Röportajlar

Bağımsız Sahne #61 : İlk teklisi “Solmuş”u dinleyicilerle buluşturan Bahar Çalışkan ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne köşesinin altmış birinci konuğu, mesleki anlamda farklı bir alanda; Kimya Mühendisliği alanında eğitim görse de, içindeki müzik tutkusuyla hem dersler alan hem de sahne performansları ile bilinen, özellikle Caz alanında sağlam bir eğitimi tamamlayan ve geçtiğimiz günlerde kendi eseri ilk teklisi “Solmuş”u dinleyicilerle buluşturan Bahar Çalışkan… Çalışkan ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Solmuş’a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-“Neler yapmadım ki?” desem daha mı doğru olur acaba bilemedim! 2010 yılında başlayan müzik yolculuğumda birçok müzisyen ile farklı tarzlarda sahne aldım. Caz yoluna düşüp 2017’de İstanbul’a ayak basmam ile birlikte Randy Esen, Sibel Köse, Evrim Ozsuca, Kaan Bıyıkoğlu gibi harika eğitmenler ve sanatçılar ile çalışma fırsatı yakaladım.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve Solmuş’un oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Erkan Zeki Ar ile yollarınız nasıl kesişti?

-Çocukluğumdan beri yazdığım şeyler vardı fakat bunların beste olarak hayatımda yeşermeye başlaması beş yıl önce oldu. Pandemi süreci bolca vakit ayırabildiğim içe dönüş süreci bana şarkılarımı hayata geçirme cesareti verdi. Erkan’ı dört yıldır tanıyorum. “Solmuş”u hayata geçirme isteğimi ilk olarak Necmi Taşkıran (davul) ile paylaştığımda Erkan’ı tavsiye etti ve bir görüşme ayarladık sonrasında da birlikte çalışmaya karar verdik. 

Solmuş ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Şimdilik her şey harika ilerliyor. Gelen yorumlar ve üretmiş olmanın verdiği keyfin tadını çıkarmaktayım.

Solmuş’a Noyan Poyraz Yalçın yönetmenliğinde bir klip çektiniz. Kendisi ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Noyan! Kıymet verdiğim yol arkadaşlarımdan biri de odur. Bu yolculukta çok büyük destekleri olmuştur ve sadece klip değil yolculuk ile ilgili planlar konusunda da bana farklı pencereler açtırmıştır. Noyan ile arkadaş ortamında tanıştık. Sonrasında enerjimiz uyuştu ve arkadaşlığımız devam etti. Klibin oluşum sürecine Noyan ile birlikte karar verdik, sahneler yazdık, çektiğimiz sahneler ve şarkıda anlatmak istediğim meseleyi bütünleştirmeye özen göstererek kurguladık. Dinleyicilerin şarkı ve klip ile ilgili değerlendirmeleri de iyi hissettiriyor.

Bununla birlikte müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturuyorsunuz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu?

-Bu konu biraz “yolda” öğrenilecek bir mesele gibi geliyor şimdilik. Bu şarkı için herhangi bir şirket ile görüşmedim. Bağımsız olarak şarkı yayınlamanın ya da bir müzik firması ile çalışmanın hem eksi hem de artı yönleri vardır diye düşünüyorum. Özgürlük, “PR için ait hissetmediğin herhangi birşeye mecbur bırakılmamak” diyecek olursak, aslında evet yakanızda eller olmadan ilerliyorsunuz ama öbür taraftan da yolunuzu kaybetmeniz olası… İlk teklimde böyle bir yöntem seçtim sadece. Şartlar, özellikle bu dönemde çok değişken; ilerleyen günler bana ne getirir, onu hep beraber göreceğiz. 

Müziğinizi bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmanın sizce bir müzik firması aracılığıyla buluşturmak arasındaki fark nedir? Artıları, eksileri nelerdir?

-Bir önceki soruda değindim, henüz herhangi bir şirketle görüşmedim. “Şartlar nedir, müzisyenlere ne gibi kolaylık ya da ne gibi zorluk çıkarıyorlardır?” çok fikrim yok fakat sanatçı arkadaşlarım tarafından bu konu ile ilgili farklı yorumlar duyduğum oluyor. Sanırım sanatçının beklentisine göre yorum yapılacak bir konu bu. 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Belki farklı tarzlarda müziklerin içinde yer almış olmakla alakalı bir durumdur bilemiyorum ama içimde birçok melodi var, hepsinden bir parça gibiyim. Bir tarafım büyükbabasıyla türkü söyleyen bir Bahar, diğer tarafım batı müziklerinin peşinden koşan bir “ben”… Randy (Esen) bir dersimizde; “Kendin ol, nasıl hissediyorsan öyle söyle, öyle üret!.” demişti. Kendimden her uzaklaştığımda onun bu sözünü anımsamaya çalışırım. Belki de onun bu sözünü anımsayıp, çok farklı hissiyatlarda besteler yapmaya cesaret edebilmişimdir. Randy iyi ki var!

Solmuş’tan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Bir şarkı üretip insanların kalbine dokunmak gerçekten çok kıymetli bir duygu. Paylaşmak için sabırsızlandığım daha çok şarkı var. Bu nedenle “Solmuş”güzel bir kapı oldu benim için. Umarım bu yolculuk iyilik ve güzellik ile denk düşürür beni. Yakın zamanda yeni bir sürprizim olacak.

Bahar Çalışkan’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Solmuş”u tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.