Röportajlar

İlk teklisi “Aklım Firarda”yı dinleyicilerle buluşturan Neşe Arslan ile bir röportaj…

Çok yönlü bir sanat insanı Neşe Arslan… Oyunculuk, sunuculuk, menajerlik, organizasyon… Zaman içinde kendi müziğine de odaklanma kararı alan ve bu kararın ilk adımı olarak da ilk teklisi “Aklım Firarda”yı Voce etiketiyle dinleyicilerle buluşturan Neşe Arslan ile Bi’Kuble için; müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Aklım Firarda”ya kadar olan ve ayrıca menajerlik ile şekillenen müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? 

-Kendimi bildim bileli müzik benim hayatımda hep vardı. Yabancı değilim. Müzisyen bir ailede büyüdüm. Bunun içinde ses sanatçıları, enstrüman çalan, ve müzik hocalığı yapan geniş bir ailenin ferdiyim. Aynı zamanda söylemiş olduğunuz gibi 13 yıl birçok sanatçının sahne organizasyonu ile birlikte menajerliğini de yaptım. Bu arada birkaç sanatçımın da yine arada vokalistliğini yaptım. 

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda sözlerini yazdığınız Aklım Firarda’nın oluşum süreci nasıl gelişti? Beste ve düzenlemeyi üstlenen Gürdal Karagöz ile yollarınız nasıl kesişti?

-“Aklım Firarda” şarkısının sözlerini 2018 yılında Bodrum Yalıkavak’ta oturduğum dönem yazdım. Yeşil bir elma yerken birden ağlamaya başladım! Gecelerce uykusuz olduğum bir dönemde aklımın gerçekten firarda olduğu dönemde bu sözler çıktı. Bu şarkıyı aslında birçok tanıdığımız isim farklı şekillerde yorumlamak istediler. Bir gün yolum aranjörüm Gürdal Karagöz ile kesişti ve “Neşe bunu kimseyle düet düşünmeden tek başına sen okumalısın!” dedi. Ben de karar verdim öylece tekli çıkarmaya!

Voce ile yollarınız nasıl kesişti?

-Voce’den ilk tanıdığım ve tanımaktan da çok gurur duyduğum Voce’nin Türkiye koordinatörü Mavi Küçükünal oldu. Kendisiyle tanışmamı sağlayan da aranjörüm oldu sağ olsun. İyi ki de oldu!

Aklım Firarda ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Henüz klip olmadığı halde sosyal mecralarda ve radyolardan çok güzel yorumlar alıyorum. Kendi sosyal medya hesaplarımda bile herkes çok şaşkın! (gülüyor) Çünkü kimse bilmiyordu hatta ailem bile bilmiyordu sürpriz oldu herkese. O yüzden çok güzel dönüşler alıyorum. Mesajlar, yorumlar hepsi güzel. 

Ayrıca oyuncu ve sunucu olarak da tanınıyorsunuz. Bu alanlarda yer almaya başlamanız nasıl gelişti? Bu alanlardaki tecrübelerinizi nasıl özetlersiniz ve bu tecrübeleriniz size sanatsal anlamda neler mattı?

-Çocuk fotomodelliği, küçük oyunculuklar, ama en önemlisi tiyatro geçmişim var. Bunlar çok güzel şeyler ama ulusal anlamda da yıllardır sunuculuk, haber muhabirliği, spikerlik, ve program yapımcılığı yaptım. Kameralara alışığım. Olduğum gibiyim, ne eksik ne fazla doğalım, bu doğallık ve bu  medyaya olan alışkanlığım da tabii ki küçük yaşlarda medyaya başlamamın çok fazla etkisi var. Tecrübe diyelim. Her şeyden biraz biraz bilgi sahibiyim. Oyunculuk ve tiyatro özellikle, ekranda çok ciddi katkıları oluyor. Sahne anlamında tabii çok bilmiyorum henüz, yaşayarak öğreneceğim, henüz çok yeni. 

Kendi müzik tarzınızı nasıl tanımlarsınız? 

-Biraz melankolik, biraz hareketli diyebilirim. Duygusu yoğun, hissettiren içe geçiren şarkılarım da var. Ama “Aklım Firarda” çok melankolik değil. Ben türkü de, Azeri şarkıları da, slow arabesk de, pop da… Hepsini okurum. Kendimi tek tarzda ilerletmek istemiyorum. Sahnede, konserde, yer verebildiğim kadar slow pop, türkü, arabesk seslendirmek istiyorum. 

Aklım Firarda’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı? 

-Tabii ki var, hareketli bir şarkı yapmak istiyorum. Pop tınılı olacak, yaz şarkısı olabilir.

Neşe Arslan’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Aklım Firarda”yı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.