Röportajlar

İlk teklisi “Arnavutköy”ü dinleyicilerle buluşturan Ezgi Balıksever ile bir röportaj…

Ezgi Balıksever… Çocuk yaştan beri müzikle ilgili olan ve sonradan eğitim anlamında müzik alanında ilerlemese de zaman içinde sahne tecrübeleri edinen, kendi şarkılarını yapmaya başlayan Balıksever, alternatif tınılı ilk teklisi “Arnavutköy”ü geçtiğimiz günlerde ETL Records etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu. Balıksever ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Arnavutköy”e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Çocukluğumdan beri kendimi müzikle ifade etmeyi ve müziğin bende yarattığı etkiyi çok sevdiğimi biliyorum. Babamın bana 4-5 yaşlarında aldığı ve hala kullandığım sevgili Yamaha klavyemle saatlerce vakit geçirirdim. Müzik yolculuğuma da çocukken yazdığım şarkılarla başladım sanırım! (gülüyor) Aslında şarkı söylemek bana hep çok doğal bir şey olarak geldiği için müzikle bir yolculukta olduğumun farkında değildim. Bir dönem Bursa’da kendime bir grup oluşturup canlı müzik yaptım. Sahnede söylediğim şarkılara kendi yorumlarımı katarak dinleyicilerle paylaşmaktan ve doğaçlamaktan çok keyif aldım. Bir taraftan evde daha özgür bir oyun alanım olduğunu keşfedip, eğlenmek için kendi kendime videolar çekmeye başlamıştım. Kendi müziğimi tasarlayabileceğimi farkedip, şarkılar yazmaya, bestelemeye başlamamla birlikte müthiş bir özgürlük duygusu hissettim ve bu hisse aşık oldum. Üzerine daha detaylı düşünmek istedim ve kendi kendimi bu anlamda geliştirmenin yollarını aradım. Kitaplardan ve videolardan yararlandım. Çok değerli bir müzisyen olan Serra Erkoç’tan vokal ve müzik teorisi üzerine dersler aldım, halen almaya devam ediyorum. Bu süreçte kendimi, dolayısıyla müziğimi daha yakından tanımaya başladığım bir döneme girdim.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve bu bağlamda “Arnavutköy”ün oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Alper Aytekin ile yollarınız nasıl kesişti?

-Aslında “Arnavutköy”ü bir tekli yayınlamaya karar verip yapmadım. Bundan yaklaşık 3 sene önce içinde bulunduğum duygu durumuyla odamda baş başayken bu şarkı, söz ve bestesiyle geldi ve içime su serpti. Alper Aytekin’i ortak arkadaşlarımız dolayısıyla tanıyordum. Daha sonra kendisiyle güzel bir diyaloğumuz oluştu, birlikte çalışmak istedik ve sihirli elleriyle şarkıya dokundu.

ETL Records ile yollarınız nasıl kesişti?

-ETL Records, evde kendi kendime eğlenmek için yaptığım minik cover video paylaşımlarımı görünce benimle sosyal medya üzerinden iletişime geçti ve bu sayede tanışmış olduk. Ben bağımsız olarak ilerlemeyi tercih etsem de bu süreçte değerli arkadaşlıkları ve destekleri beni çok mutlu etti.

Arnavutköy ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Çok güzel geri dönüşler aldım. Aslında bu şarkıyı fazla kişisel bulduğum için paylaşmaktan uzunca bir süre çekindim, sanki çok özelimi açmak gibi geldi. Ama günün sonunda birilerinin şarkımı dinleyip benzer duygulara ortak olduğunu bilmek çok güzel.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Kendimi daha iyi ifade edebilmek için kullanmak istediğim elementlere bağlı olarak değişir. Müziği belli başlı temel kuralları olan bir oyun olarak görüyorum ve ben oyun alanımda özgürlüğümün kısıtlanmasına tahammülü olmayan biriyim sanırım! (gülüyor) Belki bir gün sadece birkaç oyuncakla oynamak isterim; ama şu dönem aklıma gelen fikirlere, yaratımlara bakılırsa bu kabul edilemez. Bu belki yolun başında olmamla ilgilidir, bilmiyorum.

Arnavutköy’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Tabii ki var, son hallerini almayı bekliyorlar. Ama fazla uzun süreceğini sanmıyorum!

Ezgi Balıksever’e bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Arnavutköy”ü tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.