Röportajlar

Bağımsız Sahne #143: Yeni teklisi “Boşluk”u dinleyicilerle buluşturan Duru Luna ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin yüz kırk üçüncü konuğu, kendi eseri üç teklisiyle alternatif müzik alanında dikkat çeken ve en son kendi eseri yeni teklisi “Boşluk”u dinleyicilerle buluşturan Duru Luna oldu. Duru Luna (Billur Duru) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Eskisi Gibi Değil”e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Ben enstrümanlı bir eve doğdum. 6 yaşında piyano dersi almaya başladım, bu yolculuk gitar ve kemanla devam etti. Bestelerim, tarzım zamanla piyano ve gitarda kendimi daha iyi ifade etmemi sağladığı için bu ikisinden devam ediyorum şimdi. İlk bestelerimi piyanoda yaptım ve enstrümantal bestelerdi. Yazılarımı yazmaya 10 yaşında başladım. İlk yazılarımı okulumun edebiyat dergilerine yazdım. 11 yaşından lise hayatımın son yılına kadar bu dergide şiirler ve kitap yorumları yazdım. O dönemki şiirlerim daha çok aşk ve toplumsal konular etrafında şekilleniyordu. İlk bestemi 15 yaşında yaptım. Lisede çeşitli gruplarda yer almaya çalıştım fakat olmadı. Üniversitede İstanbul’a geldim ve orada değerli insanlarla tanıştım. Bir müzik grubu kurduk. Bir süre sonra gruptan ayrıldım ve bireysel olarak devam etmeye başladım. Yine aynı grupta tanıştığım, grubumuzun davulcusu olan bir arkadaşım ve onun kendi grubu olan Şehr-i Gri ile kayıt alıyorum. Besteyi yapıyorum, derdimi anlatıyorum, onlara gönderiyorum ve işin prodüksiyon kısmı tamamen onlarda olmuş oluyor. 

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda Eskisi Gibi Değil‘in oluşum süreci nasıl gelişti? Bütün düzenlemelerinizi üstlenen Şehr-i Gri grubu ile yollarınız nasıl kesişti? Eskisi Gibi Değil ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Şarkılarımı artık sadece kendimde tutmamaya karar verdiğim an çok ani oldu. Bir gün evde otururken -o zaman İTÜ Mimarlık Fakültesi lisans öğrencisiydim- “Ben iki işi aynı anda yapabilirim!” dedim. İşte o an müziği hobi olarak görmediğim ilk andı. Şehr-i Gri grubunun davulcusu benim İTÜ’den okul arkadaşım ve eski grubumuzun da davulcusuydu. Şarkılarımı kayıt almak, insanlarla paylaşmak istediğimi söylediğimde “Kesinlikle yapmalısın, şarkılarını bekletme!” dedi. Ben de bu süreci onlarla yapmak istediğimi söyledim. Arkadaşım sayesinde grupla da tanışmış oldum. O günden sonra Şehr-i Gri ile kayıtları almaya başladık. Eskisi Gibi Değil nasıl bestelediysem aynen o şekilde oldu bir cümle bile değişmedi. Tek seferde yazdığım nadir şarkılarımdan. Eskisi Gibi Değil ile ilgili çok güzel dönüşler aldım. İlk teklim olmasına rağmen şarkının soundunun ve düzenlemesinin çok oturaklı olduğunu söylediler. Şarkıyı bir yolculuk esnasında, bir yürüyüşte, bir ofiste çalışırken dinleyen ve fotoğraf atan insanlar oldu bu beni çok mutlu etti; çünkü bir yerlere dokunmuşum gibi, aşkla ördüğüm duvarın diğer bir tarafında buluşmuşuz gibi hissettim. 

İkinci tekliniz “Hüzün”ün oluşum süreci nasıl gelişti? Hüzün ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Hüzün’ü evimde piyanomda besteledim. Bu bir ayrılık şarkısı. Kırgınlıklarımı, sorularımı ve kendimi ifade etmek için yazdığım bu bestemi çok severek yaptım. Hüzün’ü garip bir şekilde yabancı arkadaşlarım çok sevdi. Müzik gerçekten evrensel bir şey. Şarkıdan hiçbir şey anlamamalarına rağmen çok severek dinlediklerini söyleyenler oldu. 

Üçüncü tekliniz “NEDEN?”in oluşum süreci nasıl gelişti? NEDEN? ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-NEDEN? benim şu ana kadar çıkardığım en kısa ve en enerjik şarkı. Bu şarkımı da çok ani yazdım aslında; yani hemen bitti ama süresi kısa olduğu için demiyorum bunu, sözler de bir anda çıktı. Her şeyden nefret edip eleştiren ve içi kendilerine karşı öfkeyle dolan insanlardan kurtulduğum bir dönemdi. İçimde birikenlerin bir yansıması olarak görüyorum bu şarkıyı. Neden’i çok seven arkadaşlarım oldu, özellikle demo aşamasında birkaç kişiye dinletmiştim ve diğer şarkılarıma oranla daha hareketli olduğu için “En çok bu şarkını sevdim!” diyen kişiler oldu.

Yeni tekliniz “Boşluk”un oluşum süreci nasıl gelişti? Boşluk ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bu benim en özel şarkım bence. Uzun zamandır bu şarkıyı artık kendimde tutamamaya başlamıştım; ya bu şarkıyı yazacaktım ya da patlayacaktım! Boşluk’u yazdığım dönem hayatımda hiçbir şey yolunda gitmiyordu ve onu yazdıktan sonra epey hafiflediğimi hissediyorum çünkü her zaman dediğim gibi, bir şeyi bir kere ağzımdan çıkarttığımda daha az üstüme geliyor. Besteyi evimde gitarımla yaptım, müzikle ilgilenen arkadaşlarıma dinlettim ve hepsi bu şarkıyı kaydetmem için beni desteklediler; buna rağmen ilk şarkım Boşluk olmadı, bunu biraz daha saklamak istedim. 14 şubat 2025 tarihinde de yayımlandı. İlk üç şarkımı genellikle sadece çevrem dinlerken, Boşluk için tanımadığım insanlardan da çok destekleyici ve özel yorumlar almak beni acayip motive etti. Sanırım parça Fresh Finds Türkiye listesine girince daha fazla kişi tarafından keşfedildi. Diğer şarkılarıma kıyasla, synth tınılarının enerjik hissettirdiğini ve akılda kalıcı bir melodisi olduğunu duydum insanlardan. 

Öte yandan müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmak size müziğinizi sunmak adına özgür bir alan sağlıyor mu?

-Bağımsız müzik yapmak demek işin tüm sürecini tek başına sırtlamak demek. Söz, müzik, kapak tasarımları, renkler, fontlar, reklamlar her şeyiyle ben uğraşıyorum ama çok keyif alıyorum bu süreçten. Bazen yorulsam da beni özgür hissettiriyor. Çünkü kimse bana ne tarzda müzik yapmam gerektiğini söylemiyor ama en zor kısmı büyük şirketlerin dağıtım ağına sahip olmamak bence. Çünkü algoritmalarla savaşmak zorunda kalıyorum. Bu da bazen süreci zorluyor. Ama dediğim gibi günün sonunda müzik yapıyorum ve bu benim için her şey. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Benim şarkılarımın melankolik ve gerçekçi bir havası var. Hissetmediğim, hiçbir şeyi yazmadım şimdiye kadar bu da içten kılıyor bence şarkılarımı.

Boşluk’tan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet var. Daha dinamik soundlar geliyor. Kış boyu yaptığım 5 yeni şarkı ve Boşluk Akustik versiyonunun kaydını şubat başında bitirdik. Hedefimiz her ay bunları dinleyicilerle buluşturmak. Geri dönüşler için şimdiden çok heyecanlıyım.