Röportajlar

Bağımsız Sahne #7 : İlk teklisi “Dead Inside”ı dinleyicilerle buluşturan Tukle ile bir röportaj…

Bağımsız Sahne’nin yedinci konuğu, şarkılarını ilk önce YouTube sayfasında dinleyicilerle buluşturmaya başlayan ve ilk teklisi “Dead Inside”ı bağımsız olarak yayınlayan genç Rap sanatçısı Tukle (Egemen Tükle)… Tukle ile, müzik yolculuğunu, teklilerini ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Dead Inside’a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptın? Bununla birlikte Rap ile ilgilenmeye nasıl karar verdin?

-Dead Inside’a kadar olan beş yıllık süreçte Dead Inside dahil beş tanesi kendi YouTube kanalım, diğer ikisi başka kanallarda olmak üzere 7 tane yayınlanabilmiş parçaya imza attım. 2-3 yıl öncesine kadar belli başlı sorunlardan dolayı doğru dürüst bir stüdyo imkanım olmamıştı ki keza daha düzenimi daha yeni oturttuğumu söyleyebilirim. Bununla birlikte aslında Rap ile ilgilenmeye karar vermedim; çünkü çok küçük yaşlardan beri gerek abim gerek dayım sayesinde kulağımda her daim Rap müzik oldu. Yani çok rahatça söyleyebilirim ki 20 yıllık hayatımda neredeyse 17 yıldır bu müzik ile içli dışlıyım. 

•Bir tekli kaydetmeye nasıl karar verdin ve bu bağlamda ”Dead Inside”ın oluşum süreci nasıl gelişti?

-12-13 yaşlarındayken arkadaşlarımla birbirimizi sürekli motive edip internetten bulduğumuz altyapılar üzerine karalamaya başlamıştık; tabi hepsi çok kötü olsa da o an için bizi tatmin ediyordu. Sonra bir gün annem defterlerimin arkalarına yazdığım sözleri gördü ve o an benim için aşırı utanç vericiydi; çünkü sözler o yaşlardaki bir çocuğun aklının ucundan bile geçemeyecek derecede çirkin küfürler barındırıyordu. Haliyle Rap müzik bir süre evde yasaktı ve ben gizli gizli dinlemeye ve yazmaya devam ediyordum, orası ayrı! Liseye geçtiğim dönemde sözlerim artık daha iyiydi, fakat benim istediğim şeyin kendi dilimde değil de İngilizce söz yazmak olduğunu farkettim. Daha sonra kendimi liseden bir arkadaşımın Teslow adlı grubunda buldum o dönemki ingilizcemle “Let It” adında bir şarkı yaptım ve yine şu an için o kadar da iyi olmamasına rağmen bir şeyleri becerebildiğimi anladım. O günden bugüne de her geçen dönemde üzerine bir şeyler koyarak kendimi geliştirerek yaptığım bir önceki işten daha iyisini yapmaya gayret gösteriyorum. Dead Inside da bu sürecin bir parçası oldu böylece.

”Dead Inside” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldın?

-Dead Inside, Spotify ve Apple Music gibi platformlardaki ilk şarkım ve tepkiler beklediğimden biraz daha iyiydi. Hatta Hürriyet gibi köklü bir gazetede Sinem Vural’ın köşesinde kendine yer bile buldu. Tabi dinlenme sayısı çok da yüksek olmasa da benim için çok büyük bir dert değil, sonuçta daha yeni başlıyoruz.

•Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsın?

-Kendimi nasıl hissedersem hissedeyim içerisinde huzurlu olduğumu bildiğim bir ev gibi diyebilirim. İsterim ki beni dinleyen insanlar da müziğim için aynı hisleri yaşasınlar. Bu yüzden müziğimi hep çok çeşitli şekillerde icra etmek istiyorum. Tekdüzelik pek benlik olmadığından insanlara farklı soundlar da duyurmak gibi bir isteğim var.

Bununla birlikte düzenlemelerinizi ve prodüksiyonunuzu da kendin yaptın. Bu bağlamda bu durum sana özgür bir alan sağlıyor mu?

-Aslına bakarsak düzenlemeler ve prodüksiyon bana ait değil. Altyapılarımı internet üzerinden buluyorum ve kendime özel bir stüdyom olmadığı için düzenlemeler de gittiğim stüdyoda kayıtlarımı alan kişiler tarafından yapılıyor. Ama yine de altyapılarımı kendim seçtiğim ve düzenlemeler esnasında fikir alışverişleri yapıldığı için bu durumda özgürlüğüm söz konusu diyebiliriz.

Müziğini bağımsız olarak dinleyicilerle buluşturmanın sence bir müzik firması aracılığıyla buluşturmak arasındaki farkı nedir? Artıları, eksileri nelerdir?

-Müziğimi bağımsız olarak yapıyor oluşumun en büyük artısı bahsetmek istediğim hiçbir şeyin kısıtlanmıyor oluşu zaten bir sanatçı olarak isteyebileceğim başka bir şey yok. Tabi beni kısıtlamayacak bir şirket ile birlikte bu yolda ilerlemek de çok güzel olurdu. Sonuçta her ne kadar sanat sanat için olsa da yaptığım sanatın daha büyük kitlelere ulaşmasını isterim ve hayatımı bu şekilde idame ettirebilmek çok güzel olurdu.

•Dead Inside’dan sonra yapmayı düşündüğün çalışmalar var mı?

-Kesinlikle. Hatta 2 Şubat’ta “YO!” isimli yeni bir teklim daha yayınlanacak; bununla da yetinmeye düşünmüyorum ve yeni bir tekli üzerinde daha çalışıyorum. Hatta eğer işler planladığım gibi giderse yaz ayında bir de albüm gelebilir.

Tukle’ye bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. Dead Inside, tüm dijital platformlarda!