Müzik

Günümüzün başarılı gitaristlerinden Cihan Tanrıverdi ile bir röportaj…

İlk albümü ‘Mayranuş’u geçtiğimiz Temmuz ayında Kalan Müzik etiketiyle dinleyiciyle buluşturarak kendi alanında yılın en başarılı çalışmalarından birine imza atan, genç yaşına rağmen şimdiden epey başarılı işlere imza atan ve atmaya devam eden başarılı gitarist Cihan Tanrıverdi ile Bi’Kuble için şu ana kadar olan müzik yolculuğunu, albümünü, Kesmeşeker’e dahil oluşunu, gelecek projelerini konuştuk.

Öncelikle ilk albüm fikri nasıl gelişti, albüme kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

-Merhabalar, Bi’Kuble takipçilerine selamlar; yolculuk, küçük bir çocukken gitara olan hevesimle başladı. 8-9 yaşlarındaydım, büyük ağabeyim Cem Tanrıverdi gitar almıştı fakat doğru düzgün öğrenemeden Almanya’ya gitmişti ve gitarı bana kalmıştı. Biraz asosyal büyüdüm çünkü sürekli evde gitar çalmaya çalışıyordum, dinlediğim müzikleri çıkarmaya çalışıyordum. Bir gitar hocam yoktu, yavaş ilerliyordum.Küçük ağabeyim Hakan Tanrıverdi müzik okuyordu ve bulduğu gitar metodlarını , gitarist albümlerini , rock , jazz gibi müzik yapan grup ve sanatçıların albümlerini bana getiriyordu, çocukluğum onlarla boğuşmakla geçti : ) Müzikal temelimi ağabeyime borçluyum. Sonrasında öz ağabeyim gibi olan kendisinden bir çok şey öğrendiğim Olcay Bozkurt’la tanışmamla birlikte profesyonel müzik hayatım başladı. Çeşitli projelerde , konserlerde , albüm kayıtlarında çalmaya başladım.

Üniversitede müzik teorisi hocam Özgür Ulusoy’la tanıştığımda ise Rönesans dönemim başlamış oldu : ). 20 yaşıma geldiğimde gerek müzikal gerek hayat tecrübesi anlamında çok şey biriktirmiştim ve ev stüdyomu kurup kendi bestelerimi tasarlayıp kaydetmeye başladım. Parçalar çoğaldıkça albüm fikri de doğmuş oldu.

Kalan Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Albümü tamamlayınca aklımda tek şirket vardı o da Kalan Müzik’ti. Dinlediğim çoğu albüm Kalan Müzik etiketi taşıyordu bu da duygusal bir bağa yol açmıştı bende. Bestelerimdeki modernize edilmiş etnik algının Kalan Müzik’e uygun olduğunu düşünüyordum. Ağabeyim Olcay Bozkurt, beni Hasan Saltık’la tanıştırdı ve Kalan Müzik serüveni böylece başlamış oldu.Tanışmaya gittiğimizde tesadüfen Ahmet Aslan ve İrfan Alış’ın orada olmaları daha da ilginçti; ayaküstü referans olmuşlardı bana sağ olsunlar : )  

Albüm ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Geri dönüşler çok iyi , ülkemiz dışında İngiltere, Brezilya , Rusya gibi ülkelerden mesajlar aldım, aldığım tüm tepkiler olumluydu , müzik yazarı Murat Beşer tarafından hazırlanan 2017’nin En İyi Rock Albümleri listesine girdim. Gitarist radyo programından Okan Meriç , müzik yazarı ve Maximum Rock radyo programından Güven Erkin Erkal , Gitar Koçu – Aytek Akçakaya, Alpay Şalt gibi kıymetli ağabeyler desteklerini esirgemediler. Fakat bir kesim görmezden geldi : ) Elle tutulur bir iş yapamadıkları halde ortalıkta görünen egolu bir kesim , selamlar : )

Günümüzde CD olarak yayınlanan albüm sayısı azalırken ve birçok albüm CD şansı bulamadığı ve dijitalde görülen ilgiye orantılı olarak CD basımı yapılan bir dönemde albümünüz CD olarak da dinleyiciyle buluştu. Bu bağlamda albümün CD olarak da dinleyiciyle buluşması sizin mi yoksa firmanızın isteği miydi? Siz bir dinleyici olarak müziği genellikle hangi kanaldan dinliyorsunuz? (CD, Dijital Platform vs.)

-CD formatı benim ilk isteğimdi çünkü bir albümü elinizde tutmak farklı bir his, içeriğine bakmak , çalanlar vs. Fakat ben teklif etmeden Hasan Saltık bir miktar bastı CD olarak.Eskisi gibi insanlar CD almıyor; buna ben de dahilim.Ben öncelikle dijital platformlardan dinliyorum, hoşuma giden bir albüm ise sonrasında gidip CD olarak alıp dolabıma koyuyorum.

Sizce albüm CD olarak mı yoksa dijital platformlara eklenince mi daha çok duyuldu?

-Dijital platformlarda daha çok duyuldu, bir çok yerde paylaşıldı çünkü.Müzik marketlere gidip reyon gezen insanlar az olduğu için oradan çok duyulduğunu düşünmüyorum ya da ben dikkatlerini çekememişimdir : ) Malum enstrümantal albüm olduğu için çok satanlar listesine giremedim : )

Şu anda aynı zamanda Kesmeşeker grubunda da yer alıyorsunuz. Cenk Taner ile yollarınız nasıl kesişti?

Kesmeşeker Kadıköy grubudur bilirsiniz. Bir gün üniversiteden hocam Özgür Ulusoy ile Kadıköy’de gezerken tesadüfen Cenk Taner’le karşılaştık. Sohbet muhabbet derken o dönem gitaristlerinin ayrıldığını ve gitarist aradığını söylemişti.İyi bir tesadüf oldu diye düşünüyorum masada başlayan muhabbetimiz şu an konserlerde , sahnelerde devam ediyor. Kesmeşeker‘i abim dinlerdi ve ben çocukken getirdiği albümler arasında Kesmeşeker albümleri de vardı. Şu an Kesmeşeker kadrosunda olmak benim için onurdur.

Bu albümden sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Şuan için tek isteğim albümümün konserlerini yapmak . 4 farklı ekiple çalıyorum ( Kesmeşeker , Ozbi , Emre Sertkaya, Ahmet Aslan) ve üniversite okuyorum bir taraftan. Yoğunluktan fırsat bulup kendi konserimi yapamadım henüz. Bu yılın sonlarına doğru yeni albümüme başlamayı düşünüyorum daha sıkı bir şekilde. Çünkü albümdeki parçalar ilk dinleyenler için yeni olsa da benim 3-4 sene önce yaptığım çalışmalardı ve çok şey değişti o günden bugüne.Umarım çok daha iyi işler çıkarabilirim , hedef büyük … : )

Cihan Tanrıverdi’ye bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. Cihan Tanrıverdi’nin ‘Mayranuş’ albümünü tüm müzik marketlerde ve dijital platformlarda bulabilirsiniz.