Röportajlar

Yeni teklisi “Dünya Karşımda”yı dinleyicilerle buluşturan Nuri Savruk ile bir röportaj…

Nuri Savruk ismini çoğu dinleyici, 2017 yılında yayınlanan ilk teklisi “Yoksun” ile duydu. Zaman içinde art arda yayınladığı Rock tınılı teklilerle dinleyicilerini beğenisini kazanan; ve aynı zamanda halen yaşadığı Kayseri’de müzik dışında aydınlatma sektöründe çalışmaya devam eden Savruk, geçtiğimiz haftalarda Avrupa Müzik etiketiyle yeni teklisi “Dünya Karşımda”yı dinleyicilerle buluşturdu. Savruk ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklilerini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Yoksun’a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Yoksun öncesinde profesyonel bir müzik hayatım yoktu. İlkokul yıllarımda küçük bir org ile başlayan macera daha sonra klasik ve akustik gitara döndü üniversite yıllarımın sonuna kadar. Öte yandan 7 yıldır aydınlatma üzerine çalışıyorum. Lambacı Aydınlatma isimli bir işletmem var. Daha öncesinde Dış Ticaret yapmıştım üniversiteyi bitirince, ve ardından Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor Etkinlikleri A.Ş.’de Genel Müdür yardımcılığı yaptım 3 yıl kadar. Kamera önündeki rahatlığımı o yıllara borçluyum büyük oranda. Kayseri’nin spor ve kültürel anlamda en hareketli olduğu yıllarda işin mutfağındaydım. Dünya Basketbol Şampiyonası gibi, bir çok konser ve sanatsal başka etkinliklerde kendimi çok geliştirdim gözlem kabiliyetimi kullanarak. Tüm bunlar devam ederken uzun bir “pause” dönemi sonrası dönüşüm sert ve yoğun oldu sanırım. Sıkıp, göz ardı ettiğiniz her şey bir gün yolunu bulur ve çıkışını yapar diye düşünüyorum.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Yoksun’un oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda besteyi üstlenen Erşan Oral ve düzenlemeyi üstlenen Savaş Somuncu ile yollarınız nasıl kesişti? Yoksun ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-“Yoksun” profesyonel müzik yapmaya başlamayı düşünmediğimiz bir dönemde üretildi. Sosyal medya hesaplarımızda zaman zaman yorumladığım şarkıları paylaşırken çevreden gelen “Yapmalısınız!” yönündeki etkileşimler bize “Acaba?” dedirtti ve bir akşam “Yapacağız!” dedim, araştırmaya koyuldum: “Bir şarkı nasıl yapılır?” diye… Erşan Oral benim ortaokuldan beri arkadaşım, dostum, kardeşim. Yeteneği inanılmaz. Şarkıyı profesyonelleştirmek için karar verdiğimizde şehrimizin önemli müzik eğitmenlerinden Savaş Somuncu’nun kapısının çaldım. “Bir şarkı nasıl yapılır?” dediğimde: “Ben yaparım!” dedi ve kendisine teslim ettik şarkıyı. Yoksun’a olan dönüşler tabi çok olumluydu. Şehrimizde sözü, müziği aranjesi yapılan ilk eserdir “Yoksun” böyle özel bir anlamının olması bizi de çok mutlu etti. Şarkıda Barış Manço, Cahit Berkay havası vardır. O dönem her çaldığımız kapı açıldı, TRT, Kral TV gibi kanallarda klip yer buldu. Bunların dışında insanların bize olan şaşkın tavırları da unutmadığımız zamanlardı.

Oral ve Somuncu ile ortak çalışmalarınız Keşke, Hiç ve Başardım’ın oluşum süreci nasıl gelişti ve nasıl geri dönüşler aldınız?

-Tabi “Yoksun” un başarıları ve özel yönleri bize güç verdi, özgüven kattı. O dönem çok ürettiğimiz bir dönemdi. Birkaç ay içinde “Keşke” ve “Hiç”i yayınladık. Ama düşüşteydi izlenmeler ve satışlar. “Yeterli…” demiştim ben, “Yaptık, yapabildik, yeterli bence.” diye düşünmüştüm. Olumsuzdu tablo açıkçası ve hevesimizi aldığımızı düşünmüştüm. Ama hem Erşan, hem Selim Öztürk hem de Savaş Somuncu beni devam etmemiz yönünde ikna etti ve “Başardım” için yeniden stüdyoya girmiştik. Biz aslında başarmıştık, hayal ettiğimiz şeyleri özünde gerçekleştirmiştik.

İlk üç teklinizin yayıncısı Gizli Medya ile yollarınız nasıl kesişti?

-Bu sorunun cevabı aslında “Bir şarkı nasıl çıkartılır?” sorusuna cevap ararken aşmak zorunda olduğum engebelerden birisiydi. Gizli Medya firmasının ben Google üzerinde “Dijital platformlarda şarkı nasıl çıkartılır?” diye araştırırken tesadüfen buldum. Serdar bey ile güzel bir iletişimimiz oldu ve ilk 3 çalışmamızı kendileri üstünden servis ettik tüm platformlara.

Başardım ve Engel’i yayınlayan Be Müzik ile çalışmaya nasıl karar verdiniz?

-Biraz önce belirttiğim gibi ilk 3 şarkımızın trendindeki düşüş beni “Bir çalışma netd müzik üstünde nasıl yayınlanır?” sorusunu cevaplamaya itti. Çünkü eserlerimize güveniyorduk ama yeteri kadar dinleyiciye ulaşamıyordu eserler. O dönemde beni sosyal medya üstünden Be Sound Müzik ortaklarından sevgili Abdullah Turan buldu ve birlikte çalışmayı önerdi. netd müzik, onların anlaşmalı olduğu platformlardan birisiydi ve “Başardım” eserimizi onlara teslim ettik.

Engel’in oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda eseri (ve aynı zamanda Dünya Karşımda’yı) düzenleyen Selim Öztürk ile yollarınız nasıl kesişti? Engel’in akustik versiyonunu da yapma fikri nasıl gelişti ve Engel’in her iki versiyonu ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-“Engel” bizler için çok psikolojik bir eşikti aranjesini yapan Sevgili Selim Öztürk ile çalışmaya başladığımız için. Gecenin bir yarısı yazdığım sözler, “Başardım”ı da çıkarmadan önce Erşan’a teslim edilmişti. “Müziği bırakmalıyız!” dediğim, Erşan’ın itiraz ettiği günler… Bir akşam “’Engel’ bitti, acele buluşuyoruz!” diye aradı ve buluştuk. Çok içime sinmişti müziği. Beynimi gıdıklamaya, beni tahrik etmeye devam ediyordu müzik. Selim Öztürk ile yollarımız Kargo zamanlarına, yan, 1990’lı yıllara dayanır. Ben Kargo’nun en sadık, en kemikleşmiş dinleyicilerindendim. Okuldan kaçar şehir dışı konserlerine giderdim üniversitedeyken. İmzalı albüm alabilmek için bugün birlikte yol arkadaşlığı yaptığımız Avrupa Müzik’i haftalarca aradığımı hatırlıyorum. 30 Aralık 2018’de Kargo’nun İstanbul’daki “Yalnızlık Mevsimi” albümünün 20. yılı konserine davet etmişti Selim abi. Ona orada birlikte çalışmak istediğimi söylemiştim. Kayseri’ye döndüğümde Engel’i ona yolladım ve hayat boyu hem yapanda hem dinleyende iz bırakacak bir eser oluştu. Eser bizi o kadar etkiledi ki hemen yeni bir şarkıya geçiş yapmamak için farklı bir türevini üretme fikri oluştu. Kayseri’den bir eser ilk kez Best FM’de kendine yer bulmuştu. Biz aslında hem kendi arşivimizi, hem de şehrin müzikal arşivini başarılarla oluşturuyor ve süslüyorduk. Hiç bir olumsuz geri dönüş ya da fikir almadık şükürler olsun.

Dünya Karşımda’nın oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda Avrupa Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Bir Cuma günü öğlen saatlerinde yazdığım sözler, bir akşam sofrada Erşan’ın gözümün önünde yaptığı bir beste ile ortaya “Dünya Karşımda” adlı eserimiz olarak ortaya çıktı. Yaptığım her bir işte gelişimi zaruri görürüm. Bir sonraki hedefimiz artık daha ulusal bir müzik şirketiydi. Şirket sahibi Sevgili Deniz Erdem, Selim Öztürk’ün çok yakın bir dostu olmasına rağmen kendisinin her hangi bir dahili olmadan Avrupa Müzik ile anlaşabildim. Artık ismimiz, eserimiz ülkenin en büyük müzik firmalarından birinin portföyünde.

Dünya Karşımda ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Henüz çıkış yapalı 2 ay oldu, daha bu eserin göreceği bir çok platform olacağını ümit ediyorum. Dönüşler gayet olumlu, bir çok dinleyicimiz eserlerimiz içinde en iyisi olduğunu belirtiyor bize. Klibin özellikle Kayseri Kalesinde çekilen bölümleri şehir arşivi için de güzel görseller sunmakta.

Erşan Oral ile şarkılarınızdaki ortaklığınız size müziksel anlamda neler kattı?

-Erşan bana sadece rahatlık ve mutluluk katmıştır. Biliyorum ki iyi bir söz yazarsam nefis bir müzik yapar. Bu benim müzikal anlamda rahat hareket etmemi, kafamın rahat olmasını sağlıyor.

Erşan Oral ve Selim Öztürk ile.

Bununla birlikte Kargo’nun dinleyici sitesinin editörlerinden biri olma süreciniz nasıl gelişti ve bu deneyim size neler kattı?

-Kısıtlı internet ve sıfır sosyal medya hesaplarımızın olduğu bir dönemde Grup Kargo’nun dinleyicileri tarafından oluşturulan bir siteydi kargoonline.(www.kargoonline.com) Devamlı sitede zaman geçirir gelişmesi için “Ne yapabiliriz?” diye tartışırdık günlerce gecelerce. Bir süre sonra kullanıcı bölümünden içerik sağlayıcı ve editör bölümüne geçtim. Çünkü benim her tutkum dikkat çeker, çekmelidir. Yaratılış belki. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Kendi müziğimi doğal ve gerçek olarak tanımlayabilirim. Hissederek yapıyoruz. Bu çok önemlidir, fabrikasyon ya da endüstriyel değil, organik gerçek.

Dünya Karşımda’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Hali hazırda 4-5 albüm çıkaracak kadar eserimiz var. Ama daha Dünya Karşımda’nın gidecek yolu da var. “Beni Unutma” ve “Güven Büyüktür Sevgiden” diye iki eserimiz diğerlerinin biraz daha önünde ama zaman ne getirir, daha iyisi bu süreçte çıkar mı bilmiyoruz. Birlikte göreceğiz…

Nuri Savruk’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Dünya Karşımda”yı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.