Röportajlar

Yeni teklisi “Yıldızlarla Dans”ı dinleyicilerle buluşturan Berk Ezel ile bir röportaj…

Art arda yayınladığı alternatif tınılı teklilerle dinleyicilerin beğenisini kazanan Berk Ezel, yeni teklisi “Yıldızlarla Dans”ı geçtiğimiz hafta Avrupa Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu. Ezel ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle “Hala Aklımda”ya kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Hala Aklımda şarkısını yapmadan önce Manisa’da ailemle yaşıyordum. Üniversite sınavı sürecim vardı; çok fazla müzik yapamıyordum, müziğimi ilerletebilmem için İstanbul’a taşınmam gerekiyordu. Manisa’da küçük bir stüdyoda şarkılar kaydettim. Amatördüm ve çevrem tarafından ciddiye alınmıyordum. İstanbul’a taşındıktan sonra işin içine ruhumu da katmaya başlayarak Hala Aklımda şarkısını çıkardım. Bunun dışında çocukken müziğe çok fazla ilgim vardı, 11-12 yaşlarındayken Ankara’da sokak müzisyenliği yapmıştım.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda “Hala Aklımda”nın oluşum süreci nasıl gelişti? Besteyi üstlenen Yirmiüç (Kare Sound) ve Rainbow Station Music ile yollarınız nasıl kesişti? “Hala Aklımda” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Hala Aklımda’yı çıkartmadan önceki şarkılarımı dinlediğimde müziği basitleştirmiş ve sırf yapmak için yaptığımı fark ettim. O zamanlar ilk defa içimde yaşadığım duyguları kesintisiz müziğe aktarma kararı verip bu şarkıyı çıkarttım. Kare Sound stüdyosunu internetten gördüm ve beğenip çalışma kararı verdim. Rainbow Station Music (Durbirazdüşüneyim) benim eskiden hep şarkı dinlediğim bir kanaldı. Hatta çok önceden bir şarkı yayınlatmak istediğimde yayınlatamamıştım. Hala Aklımda’yı beraber yayınlamaya karar verdik.

İkinci tekliniz “Gözyaşı” oldu. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti ve tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Gözyaşı şarkısı benim için en büyük sürpriz oldu. Çünkü şarkının demo halini yaptığımda projeyi bitirmek istememiştim. Bir şarkının kaydı için stüdyoya gidecektim ve önceki gece birden Gözyaşı’nın demosunu görüp ağabeyime attım. Onun da geri dönüşü ile birlikte gidip Gözyaşı’nı kaydettim. Şans eseri biraz. Dinleyenlerin en fazla ilgi gösterdiği şarkım Gözyaşı oldu. Çok güzel yorumlar ve mesajlar aldım, bundan dolayı çok mutluyum. Doğru yolda gittiğimi gösteren bir ışık oldu bana.

Üçüncü tekliniz “Aşkımızın Solduğu Günler” oldu. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti, beati üstlenen Mevt Type ile yollarınız nasıl kesişti ve tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Aşkımızın Solduğu Günler şarkısını yapmaya başladığım dönemde aslında hayatım daha heyecan verici gitmeye başlamıştı. Her zamanki gibi yine birden odamda otururken böyle bir şarkı planlaması oluşturdum. Mevt Type benim arkadaşımın arkadaşıydı. Oradan iletişime geçtim ve doğrudan çalışmaya başladık. Gözyaşı ve Hala Aklımda’yı beğenen insanlar Aşkımızın Solduğu Günler’i de beğendi diye düşünüyorum. Duygu yoğunluğu olarak birbirine yakın şarkılar.

Dördüncü tekliniz “Bu Kalp Fazla Sana” oldu. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti ve tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bu Kalp Sana Fazla, artık kendi hikayemdeki bazı duyguları bitirmem gerektiğini anlayıp yansıtmaya çalıştığım bir şarkıydı. Bundan önce çıkan şarkılarımın aralarında kronolojik olmasa da bir nevi bir hikaye bütünlüğü var. Bu hikayeyi de bitirmeye karar verdim ve şarkı için çalışmaya başladım. Yapım süreci salgın döneminde olduğu için beni biraz zorladı. Geri dönüşlerden de memnunum.

Beşinci tekliniz Femrez ile “Kayboldum Yalanlarında” oldu. Femrez ile yollarınız nasıl kesişti? Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti ve tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Femrez ile aynı dağıtıcı ile çalışıyorduk. Önceden çıkarmış olduğu şarkıları dinleyip çok başarılı bulmuştum. Birbirimizi Instagram’da takip ediyorduk. Ben de artık şarkılarımı başarılı bulduğum birisi ile paylaşmak istedim. Bu sebepten Femrez’e “Kayboldum Yalanlarında”nın demo halini attım ve beraber çalışmaya başladık. Hiç yüz yüze gelmeden başka yerlerde şarkıyı kaydettik ve düzenlettirdik. Bu şarkının geri dönüşü aslında bizim için iyi olmadı. Biz daha fazla insanlara ulaşacağımızı düşündük fakat dönüşler istediğimiz gibi değildi. Yine de benim için güzel bir yer edindi. 

En son, “Yıldızlarla Dans”ı dinleyicilerle buluşturdunuz. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti? Beste ve düzenlemeyi üstlenen Sercan Çelik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Yıldızlarla Dans benim için çok fazla tecrübe kazandığım; kendim aramda sürekli bir savaş içerisinde olduğum, duygusal olarak yoğun geçirdiğim bir süreçti. Birçok kez “Artık bırakıp geri mi dönsem?” diye düşündüğüm zamanlar yaşattı. Önceki şarkılarımın havası çok daha üzgün ve depresif şarkılardı. Bu şarkılarla birlikte ben de sürekli o havada yaşamaya başlamıştım. Gördüğüm her olaydan, yaşadığım ne varsa kendimi negatif enerjiyle beslemeye başladım. Sonra kendime niye böyle yaptığımı düşündüm ve her şeyi unutup biraz eğlenmek istedim. Dans etmeyi çok seven birisi olduğum için Yıldızlarla Dans’ı yapmaya başladım. Yeni bir soluk getirmeyi hedefledim. Sercan Çelik ile bir arkadaşım üzerinden tanıştım. Aramızda çok güzel bir enerji oluştu. Bu şarkıdaki istediğim havayı yaratmamda çok fazla payı var. 

Avrupa Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Bir arkadaşımın projesi Avrupa Müzik ile yayınlandı. Ben de benim için uygun olabileceğini düşünerek Avrupa Müzik ile iletişime geçmeye karar verdim. Yapmak istediklerimden ve kendimden bahsettim. Böylece bu şarkıda beraber ilerlemeye başladık.

Yıldızlarla Dans ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Daha her şey çok yeni. Dinleyicilerle buluşturmadan önce çevremden çok güzel geri dönüşler aldım. Umarım insanlar bu şarkıyı sahiplenirler ve çok daha iyi devam edebilmem için bana güç verirler. Nereye kadar gideceğini ben de merakla izliyor olacağım. 

Bununla birlikte Yıldızlarla Dans’a Aslı İlayda Aslan ile birlikte bir klip çektiniz. Kendisi ile yollarınız nasıl kesişti? klibin oluşumu nasıl gelişti? Klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Ben bu şarkıdan önce bir klip daha çekmiştim. O şarkı ve klibi yayınlamadım. İçime sinmemiş ve bana göre amatör duruyordu. Her şeyi çok daha kafamdakine yakın yapmak istiyordum. Bu işlerde yeni olduğum için de çok zor bir yol bekliyordu. Aslı’nın Instagram’da dans videolarını gördüm ve bu şarkı için beraber çalışmak istediğimi yazdım. O da şarkıyı çok sevdi ve neler yapabileceğimizi konuştuk. Ben aslında çok daha farklı şeyler olmasını istiyordum fakat cidden göründüğü gibi değilmiş bu işler. Çok zorlandım; elimden geleni, bana verilen imkanın en iyisini yapmaya çalıştım. denedim. Daha iyi imkanlarla, daha iyi bir motivasyonla devam etmek istiyorum. Umarım Yıldızlarla Dans’ın klibi insanların hoşuna gider. Klipten mutluyum.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Genelde insanlar doğrudan bir müzik türü söyler ve bir kalıba girerler. Ben yaptığım müziğin türünü bazen çok fazla bir yere koymak istemiyorum. Şimdiye kadar yaptığım şarkılara R&B-Trap diyebiliriz galiba. Kendi müzik tarzımı oluşturmak istiyorum. İnsanlar dinlediğinde “Aa, evet bu o!” desinler istiyorum. Bunun için hislerime güvenip devam edeceğim.

Yıldızlarla Dans’tan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Elimde şarkılar var fakat Yıldızlarla Dans’ın nasıl bir geri dönüş alacağı bir sonraki çalışmam için önemli bir pay sahibi. Eğer istediğim gibi yükselirse biraz bu havalarda takılmak istiyorum. Fakat karanlık temaları seviyorum. Bu işten sonra belki de bambaşka bir şey ile karşınıza çıkabilirim. Çok fazla ruh halim değişiyor ve belirsizlik yaşadığım için nasıl bir şey yapacağımı tam bilmiyorum fakat şarkılar gelmeye devam edecektir.

Berk Ezel’e bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Yıldızlarla Dans”ı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.