Müzik

İlk solo albümü ‘Su’yu dinleyicilerle buluşturan başarılı müzisyen Baturay Yarkın ile bir röportaj…

Geçtiğimiz haftalarda ilk solo albümü ‘Su’yu dinleyicilerle buluşturan başarılı müzisyen Baturay Yarkın ile Bi’Kuble için ‘Su’yu, diğer yer aldığı toplulukları ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle bir yıl içinde isminizin yer aldığı üçüncü ve ilk solo proje olan “Su” albümünün oluşum süreci nasıl gelişti?

-Birçok kaliteli projede yer almak beni çok mutlu ediyor,  fakat dediğiniz gibi TangEsta ve Yarkın Duo’dan sonra Su ile ilk üçlemeyi tamamladığımı düşünüyorum. Yarkın Duo benim için çok çok özel bir proje, çünkü İstanbul kemençesi icra eden ablam Nağme Yarkın ile ikili olarak kurduğumuz bir grup. İlk albümümüz One çok beğenildi, bizi birçok insanla tanıştırdı ve bize birçok kapı açtı. Yarkın Duo ile yurt içinde ve yurt dışında konserlerimiz devam ediyor, ülkemizi yurt dışında gururla temsil ediyoruz.

Su, yedi beste ve bir düzenlemeden oluşan ilk trio albümüm. Albümdeki Rising Breeze 7 sene, Sleepy Morning 5 sene önce bestelenmişti, Üsküdar’a Gider İken 4 sene önce düzenlenmişti; bu açıdan geniş zamana yayılan bir albüm diyebilirim. 2015-2016 yıllarında Erasmus eğitimim için Rotterdam’da yaptığım bestelerden ikisini oradaki müzisyen arkadaşlarımla kaydettik. Bu kayıtlar albüme güzel bir renk kattı. Albüme adını veren Su isimli eserin keman ve çello partilerini 2016 mayısında Rotterdam’da, piyano ve kontrbas partilerini 2017 mayısında İstanbul’da kaydetmiştik; albüm de 2018 nisan ayında çıktı. Her açıdan uzun bir zamana yayılan titiz bir albüm çalışması oldu, bundan dolayı mutluyum.

Ahenk Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Ahenk Müzik ile yollarımız ilk albümümüz TangEsta sayesinde kesişti. Ortaç Aydınoğlu’nun kurduğu ve Arjantin tangolarını layıkıyla icra eden bir grup olan TangEsta, Tangueros de Estambul albümünü 2017 yılında Ahenk Müzik etiketiyle çıkardı. Benim de Ahenk Müzik ile tanışmam bundan sonraki dönemde gerçekleşti.

Albümdeki eserlerin oluşum süreci nasıl gelişti? Eserlerde neler anlatmayı istediniz, nelerden ilham aldınız?

Albümdeki eserlerin her birinin bir hikayesi var. Bestelerimi genellikle bir olaydan etkilendikten sonra yapıyorum; bu olayları kitap okuma, film izleme, doğayla baş başa kalma, müzik dinleme, hastalanma, günlerce süren yağmur gibi farklı farklı düşünebilirsiniz.

2015 Haziran’ında bir gece, uçakla İstanbul üstünden geçmiştik. Adalar çok güzel ve etkileyici gözüküyordu, eve gelince İstanbul adlı eseri besteledim.

Sunset in Rotterdam, güzel ve güneşli bir günün sonlarına doğru Rotterdam’da bestelendi.

Miles’ Inspiration, Miles Davis’in otobiyografisini ilk kez okuduğum ve onun müziğiyle adam akıllı tanıştığım günlerde bestelendi. Onun otobiyografisini ikinci kez okudum ve birçok kez daha okuyacağım. Onun müziğe yaklaşımı, bunu çok net bir biçimde ifade etmesi ve Miles’ın hayatının aynı zamanda caz tarihinden kesitler sunması benim için çok ilgi çekici oldu.

Rising Breeze, daha önce de dediğim gibi uzun yıllar önce bestelediğim bir eser; ilgi çekici yanı, ritmik yapısının bizim topraklarımızın zengin ritmik yapılarından biri olan 9/8’lik bir yapıda olması. 2-2-2-3 şeklinde bölünen bu yapı bazen 3-3-3 şeklinde de duyuluyor.

Rainy Saturday in Rotterdam, adından anlaşılacağı gibi Rotterdam’da çok kapalı ve yağmurlu bir cumartesi günü bestelendi.

Sleepy Morning, 32 ölçüden oluşmuş ve klasik bir caz formu olan A-B şeklinde bestelenmiştir. 5 sene önce yataktan kalktıktan hemen sonra bestelediğim bu eserin, konserlerden sonra insanların zihninde en çok yer eden eser olduğunu fark ettim.

Su’yun hikayesi beni çok etkiler. 2015’in bir yaz günü, hiçbir neden yokken hastalandım ve 39 dereceye kadar ateşim çıktı. O gün bilindik, çok sıcak ve nemli İstanbul günlerinden biriydi; bir anda halsiz kaldım ve yatağa düştüm. 1-2 saat boyunca elimden bir şey gelmeden müzik dinledim; bir an aniden yataktan fırladım, piyanonun başına geçtim ve Su’yu besteledim.

Üsküdar’a Gider İken, hepimizin bildiği bir eser; bu eseri solo piyano olarak icra ediyordum. Önce bu icrayı trio olarak denedik, daha sonra bu düzenleme triodaki müzisyenlerin değişmesiyle günden güne değişti ve albümdeki halini aldı.

Albüm ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Şu an albüm çok taze; ama az zamanda güzel geri dönüşler aldım.

Günümüzde CD olarak yayınlanan albüm sayısı azalırken ve birçok albüm CD şansı bulamadığı ve dijitalde görülen ilgiye orantılı olarak CD basımı yapılan bir dönemde albümünüz CD olarak da dinleyiciyle buluştu. Bu bağlamda albümün CD olarak da dinleyiciyle buluşması sizin mi yoksa firmanızın isteği miydi? Siz bir dinleyici olarak müziği genellikle hangi kanaldan dinliyorsunuz? (CD, Dijital Platform vs.)

-Kayıtları tamamladığımda eserleri bir albüm haline getirmeyi amaçlıyordum. Ahenk Müzik, bu konuda çok yardım etti; beraber konuştuktan sonra CD basımı konusunda anlaştık. Son zamanlarda dijital platformlar ağırlıklı olmak üzere müzik dinliyorum ama evde özellikle eski dönemlere ait, sevdiğim CD’lerden oluşan bir köşem var.

 

Üsküdar’a Gider İken’in de çok başarılı bir yorumu var albümde, albüme almaya nasıl karar verdiniz?

-Üsküdar’a Gider İken, herkesin çok iyi bildiği ve benim de çok sevdiğim bir eser. Düzenleme grupça içimize sindi ve tüm müzisyenler keyifle icra etti. Türkülerimizi, sirto ve longalarımızı ve kulağımızda yeri olan bize ait melodileri piyano trio ve klasik kemençe için düzenlediğim projem The Colors of Anatolia’da icra ettiğimiz repertuardan bu eseri, Su albümüne de koymak istedik.

Bu albümden sonra yapmayı düşündüğünüz projeler var mı?

2017 yılında 11 farklı şehirde 15 üniversitede Türkiye turnesini tamamladığımız The Colors of Anatolia projesini, 2019 yılında müzikseverlerle albüm olarak buluşturmayı hedefliyoruz. Piyano, saksafon, bas ve davuldan oluşan caz dörtlüsü için yaptığım bestelerimi, zamanı geldiğinde kaydedip bir albüm yapmak istiyorum. Yarkın Duo’nun ikinci albümü de yolda diyebilirim. Ayrıca ilerleyen aylarda Baturay Yarkın Trio ve Yarkın Duo ile ülkemizi yurt dışında temsil edeceğiz. Hırvatistan, Hollanda, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde verdiğimiz konserlere ek olarak başka ülkelerde de ülkemizi güzel bir şekilde temsil etmek hedeflerimiz arasında.

Baturay Yarkın’a bu güzel röportaj için teşekkür ederim. ‘Su’yu tüm müzik marketlerde ve ilerleyen günlerde tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.