Röportajlar

Yeni teklisi “Benim Ol”u dinleyicilerle buluşturan SQUST ile bir röportaj…

Elektronik Dans Müziği alanında son dönemde dikkat çeken Türk gruplardan birisi olan SQUST, zaman içinde sahne performansları ve başarılı vokallerle yaptıkları ortak çalışmalar ile dinleyicilerin beğenisini kazandı. En son, Duygu Yıldırım’ın vokaliyle konuk olduğu “Benim Ol”u Alim Yapım etiketiyle dinleyicilerle buluşturan ikili SQUST ile Bi’Kuble için müzik yolculuklarını, yeni teklilerini, aldıkları geri dönüşleri ve gelecek çalışmalarını konuştuk.

Öncelikle SQUST’un oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda yollarınız nasıl kesişti?

-Bizler uzun zaman önce tanışmış iki arkadaşız. SQUST, iki eski arkadaşın elektronik müziğe yeni bir oluşum getirmek için kurduğu ve olması gereken bir oluşumdu bize göre. Keza Türkiye’ de -birbirlerinden farklı bile olsalar- her müzik tarzını, korkmadan, kitle kaybetme veya genel “popüler kültür” kaygılarını taşımadan ancak aynı zamanda tüm kitlelere hitap edebilecek şekilde sentezleyen bir elektronik müzik üretimi yoktu bize göre. Özetle SQUST; işte tam olarak bu oluşumu benimsemiş, çok farklı kitlelere hitap ederek elektronik müziği sevdirecek şarkılar yapan, şarkılarını görsel sahne şovları ile kitlelerle buluşturan elektronik müzik grubudur diyebiliriz.

Bir tekli yayınlamaya nasıl karar verdiniz? Bu bağlamda Wild Wolf’un oluşum süreci nasıl gelişti? Wild Wolf ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-SQUST, 2016 yılında ilk adımlarını atmaya başladı. Grubun kimliği ve yol haritasını oluşturduktan sonra bu doğrultudaki ilk profesyonel işimiz diyebiliriz Wild Wolf için. Wild Wolf’un yapım kısmında, yaptığımız işin anlamını benimseyen ve gerekliliğini onayan bir çok arkadaşımızın yer aldığı, eğlenceli ve öğretici bir süreç geçirdik açıkçası. Yayınladıktan çok kısa bir süre içerisinde çok farklı kitlelerden çok olumlu geri dönüşler aldık. Aldığımız geri dönüşlerin her biri çok değerli bizim için. “Her geri bildirim yeni bir öğretidir.” bilinci ve sorumluluğunu benimsemiş bir ikiliyiz.

Yine aynı dönemde Murat Dalkılıç’ın “Afeta” albümündeki şarkısı “Yabancı”nın remixini üstlendiniz. Murat Dalkılıç ile yollarınız nasıl kesişti? Versiyonun oluşum süreci nasıl gelişti ve nasıl geri dönüşler aldınız?

-Murat ile tanışmamız eski menajerimiz Uğur Yılmaz aracılığıyla oldu. Murat’ın ofisinde bir gün sohbet sırasında henüz çıkmadan dinleme fırsatı bulduğumuz “Yabancı” şarkısı, “Afeta” albümünde en beğendiğimiz şarkılardan oldu. Dinledikten sonra farklı duyumlar yarattı bizde. Murat’ın da albümünde bulunmamızı istemesi üzerine orijinal versiyonu ile çok farklı bir yaklaşımda bulunarak bir remix hazırladık. Murat’ın da çok beğenmesi ile birlikte albümüne eklemek istedi ve güzel de oldu. Çok güzel ve olumlu geri dönüşler aldık. Hatta albüm çıkmadan hemen önce remix versiyonu ile Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki Murat Dalkılıç konserinde sahnede birlikte performans sergiledik. Binlerce kişi ilk defa duymasına rağmen coşkuyla dinlediler. Bunu canlı olarak görmek gerçekten etkileyiciydi.

İkinci tekliniz, Ece Barak ile “Hurry Up” oldu. Bu bağlamda Hurry Up’ın oluşum süreci nasıl gelişti? Ece Barak ile yollarınız nasıl kesişti? Hurry Up ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Hurry Up çok az sözle çok fazla şey anlatan şarkılarımızdan. Anda kalabilmek için önce kendimizi yakalamamız gerekiyor ve her an kendimizden uzaklaşıyoruz. Olanlar, olması gerektiği anda olurlarken, biz orada olamıyoruz ve bunun için acele etmemiz gerekiyor, bir an önce. Ece’nin sesi bu şarkı için gerçekten biçilmiş kaftandı. Şarkıdaki tüm o hareketliliği mükemmel aktardı bizlere. Bu şarkıda kullandığımız yapay gitar modelleme teknikleri ve vocoder kayıtlarına dair hayranlık dolu mesajlar aldık ve cidden cesaretimizi körükleyen “an”lardı bunlar.

İki teklinizden sonra art arda “Wild Wolf” ve “Hurry Up”ın Serhan Can tarafından yapılan remixlerini yayınladınız. Serhan Can ile yollarınız nasıl kesişti? Remixlerin oluşum süreci nasıl gelişti ve nasıl geri dönüşler aldınız?

-Bizler yeni üretimler yaptığımız sırada birçok müzisyen, vokal ve DJ ile tanışma fırsatı da bulduk. Bunların çoğunu sosyal medya ve bazı uygulamalar üzerinden sağladık. Serhan Can da yine sosyal medya üzerinden tanıştığımız genç yaşına rağmen çok fazla yeteneği olan bir arkadaşımız. Serhan, şarkıların hissiyatını bozmadan tam tersi farklı bir bakış açısı getirecek iki remix yaptı bizim için. Yayınladıktan sonra Rusya, Ukrayna gibi ülkelerin playlistlerine girdi bu iki şarkı da. 

Alim Yapım ile yollarınız nasıl kesişti?

-Müziğimizin sesi, Kadir Doğulu ile tanışmamıza vesile oldu. Tanıştığımız andan itibaren çok güzel bir enerji ve sohbet oluştu aramızda. Sanatçılığına, kendisine ve karakterine duyduğumuz hayranlığın dışında, dostumuz ve ağabeyimiz olarak müziğimize her daim destek olmuştur. Kendisnin kurmuş olduğu Alim Yapım bünyesinde, aynı yolda yürümemizi bize teklif etmesi bizim için çok büyük onur oldu, ve bu şekilde başladı Alim ile olan yolculuğumuz.

En son “Benim Ol”u yayınladınız. Teklinin oluşum süreci nasıl gelişti? Duygu Yıldırım ile yollarınız nasıl kesişti? Tekliniz ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?  

-Alim Yapım ile çalışmalara başladıktan sonra vokal koçumuz Nilüfer Çelik ile tanışma fırsatımız oldu. Bu tanışma sonrasında daha önceden sözünü ve bestesini hazırladığımız “Benim Ol” şarkısını dinlettiğimizde Nilüfer’in “Bu şarkıyı Duygu okumalı!” dedikten sonra yollarımız kesişti Duygu ile. Çok hızlı bir şekilde birbirimizin tarzına, yaklaşımına adapte olduk ve çok kısa sürede şarkıyı tamamlayarak yayınladık. “Benim Ol” bizim ilk Türkçe şarkımız olduğu için çok heyecanlıydık ve meraklıydık da. Çok çok güzel dönüşler aldık, hiç tanımadığımız birçok insandan. Halen almaya da devam ediyoruz. 

Bununla birlikte teklinize Behzat Uygur Jr. yönetmenliğinde bir klip çektiniz. Kendisiyle yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti? Klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Behzat ile Alim Yapım vesilesi ile tanışmıştık. Kendisi inanılmaz pozitif ve sıcakkanlı bir insan olduğu için çok hızlı bir şekilde birbirimizi anladık. Hemen ilk buluşmamızda “Benim Ol” şarkısına nasıl bir klip çekmek istediğini bize anlattı. Biz de fikirlerini beğendik ve çok kısa bir sürede çekimlerini tamamladık. Behzat, inanılmaz profesyonel ve işini ciddiyetle yapan birisi ki, klipte bize neredeyse hiç iş düşmeden ekibi ile birlikte çok güzel bir iş ortaya çıkardı. Benim Ol, SQUST olarak göründüğümüz ilk klibimiz oldu ve geri dönüşler de çok olumlu ve bizi motive edecek şekilde.

Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?  

-Müziğimiz aslında dünyada kabul edilmiş elektronik dans müziğinin, özellikle Türkiye’de ve yine dünyadaki tüm kitlelere hitap edebilecek ve sevdirebilecek şekilde sentezlenmesidir diyebiliriz.

Benim Ol’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı? 

-Biz durmadan sürekli üretim yapan, söz yazan ve şarkı besteleyen bir müzik grubuyuz. Tabi ki yayınlamak istediğimiz, hazır birçok şarkımız sırada bekliyor. Türkçe ve İngilizce hazırladığımız şarkılarımızı, dinleyicilerimizi çok da bekletmeden art arda yayınlamayı düşünüyoruz. Yeni şarkılarımız için heyecanlıyız ve umuyoruz ki yayınladığımız her eser müzik piyasasına farklı bir bakış açısı getirerek, kitlelerin ilgisini çekecektir.

SQUST’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. “Benim Ol”u tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.