçtan çok memnunuz. GR8 Yapım ile de bizi bir araya getiren yine Hikmet İplikçi oldu yani zincirleme gelişti diyebilirim. Umarım birlikte daha güzel işlere imza atacağız. İyi ki diyorum…
Sen Sar Yine Beni ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-‘’Sen Sar Yine Beni’’ ile ilgili çok güzel geri dönüşler aldım. Bu kadarını ben bile beklemiyordum dedikleri türden. Evet bir şeyleri tabi ki hayal ediyor insan, hayal etmek sonsuz ama gerçekten bu kadar mesaj, beğeni, arama beklemiyordum. Kendi çevremiz tanıdıklarımız dışında tanımadığım bir sürü insandan çok tatlı mesajlar aldım. Yaklaşık iki gün kafamı telefondan kaldıramadım, o kadar yüksek bir enerji geldi ki bana mesajlardan dolayı çok çok mutlu oldum. Tabii ki eleştiriler de oldu ama 300 de 4 kişi falan. Onlar da yapıcı eleştirilerdi ki bunlara her zaman açık olmak lazım. Günün sonunda zevkler ve renkler tartışılmaz. Ben sonuçlardan çok memnunum. Herkese de buradan tekrar teşekkür etmek isterim.
Klibin oluşum süreci nasıl gelişti? Klibi yöneten Onur Özcan ile yollarınız nasıl kesişti? Klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Klibimizi yöneten Onur Özcan ile de yine Hikmet sayesinde kesişti yollarımız. Benim zaten hayalimde mekân belliydi. İlk önce telefonda görüştük kendisiyle. Aslında bu da biraz sihirli oldu diyebilirim. Çünkü ilk konuşmamızda ben aklımdakileri Onur’a anlattığımda sanki o da bu anı bekliyormuş gibiydi. Yani bahsettiğim mekânda uzun zamandır klip çekmeyi istiyormuş hatta birkaç defa gidip gezmiş o da hayaller kurmuş fakat buranın atmosferine uyacak bir proje denk gelmemiş. Şarkıyı da dinledi çok beğendi ve direkt biz ilk konuşmamızda çok güzel oturttuk her şeyi. Günlerce hava durumunu kontrol ettik ve tarihimizi belirledik. Ben profesyonel saç-makyaj veya bir imaj danışmanı ile çalışmadım. Hepsini annemle ikimiz düşündük tasarladık ve gerçekleştirdik. Zaten doğal bir görüntü oluşmasından yanaydık. Saçımı da makyajımı da ben evde yapıp gittim çekime. Aslında o günün hikayesi biraz uzun ama bir spoiler vermem gerekirse küçük bir hipotermi atlattığımı söyleyebilirim. Onur da Hikmet gibi gerçekten çok severek çalıştı bu klip için beni en çok motive eden kişilerden birisiydi. Süreç boyunca her detayı karşılıklı görüştük konuştuk. Çekim günü yaşadığımız soğuk dışında hiçbir sıkıntı yaşamadık. Geri dönüşler de yine güzel oldu evinde açıp izlerken fotoğraf atanlar sosyal medya canlı yayınlarında dinleyip izleyicilerine gösterenler oldu. Yine bir sürü tanımadığım kişiden güzel yorumlar aldım. Daha nice güzellerine diyorum…
Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
-Ben kendi müziğimi bir ruh olarak tanımlıyorum. Sözlerin, duyguların ama en çok da yaşanmışlıkların bir araya gelerek oluşturduğu bu ‘’mix’’ kendine has bir ruha dönüşüyor. Yani tam olarak bir tür altında tanımlayamam. Rnb pop sonrakilerde biraz reggaeton giriyor işin içine o yüzden ben mix type diyorum. Bu ruhu ben hep yanımda taşıyorum. Kafamın içinde, kalbimde, günlük her anımda.
Sen Sar Yine Beni’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Sen Sar Yine Beni benim ilk yazdığım şarkım değil. Öncesinde yazdıklarım da var sonrasında yazıp bestelediklerim de. Tabi ki de bundan sonrasında hepsini sizlerle paylaşıyor olacağız. İkinci teklimiz için çalışmalarımıza başladık. Aralarda akustik versiyonlar da yapmayı düşünüyoruz Hikmet ile beraber. Artık “ruh”umu susturmayacağım! (gülümsüyor)
Sel’e bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Sen Sar Yine Beni”yi tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.












Yorum Ekle