Röportajlar

İlk albümü “Nefeslenişler”i dinleyicilerle buluşturan müzisyen Serdar Kastelli ile bir röportaj…

Serdar Kastelli… Nefesli çalgılar ile başlayan müziksel yolculuğuyla pek çok çalışmaya eşlik eden ve kendi projesi “Nefeslenişler”i Garaj Müzik etiketiyle bir albüm haline getiren Kastelli, bu bağlamda yılın kendi alanındaki başarılı albümlerinden birisine imza attı. Ayrıca halen Ege Üniversitesi Konservatuvarı’na öğretim görevlisi olarak akademik yaşantısına devam eden Kastelli ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, “Nefeslenişler”i, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle Nefeslenişler’e kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda konservatuvar eğitiminiz size müziksel anlamda neler kattı? 

1974’te Gaziantep’te doğdum. Babam Mahmut Kastelli iyi bir müzikseverdi. Bu nedenle evimizde müzik sesi daima olurdu. Ortaokul yıllarında “ney” ile tanıştım. Sadece üflemeyi öğrenmiştim fakat dersler bitince o süreçte kaldı. 1992 yılında, Gaziantep Üniversitesi, Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın Türk Halk Oyunları Bölümünü kazandım. Meslek Çalgısı seçimlerinde “ney” enstrumanına en yakın olan “kaval”ı seçtim. Erken yaşta kaybettiğimiz değerli hocam Arif Haznedaroğlu’yla kaval üzerine çalıştık. Aynı dönemde müzikolog Yılmaz Kale ile Ney üfleme teknikleri ve klasik tavır çalışmaları yaptık. Bu sayede, nefesli çalgıları ile aramda büyük bir bağ olduğunu keşfettim. Çok sevdiğim bu çalgılarla gece gündüz çalıştım. İlk yıllarda stüdyo deneyimlerimle birlikte her tür çalışmaya eşlik etmek benim için daha büyük bir anlam taşıdı. Kısacası bu çalgılar, geleneksel icra teknikleri ile birlikte benim müzikal belleğimde olan ve gelişen bir müzik tarzı bağlamında kendime özgü bir anlayışla şekillenmeye başladı. 1993 yıllarında yan flüt ile tanıştım. Bu çalgıda benim için olmazsa olmaz bir enstruman olmaya başladı. Kasetlerden dinleyerek öğrendiğim bu çalgıda benim duygularımı anlattığım yolda farklı bir araç oldu. Daha sonra 1996 yılında Ege Üniversitesi, Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, Türk Halk Oyunları Bölümüne geçiş yaptım. İzmir’de o yıllarda çok beğenilen Turkuaz Folk Topluluğu ile konserler ve TRT’ye kayıt çalışmaları yaptık. Farklı nefesli çalgılar arayışlarımın sonucunda, yurtdışına gittiğimiz festivallerde tanıştığımız müzisyenlerden ve değişik ülkelerden kendilerine özgü nefesli çalgıları edinmeye akabinde icra etmeye başladım. 1999 yılında Etnik-jazz türünde ürünler veren bir gurup olan “Su’ya Türkü” gurubuyla arşivlik bir albüm yaptık. 2000 yılında erken kaybettiğimiz Nihat Aydın önderliğinde iki adet albüm yaptık. 2003 yılında Ege Üniversitesi, Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, Türk Halk Oyunları Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yapmaya başladım. 2004’te Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Kısa Film Festivalinde “En iyi film müziği” ödülü ve 2007’de “Halıcı Bilgisayarla Beste Yarışmasında” ‘Diploma’ isimli bestemle ikincilik ödülü aldım. Bir çok müzik albümünde, dans tiyatrosu müziklerinde ve Türk Halk Oyunları müziklerinde besteci, aranjör, yönetmen ve enstrümanist olarak yer aldım.2003’den beri Ege Üni. Konservatuvar’da öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayım. Konservatuvar’da olmak müziğin sanatın içinde olmak demektir. Ben ve çevremdeki müzisyen dostlarım her an müzik düşünen ve uygulayan sanatçılarız. Konservatuvar müziğin dilini öğreten, bakış açınızı geliştirip ufkunuzu açan bir yerdir. Çok değerli hocalarım oldu ve emekleri için çok teşekkür ederim. 

Nefeslenişler projesinin oluşum süreci nasıl gelişti ve konserleriniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

“Nefeslenişler” , 2000 yılında Ege Üniversitesinde yaptığım bir “Serdar Kastelli Trio” çalışması ile başladı. Klavye’de Serkan Yeşilyurt, Davul ve perküsyonda Alper Kekeç isimli sanatçılarla ilk konseri yaptık. Bu konserde aldığımız beğeni ve alkışlar beni çok umutlandırdı ve motive etti. Bu konserde yaptığımız müzik, aslında Nefeslenişler’in provası oldu. 2014 yılında doktora/sanatta yeterlik çalışmamda kendi aranjelerimi ve bestelerimi harmanlayarak bir konser yaptım. Akabinde diğer konserde “Nefeslenişler” ismini verdiğim konserler dizisi başladıDaha sonra İzmir, Gaziantep, Afyon, Eskişehir, İstanbul, Kuşadası ve Kütahya gibi şehirlerde sempozyum, festival ve üniversitelerde şu ana kadar 15 adet konser yaptım. Konserlerimde Emre Oral Burç, Adil Çete, Ergün Pala, Özgür Çelik, Çandar Aşkın, Uğraş Önal Burç, Sami Hosseini gibi sanatçılar benimle sahnede müziğimi paylaştılar. Her konserde gerçekten çok olumlu geri dönüşler aldım. İnsanlar ilk defa bu tarzda bir müzik dinlediklerini, hem keyifli vakit geçirdiklerini, hatta meditasyon veya yoga yapmış gibi rahatladıklarını belirttiler. Zaten “Nefesleniş”lerin iki anlamı var. Biri nefesli çalgılar anlamında diğeri şu koşuşturmalı dünyada, dinleyicilere bir nefeslenme molası yaşatmak…

Nefeslenişler’in bir albüm halini alması nasıl gelişti? Bu bağlamda Garaj Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

Albümdeki Demdeyim isimli şarkım, benim 19 yaşında yaptığım ilk bestem. Bu özelliği ile bende yeri çok özel. Basit bir temadan oluşan bu şarkı geçen yıl aranje edip bir sanatçı dostuma okutmuştum. Aslında bu esere söz yazdım fakat nefeslenişler albümünde sözleri ney ile icra ettim. Madımak yine 2000’li yıllardan kalan bir çalışmamız. Serkan Yeşilyurt çok güzel bir akor yürüyüşü yarattı. Üzerine ben ve icra eden sanatçılar şarkıyı Folk-Blues karışımı hale getirdik. Aşk Bestesi, bir filmden esinlenerek ürettiğim bir eser oldu. İlk tema müziğini Özgür Çelik, ikinci tema müziğini ben besteledim. Kalıntılar isimli şarkı ilk kayıt yaptığım şarkıdır. İlk tema müziği Ergün Pala’ya aittir. Ben hızlı bölümünü ekledim yeni bir eser olarak müzikseverlere sunduk. Bahsettiğim gibi uzun yıllarla birlikte Anadolu’dan ve dünyanın çeşitli ülkelerinden topladığım bu özel nefesli çalgılarla albüm yapma fikri son on yıldır vardı. Fakat şarkıların ve benim aranje anlayışımın pekişmesini bekledim. Bu bağlamda sanatçı dostum Bora Duran’ın bana olumlu yönde baskı yapması ile daha da hızlandı. Kendisi uzun yıllardır birlikte müzik yaptığımız, Türkiye’nin tanıdığı ve çok güzel çalışmaları olan bir sanatçıdır. Türkiye’nin en iyi ve kaliteli müzik firmalarından olan Garaj Müzik yetkililerine çalışmalarımı gönderdim. Onlar da beğenince albüm konusu gündeme geldi.

Albümde başarılı bir müzisyen kadrosu da size eşlik ediyor. Kadronun bir araya gelmesi nasıl gelişti, bu bağlamda vokalde Bora Duran ve erbanede Sami Hosseini’nin yer aldığı birer eserin oluşumu nasıl gelişti?

Eserleri klasik bir aranje anlayışı ile düzenlemedim. Melodilerin ön planda olduğu eserlere, nefesli çalgıların duygusunu vermeye çalıştım. Fakat bazı eserlerde aranjenin üzerine melodiler besteledim. Bu noktada albüme eşlik eden sanatçı dostlarımın müziğime çok büyük katkıları oldu. Kadronun geneli, benim hep birlikte müzik yaptığım dostlarım. Bora Duran’dan bir şarkıda bana katkı sunmasını istedim. Kendisi “Saygımdan” adlı şarkıda sesini bir enstruman gibi kullanarak müziğime can verdi.  Sami Hosseini, İran’dan gelen bir Erbane ustası. Kendisi hem yapıyor hem de çalıyor. Duygusal anlamda bütünleştiğimiz bir eser olan “Def-u Zambur” isimli şarkıyı yaptık. Sahnede devamlı çaldığımız ve oldukça beğeni aldığımız bir çalışma. Hücum kayıt yaptığımız bu kayıta, efektif gerimli sesler ekledim. Ayrıca ritm sample ile erbaneyi güçlendirdim. Çok depresif-gergin bir film müziği gibi güçlü bir eser oldu.

Nefeslenişler albümü ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

Çok güzel tepkiler aldım. Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu bu zor günlerde dinleyicilerim, müziğimi dinlediklerinde farklı dünyalara gittiklerini belirttiler. Gözlerini kapatıp kendilerini müziğe ve özellikle nefesli çalgılarımın sesine, tonuna verdiklerini söylediler. Farklı bir tarzım olduğunu ezgilerin çok tanıdık geldiğini ve dünya müziği dinliyormuş hissi oluştuğunu söylediler. Bu güzel düşünceler beni çok mutlu etti.

Albümünüzün düzenlemesini de siz üstlendiniz. Bu bağlamda bu durum size özgür bir alan sağlıyor mu?

Kesinlikle özgür olduğumu hissettiriyor. Hiçbir kaygı gütmeden müziğimi yaptım. Ayrıca hayalinizdeki ve aklındaki müziği başka bir kişiye sözlü anlatmak kadar zor bir şey yoktur. Bu anlamda düzenlemeleri hem kendim yapmak istemiştim. 22 yıldır kayıt sistemleri ve aranje ile uğraşıyorum. Studyo ekipmanlarım var. Başka bir kişiye bağımlı olmamak benim için büyük bir şans. Ayrıca 2014 yılında, Afyon Kocatepe Üniversitesi Müzik bölümünden Doktora/Sanatta Yeterlik eğitimimi tamamlayıp ünvanımı aldım. Kısacası Müzik doktoruyum. Teknik olarak her tarz müziği yapabilir durumdayım. Bu durum beni oldukça mutlu ediyor.

Nefeslenişler, CD olarak da yayınlandı. CD olarak yayınlanması sizin mi yoksa firmanızın mı isteği oldu?

Evet CD olarak yayınlandı. Şu an bütün müzik marketlerde var. Ben uzun yıllardan beri kaset-cd satın alır, dinlediğim bütün sanatçıları takip ederim. Dostlarım, benim büyük ve özel bir müzik arşivimi ve çalgı koleksiyonumu bilir. Kısacası müzik marketlerde çok süre geçirdim ve kendi albümümü hep raflarda görmek istedim. Nitekim şu anda Serdar Kastelli “Nefeslenişler” albümümü raflarda gördüğüm için son derece mutlu ve gururluyum. Garaj Müzik ailesine bana bu mutluluğu yaşattığı için çok teşekkür ederim.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

Kendi müziğimi, yıllarca dinlediğim ve özümsediğim onlarca tarz, binlerce albümün harmanıyla, eğitimimin ve hayalimdeki müziğin karışımı olarak görüyorum. Fakat tarz olarak World-Music, Meditasyon, Relax ve Anadolu Müziği kategorisinde yerini aldığımı düşünüyorum. Hani müzik marketlerde ve kitapçılarda raflar sınıflandırılır. Ben albümümü World-Music rafında görürdüm diye düşünüyorum. 

Nefeslenişler’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

Şu an klip çalışmalarına başladım. Bora Duran’la düet yaptığımız Saygımdan isimli esere klip çekeceğiz. Sanırım Kasım 2020’de ekranlarda olur. Farklı bir anlayışta bir klip düşünüyorum. Klipte, Ege Üniversitesi, Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, Türk Halk Oyunları Bölümünün değerli öğrencileriyle, Fantasy Make-up’ların ve dansların olduğu bir bölüm var. Bu bölümün kurgusunu mesai arkadaşım Füsun Aşkan yapıyor. Görüntü yönetmenliğini Ozan Gülümser yapacak. Genel yönetmenliğini ben üstleniyorum. Klibin kurgusunda ve görsel effectlerini de ben yapmaya çalışacağım. Daha sonra albümdeki bütün şarkılara klip çekmek istiyorum. Amacım müziğimi, hayalimdeki görsellerle birleştirmek. Bunun yanı sıra Nefeslenişler’den sonra iki ayrı tarzda albüm projem var. Biri senfonik tarzda olabilir, diğeri dinleyicilerime sürpriz olsun.  

Serdar Kastelli’ye bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Nefeslenişler”i tüm müzik marketlerde ve dijital platformlarda bulabilirsiniz.