Röportajlar

Bağımsız Sahne #60 : İlk teklisi “Soğuk”u dinleyicilerle buluşturan Sevil ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin altmışıncı konuğu, çocuk yaştan beri müzikle ilgilenen ve bu bağlamda hem kendi şarkılarını yazan hem de çeşitli şarkıları yorumlayarak tanınan, yayınladığı iki şarkıdan sonra yeni bir başlangıç yaparak kendi eseri ilk teklisi “Soğuk”u dinleyicilerle buluşturan Sevil… Sevil (Sevil Arnoczky) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Soğuk’a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Ben aslında hayata gözlerimi müzikle açtım desem yalan olmaz. Küçüklüğümden beri bütün hedeflerim kendimi müzik ve başka sanatlar eşliğinde ifade edebileceğim sağlam bir kariyerimin olması yönünde. 6 yaşımdan beri şarkı yazıyorum, bu güne kadar yazmış olduğum belki 100’den fazla şarkı vardır. Küçük yaştan piyano ve gitar eğitimi almaya başladım. 2018-2019 arasında İsviçre’de konservatuar hazırlığı eğitimi aldım. Son 2 senedir de konservatuvar hazırlık sürecinde öğrendiklerimi ilerletmeye çalışıyorum ve kendi şarkılarımı kaydediyorum.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Soğuk’un oluşum süreci nasıl gelişti? 

-Soğuk benim 4 sene önce yazdığım bir şarkı. Aslında daha önce iki parça yayınlamıştım fakat bir olay örgüsü kurmak istediğim için Soğuk ile sıfırdan başlamış oldum. Büyük bir kalp/hayal kırıklığı barındırıyor, bu sebeple ilk yazdığım zamanlarda çalıp söylerken üzüyordum kendimi. Çok yakın bir arkadaşımın ısrarıyla 2020’nin sonunda onu hayata geçirmeye karar verdim ama bana başta hissettirdiği duyguları yansıtmasın onun yerine dolu dolu bir soundu olan eğlenceli ve değişik bir şey olsun istedim. Başka şarkılarla da ilgilenirken kaydını birkaç aya yaydığım ve üstüne iyice düşünerek çalıştığım bir şarkı oldu. Kendimi geliştirmek konusunda da attığım büyük bir adımdı, bu yüzden gurur duyuyorum.

Soğuk ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Paylaştığım küçük ailem yani kitlemden olumlu dönüşler aldım ve daha da iyilerini yapmaya inanılmaz motive oldum. Şarkı içindeki bölümlerin birbirinden hep farklı olması herkesin bir favori seçmesini sağladı.

Bununla birlikte düzenlemenizi kendiniz yapıyor ve müziğinizi isminizle bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu?

-Şu anda tarzım ve hedeflerim gereği bağımsız olarak ilerliyorum ve şarkılarımın söz, beste ve aranjesini kendim yapıyorum ayrıca bütün yapımımı kendim sağlıyorum. Bu durum kendime karşı büyük bir sorumluluk hissi de yüklüyor tabi. Çünkü kendimi en iyi şekilde ifade etmek zorundayım ve bu da bir başkasının görevi değil bu yüzden de elimdeki kaynakları iyi kullanmak konusunda sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bazen zor da olsa da kariyerime dair birçok şeyin özgürce üstünde durabilme imkanı veriyor bu da çok yönlü bir sanatçı olarak benim için bir nimet. Kariyerimin ilerleyen yıllarında da bu çok yönlülüğümü göstermek istiyorum. Şu an deneyimlediğim özgürlüğü asıl istediğim özgürlüğe yani anlaşılmaya taşımak istiyorum.

Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmanın sizce bir müzik firması aracılığıyla buluşturmak arasındaki fark nedir? Artıları, eksileri nelerdir?

-Büyük bir fark var gibi gözükse de aslında her zaman öyle değil. İki uç da birbirine çok yaklaşmış durumda, bu yüzden hangisi daha iyi bu tamamen sanatçının isteklerine göre değişiyor. Mesele benim için özgürlük çok önemliydi, bu yüzden bu yola girerken çalışmalarımı sıkışmadığım bir alanda gerçekleştirmek önceliğim oldu. Ama birçok durumda da şirket sanatçının uğraşmak zorunda kaldığı ekstra yükleri kendisi üstlendiği için sanatçı sadece işine odaklanıp belki moral bozabilecek şeylerle uğraşmamış oluyor. Başta belki bir avantaj gibi gözükse de kendi adıma bir şirketle anlaşmam için önce beni gerçekten anladıklarına emin olmam lazım. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Müziğimi dünyanın en güzel şarkılarını yapmaya çalışırkenki yolculuğum olarak tanımlayabilirim. Dünyanın en güzel şarkısı derken de başkasının görüşü olarak değil benim en sevdiğim şarkıyı üretmek çabası. Çünkü herhangi bir şarkıyı yazmaya başlarken “Böyle bir şey olsa ne güzel olurdu!” içgüdüsüyle başlıyorum ve bir bakıma eksikliğini hissettiğim bir şarkıyı hayata geçirmeye çalışıyorum. Tabii ki bu yolda bu şarkıları en az benim kadar sahiplenenler olursa daha mutlu olamam herhalde.

Soğuk’tan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Soğuk aslında hayalimde kurguladığım bir hikayenin açılış şarkısı oldu. Bu açılışla birlikte artık ardı arkası kesilmeyecek bir dünyanın içine davet ediyorum herkesi. Haziran’da Soğuk’un da içinde bulunduğu 4 şarkılık bir EP yayınlayacağım ve devamında sonbaharda 2. EP’nin şarkılarını yayınlamaya başlayacağım. Birbirinden farklı parçalar yaptığım verimli bir yıl geçirmeyi umuyorum. 

Sevil’e bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Soğuk”u tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.