Bağımsız Sahne köşesinin yüz altmış sekizinci konuğu, müziğe olan ilgisi zaman içerisinde Caz alanına doğru ilerleyip eğitim ve sahne performansları ile şekillenen, bu süreçte kendi şarkılarını yazmaya başlayıp ilk teklisi “Çürük Ceviz”i dinleyicilerle buluşturan Güneş Cengiz oldu. Cengiz ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Çürük Ceviz”e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?
-Aslında müzik ile yolculuğuma 4 yaşında piyano dersleriyle başladım. 13 yaşıma kadar da klasik piyano çalmaya devam ettim. Liseye başlayınca asıl isteğimin piyano değil, şarkı söylemek ve yazmak olduğunu keşfettim. Daha sonrasında yollarımız hocam Sibel Köse ile kesişti ve ondan caz vokal dersleri almaya başladım. Daha sonra da BAU Caz sertifika programından mezun oldum, Nardis Genç Jazz yarışmasına katıldım ve 2024’ten bugüne kadar çeşitli caz festivallerinde ve barlarında konserler verdim. Bu süreç içerisinde bir yandan kendi şarkılarımı yazmaya başladım. Yavaş yavaş, konserden konsere aslında yapmak istediğim şeyin çoğunlukla başka insanların sözlerini okumaktansa kendi sözlerimi okumak olduğuna karar verdim ve yazdığım şarkıları geliştirmeye başladım. İlk çıkan şarkım da “Çürük Ceviz” oldu.
Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda ilk tekliniz kendi eseriniz “Çürük Ceviz”in oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Doruk Efe Özdem ile yollarınız nasıl kesişti?
-Aslında şu an bir albüm kaydetme sürecindeyim, “Çürük Ceviz” de bu albümün ilk teklisi. Doruk ile ortak arkadaşlarımız aracılığıyla tanıştık. Münih’te bir jam session’da karşılaşınca bana evindeki stüdyodan bahsetti. Benim şarkı yazdığımı ve kaydetmek istediğimi öğrenince birlikte çalışmayı teklif etti. Kendim gibi yeni başlayan biriyle çalışma fikri beni heyecanlandırdı, bu yüzden bu fırsatı havada kaptım. Doruk ile çalışmak her anlamıyla çok keyifliydi, çalışmaktan çok eğlendik diyebilirim. Ben de onun bu sürecinde ve yolculuğunda olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çürük Ceviz’in ortaya çıkma hikâyesinden bahsedecek olursam, aslında ilk başta akustik, çok yavaş ve sade bir şarkı olarak hayal etmiştim. Sonrasında Doruk bana kendi vizyonunu gösterince, şarkının kafamdaki anlamıyla örtüştürdüm ve sabah akşam incik cincik uğraşarak ortaya bu işi çıkardık.
Çürük Ceviz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
–En fazla duyduğum şey, çok akılda kalıcı olması ve tarzımın dışına çıkmış olmamdı ve bunun insanları çok şaşırtmış olduğuydu. Çok fazla insan şarkımı paylaştı ve dinledi. İnternetten aracılığıyla bu şarkı üzerinden çok fazla insanla tanıştım ve benim için çok değerli oldu, ve şu anda albümün devamı için bu insanlarla tanışmış olmam ve bana bu kadar inanıyor olmaları beni çok motive ediyor.
Klibi yöneten Ecem Mina Atmaca ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Ecem ile tanıdıklarımız üzerinden birbirimizi biliyorduk, ben onun fotoğraf çektiğini, o da benim şarkı söylediğimi… Bir gün Divine Jazz Bar’da konserime gelip fotoğraf çekmek istediğini söyledi, ben de çok sevindim. Hemen her şeyi ayarladık, tanışmış olduk, ortaya çok güzel bir iş çıktı. Daha sonra benim yine böyle bir şeye ihtiyacım olursa yazabileceğimi söyledi. Ben de şarkı ile alakalı aklımda bir video fikrini gerçekleştirmek ve aynı zamanda artist fotoğrafları çektirmek için Ecem’e yazdım. Ecem de hemen kabul etti. Benim evimde buluştuk, bütün ailem ve arkadaşlarım yardımcı oldu. Birlikte akışı yazdık ve sahneleri planladık. Ben evde bir sürü kıyafet denedim, arkadaşım Derya Ciner makyajımı yaptı. 1,5 gün çekim yaptık, ağustos sıcağında şömine yaktık ama çok değdi gerçekten. Ecem’le çalışmak çok keyifliydi, kendisi çok destekleyici ve açık görüşlü bir insan, kafamdaki düşünceyi hayata getirmiş oldu ve gerçekten çok minnettarım. Klibi genel anlamda çok beğendiler ve ikimizin de ilk müzik klibi olması insanları pozitif anlamda çok şaşırttı, hiç amatör durmadığını söylediler. Aynı zamanda klibin anlamını anlamayanlar da oldu. Klip de şarkı da aslında içinde yaşadığımız kara düzen ve insanların bu düzen içinde sömürülmesi ile alakalıydı ama tabii ki sanat farklı görüşlere açık ve herkesin kendi adına yorumlayabileceği bir şey.
Kendi yaptığınız müziği nasıl tanımlarsınız?
-Caz’a ilk başladığımda herkese “Evet, cazla ilgileniyorum.” derdim ama şu an albüme de bakınca her türden bir şeyler bulmak mümkün; akustik, pop, caz, alternatif, bazen ismini koyamadığım da oluyor. Ama ben en çok söz yazarlığıma güveniyorum. Bu beni hangi türe koyar bilmiyorum ama müzik türünü, yazdığım şarkının anlamını en güzel hangi tür ifade ederse onu seçiyorum. Genel anlamda ilham aldığım isimler Birsen Tezer, Dodie ve Jacob Collier sanırım. Kendimi bir türde ifade etmem gerekse sanırım indie pop olurdu.
Ayrıca müzik yolculuğunuza bağımsız bir müzisyen olarak devam ediyorsunuz. Bu bağlamda müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmak size müziğiniz adına yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?
-Şu anda bağımsız bir müzisyen olmak çok hoşuma gidiyor, farklı alanlarda farklı küçük sanatçılarla tanışmama yol açıyor. Indie bir sanatçı olmak gerçekten de zor bir süreç çünkü her şeyi aslında kendiniz planlamanız gerekiyor: şarkının sözleri, melodisi, müziği, klibi olup olmayacağı, kiminle olacağı, müziği yayınlama süreci ve insanlara tanıtma süreci. Bunların hepsini organize etmek büyük çoğunlukla size düşüyor ve diğer küçük sanatçılar da bunun farkında olduğu için rekabettense çok büyük bir dayanışma oluyor ve bu beni çok motive ediyor. Müziğimi bağımsız bir şekilde insanlara ulaştırmanın da dinleyici kitlesini çok daha organik yaptığını düşünüyorum. Şu ana kadar reklam için para vermedim, belki ileride veririm ama şu an beni bulan insanlarla çok benzememiz bu ilişkiyi daha da özel kılıyor, beni de çok mutlu ediyor. Bu şarkım gibi politik şarkılar yazdığım için de herhangi bir şirkete bağımlı olmamak da kendimi ifade etmem ve sanatımı özgürce yapmamı tabii ki de olumlu yönde etkilediğini düşünüyorum.
Çürük Ceviz’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Yine bahsettiğim gibi ilk albümüm “Menü” için çalışıyorum. Yakında bu albümüm içinden yeni bir tekli yayınlayacağım, onun da klibini yine Ecem ve müziğini de Doruk ile birlikte yapıyoruz. İnsanların görmesi ve dinlemesi için çok heyecanlıyım.
Güneş Cengiz’e bu güzel röportaj için teşekkür ederim. Çürük Ceviz’i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.











