Mini-Röportajlar

Mini-Röportajlar #16 : Gülçağ, Eda Defne, Ali Beykant, Aktör…

Mini-Röportajlar serisi, bir önceki çalışmalarında (tekli / EP / albüm) röportaj yaptığım isimlerle yeni çalışmalarını konuştuğum bir röportaj serisi olarak haftanın belli günlerinde devam edecek.

Mini-Röportajlar serimizin on altıncı konukları; Gülçağ, Eda Defne, Ali Beykant ve Aktör grubu oldu.

Gülçağ, kendi eseri ikinci teklisi “Sen Gibi”yi yine Denizer Özveren düzenlemesi ve Universal Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Yeni tekliniz Sen Gibi’nin oluşum süreci nasıl gelişti?

-“Sen Gibi” bir aşk şarkısı ve her şey “Hissi kablel vuku” (önsezi) sözüyle başladı! Çok estetik buluyorum hem anlamını hem telafuzunu.. Şarkıma ilham oldu, sonra diğer sözler ile müzik birlikte oluştu. Nakaratta “olduğun gibi” “senin gibi” sözleri aslında hepimizin peşine düştüğümüz o en doğal öz hallerimize birer gönderme. Sonra Mevlana”nın bir sözünden etkilenerek doğaçlama kısmına ekleme fikri geldi “Doğrunun ve yanlışın ötesinde bir yer var seninle orada buluşacağız” Mevlana’nın bu sözü bir yoga eğitiminin sonunda söylenmişti ve çok etkilenmiştim. Bazı sözler çok güçlü bedenini delip geçiyor ve izini bırakıyor gibi. Uzun zamandır çocuklarla çalışıyorum, çocuklar çok iyi birer duygu okuyucular. Onlardan da o kokuyu almayı öğreniyorum belki. Biraz çocuk ruhu, okuduklarım, dinlediklerim, ukulelem, etkilendiğim sözler, bütüncül ve evrensel bakış açıları, Denizer’in düzenlemedeki yorumu hepsi birleşip şarkıları oluşuyor.

Sen Gibi ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Düzenleme ile ilgili çok iyi yorumlar aldım. Dans etmeyi sevenler güzel yorumlarını eksik etmediler. 

Sen Gibi’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet, kesinlikle. Demiştim ya hani “Daha söyleyeceklerim var!”

Eda Defne, ilk teklisi “Dünden Kalan Masal” ve bir süre sonra yayınladığı “Dünden Kalan Masal (Akustik)” sonrasında kendi eseri yeni teklisi “Hint Kumaşı”nı eşi Anıl Şallıel düzenlemesi ve Avrupa Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Dünden Kalan Masal’ın akustik versiyonunu yapmaya nasıl karar verdiniz?

-Dünden Kalan Masal’ı şarkı çıktığı ana kadar hep elime gitarı alıp tek başıma akustik halde söylemiştim. Bu halini dinleyenler, o duru halini de duymak istediklerini söylediler. Biz de kırmadık, projeyi hayata geçirdik.

Hint Kumaşı’nın oluşum süreci nasıl gelişti? Bu bağlamda Avrupa Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Hint Kumaşı da diğer şarkımız gibi pandemi döneminde tamamlandı. Malum 1,5 yıl kadar evlerimizde oturduğumuz için düşünecek ve yazacak çok zamanımız oldu. Avrupa Müzik zaten takip ettiğimiz ve başarılı bulduğumuz bir şirketti. Konuştuk, anlaştık ve çalışmaya başladık. 

Hint Kumaşı’nı bu sefer eşiniz Anıl Şallıel düzenledi. Eşinizle çalışıyor olmak, alacağınız ortak müziksel kararlarda özgür bir alan sağlıyor mu?

-Kesinlikle özgür bir alan sağlıyor. Özgür olmasının dışında eşimle çalıştığım için fikirlerimi rahatça sunuyorum ve çok daha yaratıcı şeyler ortaya çıkıyor.

Hint Kumaşı ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Aldığımız geri dönüşler çok güzel, herkes Türk müziği ve Hint ezgilerinin bu sentezini çok beğendiğini, çok değişik bir tarz oluşturduğumuzu söylüyor.

Hint Kumaşı’ndan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet. Hint Kumaşı’ndan sonra söz ve müziği bana ait 30’dan fazla şarkım var. Sırası geldikçe hepsini bir bir paylaşacağım. 

Ali Beykant, kendi eseri ikinci teklisi “Kimmiş Onlar”ı yine Avrupa Müzik etiketi ve Seçkin Türk düzenlemeleriyle dinleyicilerle buluşturdu.

Kimmiş Onlar’ın oluşum süreci nasıl gelişti?

-Evde şarkılarımı bestelediğim zamanlardan biriydi. İçimde birikenleri dışa vurdum ve ortaya böyle bir çalışma çıktı.

Kimmiş Onlar ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Geri dönüşler şu anlık güzel, dinleyicilerden ilgi görüyor. Zaten benim de içime sinen bir iş olduğundan dolayı içim ferah!

Klibi yöneten Polat Öztürk & Mert Türidi ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-İşletmeciliğini yaptığım bir mekanda Polat ile tanışmıştık. Daha sonra Polat benim Mert ile tanışmamıza vesile oldu. Klip süreci keyifli ve hızlı geçti. Aslında tadı damağımızda kaldı! Kliple ilgili aldığımız geri dönüşlerden dolayı keyifli olduğumuzu söyleyebilirim. 

Kimmiş Onlar’dan sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Bundan sonra tabii ki durmak yok! Arka arkaya yazdığım şarkıları yayınlayacağız. Planım o yönde…

Aktör, grupça besteleyip düzenlediği “Hadi Doldur Kadehi”ni yine Avrupa Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Hadi Doldur Kadehi’nin oluşum süreci nasıl gelişti?

Okan Akkuzu (davul): Hadi Doldur Kadehi’nin oluşum süreci, gitaristimiz Anıl Yazar’ın uzun zamandan beridir kenara köşeye karaladığı bazı hikayelerden oluşuyor. Sözlerinin ve genel hikayenin ruhu, müziğimizle hissettiğimiz gibi çok duygulu bir paydada buluştu. Kayıtlarda geri vokalleri ile bize destek olan Fatih Özlü dostumuza da çok teşekkür etmek istiyorum.

Hadi Doldur Kadehi ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

Anıl Yazar (elektro gitar-back vokal-synthesizer): Türkiye’nin dört bir yanından bizlere gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı tüm sevenlerimize öncelikle çok teşekkür ediyorum. En kısa zamanda onlarla konserlerimizde buluşmak için heyecanlıyız!

Klibi yöneten Yiğit Zaffer ile yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

İsmet Tümer (vokal): Hadi Doldur Kadehi’nin klip çekimlerini aslında uzun zamandır işlerini takip ettiğimiz Yiğit Zaffer ile karar verdiğimiz noktada yapımcı firmamızın Avrupa Müzik’in -ki onlara da ayrıca teşekkür ediyorum- desteğini aldık. Gerek senaryo gerek kurgu aşamasında Yiğit Zaffer ile ortak fikirler alırken hiç zorlanmadık, aksine çok iyi ilerledik. Bu anlamda keyifli bir klip ve backstage maceramız oldu. Şarkımızın bize hissettirdiğini ortaya sunmaya hissettirmeye çalıştık. Tepkiler çok güzel. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Hadi Doldur Kadehi’nden sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

Ferit Keser (bas): Hadi Doldur Kadehi’den sonra tabii ki üretmeye yaşamaya ve gerçek hikayelerimizi sevenlerimizle buluşturmak için çok heyecanlıyız. Çalışmalarımız devam ediyor… Anıl’ın da söylediği gibi, en yakın zamanda konserlerimizde buluşmak dileğiyle…

Gülçağ, Eda Defne, Ali Beykant ve Aktör grubuna bu mini-röportajlar için teşekkür ediyorum. Üç sanatçıyla ve Aktör grubuyla bir önceki çalışmalarında yaptığım röportajları aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap