Bağımsız Sahne köşesinin yüz kırk sekizinci konuğu, müzik eğitimine çocuk yaşta başlayan, zaman içinde korolarla ve aldığı eğitimler ile müzik ile olan bağını kuvvetlendiren, bu doğrultuda sahne performanslarına doğru giden yolda kendi şarkılarını da yapmaya başlayan ve bu doğrultuda kendi eseri ilk teklisi “Öpsem”i dinleyicilerle buluşturan Dilşad Durmuş oldu. Ayrıca kendisi gibi müzisyen olan ve aynı zamanda 1990 yılında kaybettiğimiz müzisyen Yavuz Taner Durmuş’un küçük oğlu olan eşi Umut Durmuş ile bir arada müzik çalışmalarına devam eden Dilşad Durmuş ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Öpsem”e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?
-Müzikle tanışmam, 5 yaşımda aldığım piyano dersleriyle oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın Yarı Zamanlı Piyano Bölümü’nü kazandım ve burada 5 yıl eğitim aldım. Ancak okul temposuyla birlikte yürütmek zor olduğu ve yaşım da küçük olduğu için konservatuvar eğitimimi yarıda bırakmak durumunda kaldım. Ortaokuldan itibaren çok sesli korolarda şarkı söylemeye başladım. Müzik öğretmenim Sabiha Yılmaz’ın şefliğini yaptığı okul korosunda yer aldım. Daha sonra Erdem Nusret Karakaş hocamın kurduğu, önce Nazım Hikmet Akademi Korosu olarak başlayan ve sonrasında Koro Ses adıyla devam eden çok sesli koroda 10 yılı aşkın süre boyunca aktif koro üyesi olarak bulundum. Bu süreçte yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli festivallere katıldık. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Çok Sesli Korosu’nda da yer aldım. Son 10 yıldır ise, Çelik Kasapoğlu’nun kurduğu Ladies & Gentlemen İstanbul korosunda şarkı söylemeye devam ediyorum. Bu grupla birçok sanatçının sahnesinde yer aldık. Son 2 yıldır Emir Can İğrek’in konserlerinde ve albümlerinde geri vokal olarak yer aldım.Müziğimdeki önemli dönüm noktalarından biri de, eşimin doğum günü hediyesi olarak bana aldığı ukulele oldu. Yaklaşık 6 yıl önce ukulele çalmaya başladım ve amatör olarak sosyal medyada cover videolar paylaşmaya başladım. Bu süreç beni daha da cesaretlendirdi. 2023 yılından bu yana da profesyonel olarak 5masa’da şarkı söylüyorum.
Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda Öpsem’in oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Yiğit Avcı ile yollarınız nasıl kesişti?
-Şarkı yayınlamak yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi. Yaklaşık 2–3 yıl önce besteler yapmaya başladım ama nasıl ilerleyeceğimi bir türlü bilemiyordum; adım atmakta zorlanıyordum. Bu arada, ilk bestem aslında çocukken kuzenimle birlikte piyano çalarken ortaya çıkmıştı! Sonunda bu sürece gerçekten başlamaya karar verdiğim bir gün, çok yakın arkadaşım ve harika besteleri olan sanatçı Burcu Kısakürek’i aradım. Ona nasıl bir yol izlemem gerektiğini sordum, o da tüm içtenliği ve yardımseverliğiyle hemen bana destek oldu. Burcu’nun yönlendirmesiyle önce şarkının düzenlemesine, yani aranje sürecine odaklandım. O noktadan itibaren, mix–mastering sürecinden yayın aşamasına kadar her şeyle sevgili eşim Umut Durmuş ilgilendi. Kendisi müzisyen olduğu için bu süreci çok profesyonel bir şekilde yönetti. Gerçekten onsuz yapamazdım, ona sonsuz teşekkür borçluyum. Yiğit Avcı ile Emir Can İğrek sayesinde daha önceden tanışıyordum. Emir Can’ın çok sevdiğim şarkılarının düzenlemelerini yaptığı için Yiğit’e kendi şarkımı teslim ettim. Aklımda hiçbir net fikir yokken, sağ olsun, şarkımın ruhunu çok iyi anlayarak ortaya harika bir düzenleme çıkardı. “Öpsem”in temelini böylece atmış olduk. Bu arada, şarkıya güzel sesiyle opera sanatçısı Dilan Olgun Şimşek eşlik etti. Kapak fotoğrafımı da çok sevdiğim dostum, iç mimar Alperen Eraslan çekti.
Öpsem ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Gerçekten çok güzel geri dönüşler aldım. Açıkçası bu kadar sevileceğini hiç tahmin etmiyordum. Tanıdığım tanımadığım pek çok kişi şarkıyı paylaştı, destek oldu. Hatta Spotify’ın New Music Friday listesine girince mutluluğum ve motivasyonum daha da arttı. Dinleyenler şarkıyı çok farklı duygularla yorumladı; kimisi için uzun yol müziği, kimisi içinse dostlarla kadeh tokuşturup kutlama yaparken dinlenebilecek bir şarkı haline geldi. Bu kadar farklı ruh haline eşlik edebilmesi beni çok mutlu etti. Yanımda olan, destek veren herkese yürekten teşekkür ederim.
Ayrıca müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmak size müziğinizi sunmak adına özgür bir alan sağlıyor mu?
-Evet, aslında bunu ilk kez deneyimliyorum ama kesinlikle özgürlük sağladığını düşünüyorum. Şimdiye kadar her şey düşündüğümden çok daha sorunsuz ilerledi.
Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
-Açıkçası müziğimi tek bir kalıba sokmak istemiyorum. Özgün olmayı ve farklı şeyler denemeyi seviyorum. Tarz anlamında kendimi sınırlamadan, içimden geldiği gibi üretmeyi önemsiyorum. En çok da insanların şarkılarımı dinlerken “Bu onun müziği” diyebilmesini isterim. Sanırım en çok buna ulaşmaya çalışıyorum.
Öpsem’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Tabii ki! Hız kesmeden devam etmek istiyorum. Paylaşmak için sabırsızlandığım birçok şarkım var. “Öpsem” benim için çok güzel bir başlangıç oldu; devamı da gelsin istiyorum. Yeni şarkılar üretmek, paylaşmak ve bu yolda daha çok insana ulaşmak için heyecanlıyım.
Dilşad Durmuş’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Öpsem”i tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.












Yorum Ekle