Adil Anıl… Zaman içinde dinleyicilerle buluşturduğu alternatif tınılı kendi eseri şarkılarla bir dinleyici kitlesi edinmeyi başaran Anıl, kariyerine aynı başarı ile devam ediyor. En son yeni teklisi “Görsem Dibi”yi Hoze etiketiyle dinleyicilerle buluşturan Adil Anıl (Adil Anıl Aygün) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, yeni teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle “Piramit”e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?
-Aslında çocukluk diyebileceğim bir dönemde, 15-16 yaşlarımda söz yazmaya başladım. O yaşlarda daha çok iç dökme, kendimi ifade etme amacıyla yazıyordum. Şarkı formuna kavuşmaları biraz daha geç oldu, 18’imden sonra ilk bestelerimi yaptım diyebilirim. Üniversiteye, yani Boğaziçi’ne girmemle birlikte bu müzikal serüven farklı bir boyut kazandı. Burada hem solo olarak hem de bir grupla sahneye çıkma fırsatım oldu. Üniversite ortamında, kulüpler aracılığıyla ve bağımsız etkinliklerde verdiğimiz konserler bana sahnede nefes almayı öğretti. İlk başta biraz çekingen biriydim, şarkılarımı insanlarla paylaşma konusunda tereddütlerim vardı. Fakat o sahneler sayesinde özgüven kazandım, kendimi bir müzisyen olarak görmeye başladım. O dönemde yaptığım şarkılar olgunlaşarak, ileride yayınlayacağım projelerin temelini oluşturdu.
Sizi çoğu dinleyici Olta 5 albümünde yer aldığınız “Piramit” ile duydu. “Piramit”in oluşum süreci nasıl gelişti? Piramit ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-Olta benim için bir şans kapısıydı. Peyk’in solisti İrfan (Alış) abiyle tanışmam ve ona şarkılarımı dinletmem bu sürecin başlangıcı oldu. O, bana şarkılarımın bir albümde yer bulabileceğini söyleyince inanılmaz heyecanlandım. “Piramit” aslında benim için bir sistem eleştirisi. Olta’nın amacı da zaten bağımsız müzisyenlerin sesini duyurmasıydı; bu yüzden “Piramit” hem içerik olarak hem ruh olarak o albümle çok örtüştü. Dinleyiciden de güzel geri dönüşler aldım. Hatta albümün en çok paylaşılan, konuşulan şarkılarından biri oldu diyebilirim. Benim için bir çıkış noktası oldu.
Düzenlemelerinizi bir arada üstlendiğiniz kemik ekibiniz Altay Bayraktar, Seçkin Çalışkan ve Mert Gül ile yollarınız nasıl kesişti?
-Altay ve Mert ile tanışmamız 2021 yılına dayanıyor. İlk tanıştığımız andan itibaren enerjimizin tuttuğunu hissettim. Sahneye çıktığımızda, onların katkısı hem müzikal hem duygusal anlamda çok değerli. Bazen bir şarkının seyrini küçük bir dokunuşlarıyla değiştirebiliyorlar. Seçkin ile de 2025 başında çalışmaya başladık. Prodüksiyon tarafında tüm yükü sırtlayan kişi o. Onunla birlikte şarkılarım çok daha modern bir sound’a kavuştu. Ve en önemlisi, bu insanlar sadece çalışma arkadaşım değil, çok yakın dostlarım. Boğaziçi’nde yollarımızın kesişmesi tesadüf değildi diye düşünüyorum. Üniversite hayatım bana sadece bir eğitim değil, bir aile de kazandırdı.
Art arda pek çok tekli yayınladınız, bu teklilerle ilgili özellikle hangi teklileriniz dinleyicilere daha çok ulaştı ve daha çok geri dönüş aldınız?
-Son dönemde çıkan P.D.K., Yazık ve Görsem Dibi aslında üç farklı ruhu barındırıyor. “P.D.K.” biraz daha hikâye anlatıcılığına yaslanan, ironik ve eleştirel bir şarkı. “Yazık” çok daha duygusal, yalnızlık ve gurur üzerine kurulu bir şarkı. “Görsem Dibi” ise sound olarak yepyeni bir yola girdiğim işlerden biri. Daha modern altyapılar, elektronik öğeler denedim. Dinleyicinin ilgisine bakarsak “Görsem Dibi” listelere daha çok girdi, daha çok paylaşıldı. Ama çekirdek dinleyici kitlesi, sözler üzerinden bağ kurmayı sevdiği için “Yazık”ın duygusunu daha çok sahiplendi.
İlk EP çalışmanız “Tam Ortasında Hiçin”in oluşum süreci nasıl gelişti? Tam Ortasında Hiçin‘deki şarkılarla ilgili ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“Tam Ortasında Hiçin” bence benim için çok kişisel bir çalışma. Yalnızlık, kaybolmuşluk duygusu… Aslında hepsi belli bir dönemimin yansımaları. Bu EP’deki şarkılar farklı zamanlarda yazılmış olsa da, onları bir araya getirince bir bütünlük oluştu. Sanki aynı hikâyenin farklı bölümleri gibi. Prodüksiyon sürecinde de buna dikkat ettik, sound’da bir birliktelik yaratmaya çalıştık. Albüm, çok geniş kitlelere ulaşmasa da dinleyebilme fırsatı bulanlar gerçekten sahiplendi. “Huzursuzum” özellikle en çok sevilen, en çok geri dönüş alan parça oldu.
2025 ile birlikte Hoze firmasına geçtiniz. Hoze ile yollarınız nasıl kesişti?
-Hoze ile tanışmam biraz tesadüf ama çok doğru bir zamanda oldu. Emre Fel orkestrasında çalan arkadaşlarım aracılığıyla tanıştık. Bir araya geldiğimizde enerjimiz tuttu ve kısa sürede iş birliğine dönüştü. Hoze ile birlikte çalışmak bana sadece profesyonel bir ekip desteği değil, aynı zamanda yeni bir vizyon da kazandırdı. Artık işlerimi daha geniş kitlelere ulaştırmak, daha doğru bir planlama yapmak mümkün hale geldi. Onlarla çalışmaya başlamamı bir dönüm noktası olarak görüyorum.
2025’teki ilk tekliniz “P.D.K.”nin oluşum süreci nasıl gelişti? P.D.K. ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“P.D.K.” aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir hikâyeyi sonunda şarkıya dönüştürdüğüm bir iş. Daha ironik, daha keskin bir dile sahip. Bunu yaparken farklı bir vokal tavrı da denedim. Dinleyiciden gelen geri dönüşler de ilginçti, kimi bu şarkıda kendini çok buldu, kimi de alıştığı Adil Anıl’ın dışında bir şeyle karşılaştığını söyledi. Bu çeşitlilik hoşuma gidiyor çünkü müzikal olarak bir yerde sabit kalmak istemiyorum.
2025’teki ikinci tekliniz “Yazık”ın oluşum süreci nasıl gelişti? Yazık ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“Yazık” aslında tek bir cümleyle başladı: “Dokunmadın, yarım kalan bitmez diye.” Bu söz etrafında şarkı büyüdü. Yarım kalmışlık, gururun insanı yavaş yavaş pişmanlığa sürüklemesi… Hepsi şarkının omurgasını oluşturdu ve sonunda, aslında kişinin kendine dönüp “Yazık, bana” demesiyle tamamlandı. Dinleyici bu şarkıya çok güçlü bir duygusal bağ kurdu. Bana gelen mesajlardan, insanların kendi hikâyelerini “Yazık”ta bulduklarını gördüm. Bu da şarkının yolunu bulduğunu gösteriyor.
Yeni tekliniz “Görsem Dibi”nin oluşum süreci nasıl gelişti? Görsem Dibi ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
-“Görsem Dibi” benim için müzikal çizgimde bir değişim noktası oldu. Daha önceki alternatif tınıların üzerine kurulu şarkılarımdan farklı olarak, bu kez şarkıyı daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir formda kurguladık. Ama sözlerde yine benzer bir damar var: Aşk, bağlılık, fedakârlık. “Ben dibi görsem de seni üzmem” fikri etrafında şekillendi. Dinleyiciden aldığım geri dönüşler çok olumlu oldu, özellikle farklı altyapıyı çok beğendiler. Çalma listelerine girmesi, yeni dinleyicilerle buluşması da şarkının yolunun açık olduğunu gösteriyor.
Ayrıca düzenlemelerinizi kendi ekibinizle birlikte yapıyorsunuz, bu bağlamda kendi ekibinizi oluşturup düzenlemelerinizi üstlenmek size yapmak istedikleriniz anlamında özgür bir alan sağlıyor mu?
-Kesinlikle sağlıyor. Bir şarkının sadece sözünü ve müziğini değil, düzenlemesini de kontrol edebilmek çok önemli bir özgürlük. Ekip olarak birbirimizi çok iyi tanıdığımız için, kimin neyi nasıl yapacağını önceden hissediyoruz. Bu da yaratıcı süreci hızlandırıyor. Aynı zamanda benim için bir güven alanı. Bir şarkıyı istediğim gibi yönlendirebilme şansım var. Bu da aslında müzikal kimliğimin oturmasını sağlıyor.
Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?
-Benim için şarkı, öncelikle bir hikâye anlatma biçimi. Dolayısıyla müziğimde sözler hep önde. Dikkat çekici, düşündürücü, bazen ironik, bazen çok kırılgan sözler yazıyorum. Müzikal anlamda tek bir janrla sınırlı kalmak istemiyorum. Singer-songwriter damarından geliyorum ama pop, indie, rock ve elektronik unsurları da deniyorum. Aslında benim müziğimi tanımlayan şey; hangi formda olursa olsun, duygunun ve sözün merkezde olması.
Görsem Dibi’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?
-Evet, kesinlikle. Benim en büyük hedefim hiç durmadan üretmeye devam etmek. Şu an hazırladığımız birkaç tekli var. Belki de bunları bir EP’de toplarız. Farklı sound denemeleri yapmaya da devam etmek istiyorum. Ama her şeyden önemlisi; şarkılarımı dinleyicilerle paylaşmayı sürdürmek. Çünkü ben ancak şarkılarım dinlendiğinde, onların başka hayatlara dokunduğunu gördüğümde tamamlanıyorum.
Adil Anıl’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Görsem Dibi”yi tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.












Yorum Ekle