Röportajlar

İlk teklisi “GÖRDÜĞÜN SANRILAR”ı dinleyicilerle buluşturan Öykü ile bir röportaj…

Mayıs bitmeden dinleyicilerle buluşan başarılı ilk teklilerden birisi de, müzisyen bir aileden gelerek farklı bir eğitim yolunda ilerlese de yolu müziğe düşen Öykü’nün DMC etiketiyle dinleyicilerle buluşan kendi eseri ilk teklisi “GÖRDÜĞÜN SANRILAR” oldu. Öykü (Öykü Özveren) ile Bi’Kuble için, müzik yolculuğunu, teklisini, aldığı geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

“GÖRDÜĞÜN SANRILAR”a kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız? Bu bağlamda müzisyen bir aileden gelmek size müziksel anlamda neler kattı?

-Müzik hayatımda hep vardı. Küçüklüğümden beri ailem sayesinde müzikle iç içeydim. Annemle birlikte piyano çalışarak başladım; zamanla farklı enstrümanlar da denedim, ama bazılarıyla yolum kısa sürdü. Üniversite yıllarımda bas gitar çalmaya başladım, bu da beni müziğe yeniden yaklaştırdı. Uzun süre müziği sadece bir hobi olarak yaptım ama hep benimleydi. Son aylarda prodüksiyon öğrenmeye başladım ve bu süreçte müzikle ilişkim çok daha kişisel ve yaratıcı bir hâl aldı. Müzisyen bir aileden gelmek büyük bir şans, çünkü bana sadece teknik destek değil, duygusal olarak da güven verdiler. Şu an en büyük destekçilerim onlar.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? “GÖRDÜĞÜN SANRILAR”ın oluşum süreci nasıl gelişti? Düzenlemeyi üstlenen Yiğit Seferoğlu ve DMC ile yollarınız nasıl kesişti?

-Geçtiğimiz kış yazdığım bir şarkıyı yeni tanıştığım müzisyen bir arkadaşımla tamamladık ve süreçten inanılmaz keyif aldım. Kendimi ifade etmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemde müziğin çok güçlü bir alan olabileceğini fark ettim. Bu deneyim benim için çok ilham vericiydi ve “Neden olmasın?” diyerek denemeye karar verdim. Bu süreçte babam en büyük destekçim oldu. Prodüksiyon öğrenmek ve kendi şarkılarımı yapmak istediğimi söylediğimde beni Yiğit ile tanıştırdı. Onunla derslere başladık. Kafamda duyduğum sesleri somutlaştırabilmek, hayal ettiğim dünyayı oluşturmaya başlamak bana çok iyi geldi. GÖRDÜĞÜN SANRILAR da bu dersler sırasında ortaya çıkan ve tamamladığım ilk demom oldu. Hem teknik hem de duygusal anlamda kendime bunu yapabileceğimi kanıtladığım bir şarkıydı. Yakın çevremden aldığım tepkiler de çok motive ediciydi. Tüm bu sürecin iyi ilerlemesiyle birlikte müziği bir hobi olmaktan çıkarıp daha profesyonel bir alana taşımaya karar verdim. Menajerim Haseki (Haseki Güler Kömürcü) ile de babam sayesinde tanıştım. Bu adımı birlikte atma kararı aldık ve DMC ile yollarımız böyle kesişti.

“GÖRDÜĞÜN SANRILAR” ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Beklediğimden çok daha duygusal geri dönüşler aldım. Müziğimle var olabildiğimi, görünür olduğumu hissettim. Beni bu kadar mutlu eden ve bana iyi gelen şeyleri yaparken, yanımda olan ve bana güvenen insanların varlığını görmek çok kıymetliydi. En çok da insanların şarkıyı kendi iç dünyalarında bir yere koymaları beni etkiledi. Onlara dokunabilmek, bir duyguyu paylaşabilmek büyük bir mutluluktu. Teknik anlamda ise, bu kadar kısa sürede yapabildiğim şeyler bana ve çevreme gelecek için umut verdi. İlham verici bir başlangıç oldu diyebilirim.

 Bedirhan Yeral ile çektiğiniz klibin oluşum süreci nasıl gelişti?

-GÖRDÜĞÜN SANRILAR ve önümüzdeki süreçte yayınlanacak diğer üç şarkım için fotoğrafçı Bedirhan Yeral ile birlikte bir çekim organize ettik. 

Klip de bu çekimin backstage videolarından oluşuyor. Görüntüler İlyas Güner’e ait, montajı ise tamamen bana ait. Kendi çıkışımı yaparken insanların beni biraz daha yakından tanımasını istedim. Bu çekim süreci benim için çok yeni ama çok keyifliydi. Hem biraz şaşkındım hem de çok mutluydum. Tüm bu süreçte ben de öğreniyor ve deniyorum. Müzikle birlikte yaşadığım süreci paylaşmak istedim çünkü her şeyin çok içten ve gerçek olmasını önemsiyorum.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

-Müziğimi net sınırlar içinde tanımlamak benim için zor. Hikâyem bir tür değil, daha çok bir hissetme biçimi. Bastıramadığım duyguların bir dışa vurumu gibi… Bir titreşim yaratmaya çalışıyorum; dinleyen herkesin kendi duygularıyla girebileceği bir alan.Müzikle kendimi özgür hissediyorum. Kendimi tanımanın farklı yollarını keşfediyorum. Her şarkı benim için bir deneyim; bugüne kadar beni ben yapan her şeyin iç içe geçtiği bir ifade biçimi. Farklı elementleri bir arada kullanarak bir kontrast yaratmaya çalışıyorum. 

“GÖRDÜĞÜN SANRILAR”dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet! Bu benim için sadece bir başlangıç. Sıradaki şarkım HİÇ Mİ? çok yakında geliyor. Yeni başladığım bu yolda kendime inanıyorum ve gelecek için gerçekten çok heyecanlıyım. Umarım bu yolculukta, hislerimizin kesiştiği insanlarla buluşmaya devam ederim.

Öykü’ye bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “GÖRDÜĞÜN SANRILAR”ı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.