Röportajlar

İlk albümü “İçimize Doğru”yu dinleyicilerle buluşturan Öykü Aras ile bir röportaj…

Öykü Aras… Çok yönlü bir sanat insanı olarak hem Fransa’da almış olduğu Güzel Sanatlar eğitimi doğrultusunda kilden ve heykelden yaptığı heykellerle, hem de ses ile müzik alanında yaptığı çalışmalara devam ederken, solo müzik kariyeri için önemli bir adım atarak usta müzisyen Şevket Akıncı prodüktörlüğündeki ilk albümü “İçimize Doğru”yu geçtiğimiz haftalarda Shalgam Records etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu. Aras ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, albümünü, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk. (Fotoğraflar : İmge Türüdü, Edit : Alp Öz)

Öncelikle İçimize Doğru’ya kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?    

-Lise dönemimde şarkı söylüyor ve gitar çalıyordum. Üniversitedeyken müzikten epey uzaklaştığım bir dönem oldu ancak sonrasında aldığım ses dersleriyle birlikte doğaçlama ses ve vokal üzerine çalışmaya, düşünmeye ve kendi sesimle tekrar bağ kurmaya başladım.

Bir albüm yayınlamaya nasıl karar verdiniz ve bu bağlamda İçimize Doğru’nun oluşum süreci nasıl gelişti? Prodüksiyonunuzu üstlenen Şevket Akıncı ile yollarınız nasıl kesişti?

-Türkiye’ye döndükten ve hayatımda dönüm noktaları diyebileceğim, katıldığım iki inzivadan sonra o zamana kadar biriktirdiğim sözler ve melodiler birleşmeye, şarkı formlarını almaya başladılar. Bu şarkıların demoları üzerinde bir süre çalıştıktan sonra, özellikle doğaçlama müzik alanındaki çalışmalarından tanıdığım ve severek takip ettiğim müzisyen ve prodüktör Şevket Akıncı ile bu demoları paylaştım ve hemen sonrasında beraber çalışmaya karar verdik.

Albümünüzde size başarılı bir müzisyen kadrosu eşlik etti. Bu kadronun bir araya gelmesi nasıl gelişti? Bu bağlamda özellikle düzenlemelerde yer alan Zeynep Oktar, Cansun Küçüktürk ve Nihal Saruhanlı ile yollarınız nasıl kesişti?

-Şevket Akıncı, prodüksiyon sürecinin başında aramıza müzisyen dostları Zeynep Oktar ve Nihal Saruhanlı’yı dahil ederek ana ekibimizi oluşturmuş oldu dolayısıyla albümün yarattığımız dünyasına Akıncı ile beraber ikisinin de büyük katkıları oldu. Şevket Akıncı’nın bir diğer müzisyen dostu Cansun Küçüktürk ise, albümün akustik tınıları olan son parçası Karanlığın İçinden’i kaydedip düzenlemeyi kabul etti ve parçaya kendi güzel yorumunu kattı.

Albümden önce ilk olarak “Uyan”ı tekli olarak yayınlama fikri nasıl gelişti ve şarkı ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Uyan’ı, albümün dünyasına dair birçok renk ve doku taşıdığı için albümden önce yayınlamaya karar verdik ve parçaya Volkan Ergen yönetmenliğinde bir klip çektik. Şarkının özgünlüğü ve harekete geçiriciliği ile ilgili güzel geri dönüşler aldık.

Shalgam Records ile yollarınız nasıl kesişti?

-Albümün çıkışı için plak şirketi arayışındayken müzisyen arkadaşlarımın tavsiyesiyle albümü Shalgam Records’a yolladım. Sevgili Ulaş Şalgam ile haberleştik, albümü çok beğendiğini ve yayınlamak istediğini söyledi. Shalgam Records’ın dürüst, samimi yaklaşımından ve etiketini taşıyan diğer albümlerin müzikalitesi ve çeşitliliğinden dolayı bünyesinde olmaktan mutluluk duyuyorum.

İçimize Doğru ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Albümün gerçekten de içsel bir yolculuğu hissettirdiğine dair yorumlar alıyorum. Anlamın bu denli şeffaf bir şekilde karşıya geçebiliyor oluşu beni mutlu ediyor. Genellikle derin, rahatlatıcı, özgün, özgür, zengin bir prodüksiyon olduğunu paylaşıyor dinleyenler.

Albümün kapağında Nazlı Gürlek Hodder’in “İçeride” isimli eseri yer aldı. Kendisiyle yollarınız nasıl kesişti ve albüm kapağıyla ilgili de nasıl geri dönüşler aldınız?

-Sevgili Nazlı Gürlek Hodder, yıllar önce katılımcısı olduğum Mamut Art Project sergisindeki heykellerimi sosyal medyasında paylaşmıştı. Benim de kendisinden ve eserlerinden bu şekilde haberim oldu. Eserlerini incelemeye başladığımda kendisiyle albüm kapağıyla ilgili iletişime geçtim, portfolyosunda gördüğüm ‘Inside’ eserine aşık oldum ve hemen albüm kapağında hayal ettim. ‘Inside’ı görenler onu birçok organik şekle, beyin, rahim, akciğer gibi organlara benzetiyorlar. Sanatın en güzel taraflarından biri bakan kişiye ayna olması. Dolayısıyla, yorumun anlatılmak istenenle örtüşmesinden ziyade karşı tarafta uyandırdığı özgün hisleri ve etkileri önemsiyorum. Ben ise, ’Inside’ın hem ismiyle, hem şekli ve renkleriyle, hem de manasıyla albümü tamamladığını ve ona görsel bir boyut kazandırdığını düşünüyorum. 

Uyan’a Volkan Ergen yönetmenliğinde bir klip de çektiniz. Kendisiyle yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Volkan Ergen daha önce Şevket Akıncı ve yakın çevreden birçok müzisyen ile çalıştığı için kendisinin üretimlerinden haberdardım ve işlerini severek takip ediyordum. Haberleştik, klip için “Uyan”da karar kıldık. Alt açı çekim tekniğini kullanmayı ve bazı sahneleri su altında çekmeyi önerdi. Bu fikirleri benim de hoşuma gitti ve üç gün süren çekimlere başladık. Montajı gördüğümde yakaladığımız estetiğin anlatmak istediğimle ne kadar örtüştüğünü fark ettim. Alıştığımızın dışında bir bakış açısı kullanarak kadın varlığını kutlayıcı, güçlendirici bir dil yakaladığımızı düşünüyorum. Klibe güzel tepkiler gelmeye devam ediyor.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız? Bu bağlamda güzel sanatlar üzerine eğitim ve tecrübeniz, müziğinizdeki yaratınıza da katkı sağlıyor mu?

-Güzel sanatlar eğitimimi özgür ve disiplinlerin iç içe geçtiği bir ortamda aldım. Bu deneyim bana özgünlüğü yargılamamanın önemini öğretti. Tüm bu sürecin müzik üretimime elbette katkısı olmuştur. Kendi müziğimi ise çıplak, derin, duyusal olarak tanımlayabilirim.

İçimize Doğru’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Tabii, yeni şarkılar ve multidisipliner projeler olabilir. En yakın zamanda sizlerle de paylaşmayı diliyorum. 

Öykü Aras’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “İçimize Doğru”yu tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.