Müzik

Uzun yıllardır aşkın unutulmaz dizelerini yazan Aşkın Tuna’nın yüreğinden kopanlardan bestelenen şarkıların hala yaşadığının güzel bir göstergesi : Aşkın’ın Şarkıları…

Aşkın Tuna ismini dinleyiciler söz yazarı olarak ilk defa Emel Sayın’ın Sevgisiz Yaşayamam albümünde Hüsnü Üstün bestesi iki eser ile bilir oldu (Böyle Kutlanırmış Hep Ayrılıklar ve Seni Sevdi Gönlüm) Ardından pek çok sevilen şarkının söz yazarı olarak tanıdığımız ve 1999 yılında Sessiz Telefonlar albümüyle de beğeni kazanan Tuna’nın sözünü yazdığı şarkılardan bir albümün olacağı, albümden çıkan iki tekli (Tuğçe Kandemir – Gülü Soldurmam ve Betül Demir – Devlerin Aşkı Büyük Olur) ile kesinleşti ve iki tekli de büyük ilgi görünce albüm beklenmeye başlandı ve beklenen albüm DMC etiketiyle geçtiğimiz haftalarda dinleyicilerle buluştu : Aşkın’ın Şarkıları…

Albümdeki aranjelerin büyük kısmı başarılı müzisyen Emirhan Cengiz’e ait.

İlk eser, albümden Mayıs ayında yayınlanan ikinci tekli olan; Halil Karaduman bestesi ve 1992 yılında Seden Gürel’in ‘Bir Yudum Sevgi’ albümünde seslendirdiği ‘Devlerin Aşkı Büyük Olur’ Betül Demir yorumu ve Emirhan Cengiz düzenlemesi ile geliyor. Cengiz’in elektronik ritmlerinin ve klavyesinin ön planda olduğu eserde Altan Turan da gitarıyla yer yer öne çıkıyor. Demir’in çift ses vokali de başarılı. Orta kısımda Cengiz’in klavye solosu esere güncel bir anlayış katıyor. Ardından, Feyyaz Kuruş eseri ve 1995 yılında Ebru Gündeş’in Ben Daha Büyümedim albümünde seslendirdiği ‘Fırtınalar’ İrem Derici yorumu ve Batu Çaldıran düzenlemesiyle geliyor. Çaldıran’ın klavye fon ve ritmleriyle başlayan esere Derici de çift ses vokaliyle eseri güçlendiriyor. Yer yer Deep House tınıları da içeren ve orta kısımdaki klavye solonun da güncel bir anlayış kattığı düzenleme, albümün hareketli yapısını sürdürüyor; özellikle Derici’nin Mest Of albümünü beğenen dinleyiciler bu yorumu da listelerine ekleyecektir.

Sırada, albümden Nisan ayında yayınlanan ilk tekli olan; ilk olarak 2014 yılında Kibariye’den dinlediğimiz ve albüme ismini veren şarkı, Tuğçe Kandemir yorumuyla Coşkun Kıvılcım bestesi ve Emirhan Cengiz düzenlemesi ‘Gülü Soldurmam’ var. Cengiz’in klavye ve elektronik ritmlerinin önde olduğu eserde Turan’ın gitarı ve İstanbul Strings’in yaylıları dengelenerek eserin duygulu yapısını destekliyor. Orta kısımda İstanbul Strings’in yaylıları ve elektronik ritmlerin uyumu başarılı. Son kısımda Turan’ın gitarı öne çıkıyor. Kandemir de kendine özgü yorumuyla esere farklı bir yorum katıyor ve albümün öne çıkan yorumlarından biri oluyor. 

Ardından günümüzün iki başarılı Rock grubu art arda geliyor; ilk önce Kolpa yorumuyla, ilk olarak Sibel Can’ın 1989 yapımı albümüne isim olan Halil Karaduman eseri; Cengiz düzenlemesiyle geliyor ‘Rüyalarda Buluşuruz’ Altan Turan’ın gitarlarının ön planda olduğu ve İstanbul Strings’in yaylılarının da desteklediği eserde Barış Yurtcu vokaliyle ve özellikle tiz tınılarıyla eserin altından başarılı bir şekilde kalkıyor. Ardından, Mithat Körler’in albümüne isim olan Aydın Sarman bestesi ‘Güneşimi Kaybettim’in Zakkum yorumu ve Yusuf Demirkol düzenlemesi ile devam ediyor. Özgür Aksüyek’in klavyesinin ön planda başladığı, Emre Parlakgümüş’ün gitarları ve İlhan Gündiyer’in kemanının desteklediği eserde, Cem Şenyücel’in davulu da esere Rock bir altyapı katıyor. Geri vokaller de eseri güçlendiriyor. Emre Yılmaztürk de basıyla altyapıyı tamamlıyor. Yusuf Demirkol da kendine özgü vokaliyle eseri başarıyla seslendiriyor. Albümden dikkat çekecek iki yeniden yorumlama.

Albüm ilk olarak 1993 yılında Hüner Coşkuner yorumu ile dinlediğimiz Hüsnü Üstün eseri ‘Gittiğinde Anladım’ın Resul Dindar yorumu ve Murat Çorak düzenlemesi ile devam ediyor. Altuğ Öncü’nün keman solosuyla başlayan ve uduyla da dahil olduğu eserde Çorak da akustik gitarıyla yer yer öne çıkıyor. Bülent Ay’ın davulu da Yaşar Erdoğan’ın perküsyonuyla birlikte uyumlu bir şekilde ilerliyor. Çorak’ın bası da altyapıyı tamamlıyor. Orta kısımda Dindar’ın ıslık solosu da esere güzel bir renk katıyor. Çift ses vokal de başarılı. 2017 yılında dinleyicilerle buluşturduğu Türk Sanat Müziği albümü ‘Aşk-ı Meşk’ ile de Türk Sanat Müziği’ndeki başarılı yorumunu kanıtlayan Dindar’ın bu yorumu da sevilecektir.

Sırada, Zekai Tunca bestesi olan ve Tunca’nın 2003 yapımı albümüne isim olan ‘Seni Aşksız Bırakmam’ Ayta Sözeri yorumu ve Cengiz düzenlemesi ile geliyor. İstanbul Strings’in yaylıları ve Turan’ın gitarlarının dengelendiği eserde Hüseyin Kemancı da solo kemanıyla yer yer öne çıkıyor. Elektronik ritmler de klavye ve perküsyon ile birlikte eseri destekliyor. Sözeri de duygulu yorumuyla eserin duygusunu destekliyor. Ardından, Ferda Anıl Yarkın bestesi (aynı zamanda sözleri Aşkın Tuna ile ortak çalışmaydı) ve 1995 yapımı ‘Sonuna Kadar’ albümünün sevilen eserlerinden ‘Üzülme’ Seda Sayan yorumu ve Cengiz düzenlemesiyle geliyor. İstanbul Strings’in yaylıları ve Turan’ın gitarının aynı uyumu sürdürdüğü ve elektronik ritmlerle dengelendiği eserde elektronik ritmler esere güncel bir anlayış katıyor. Son kısımda keman solo başarılı. Sayan’ın sevilen yeniden yorumlamalarından biri olacaktır.

Albüm, ilk olarak Zeki Müren’in 1987 yapımı ‘Helal Olsun’ albümünde dinlediğimiz Halil Karaduman eseri ‘Kutupta Yaz Gibi’nin Eli Türkoğlu yorumu ve Cengiz düzenlemesi ile devam ediyor. Klavye ve elektronik ritmlerin önde olduğu eserde İstanbul Strings’in yaylıları ve Turan’ın gitarı da altyapıyı güçlendiriyor. Elektronik ritmler esere güncel bir anlayış katıyor; orta kısımda İstanbul Strings’in yaylı solosu başarılı. Bu arada eserin ilk halinde olan ‘Bozkırda gül gibi özledim seni’ de bu versiyonda kullanılmış. Türkoğlu’nun yeniden yorumlamaları arasında ilgi görecektir. Ardından, Ferda Anıl Yarkın bestesi ve 2003 yılında Nilüfer’in ‘Olur Mu Olur Mu / Gözün Aydın’ albümünde dinlediğimiz ‘Aşkım’ Ömür Gedik yorumu ve Cengiz düzenlemesi ile geliyor. Hasan Gözetlik’in trompet ve trombon sololarının ön planda başlayıp elektronik ritmlerle dengelendiği eserde Turan’ın gitarları da eserin hareketli yapısını destekliyor. Geri vokalde Fatih Ertür de Gedik’e eşlik ederek eseri güçlendiriyor ve bununla birlikte Gedik’in yer yer öne çıkan geri vokali de başarılı. Hareketli yapısıyla yazın duyacağımızı düşündüğüm yorumlardan.

Sırada art arda iki Selim Çaldıran eseri var; ilk olarak Sinan Erkoç’un 1995 yapımı ‘Na Mütena-i Muhabbet’ albümünde dinlediğimiz Çaldıran eseri ‘Havam Yerinde’ Fatih Ürek yorumu ve Cengiz düzenlemesi ile geliyor. Elektronik ritm ve klavyelerin ön planda başlayıp İstanbul Strings’in yaylılarıyla dengelendiği eserde Turan’ın gitarları da altyapıyı güçlendiriyor. Cihan Okan da geri vokaliyle eseri destekliyor. Perküsyonlar da yer yer öne çıkıyor. Son kısımda geri vokaller de eserin eğlenceli yapısını destekliyor. Ürek’in sevilecek yeniden yorumlamalarından biri olacaktır.  Ardından ilk olarak Serdar Ortaç’ın 1996 yapımı ikinci albümü ‘Yaz Yağmuru’nda dinlediğimiz Çaldıran eseri ‘Ben Adam Olmam’ Oğuzhan Uğur yorumu, Egemen Özkasnaklı ve Tuğrul Bafra ortak düzenlemesi ile geliyor. Özkasnaklı’nın davuluyla başlayan ve Halil İbrahim Işık’ın trompeti ve Taşkın Akarsu’nun trombonunun yer yer ön plana çıktığı eserde Bafra’nın gitarı da eserin canlı yapısını destekliyor. Safa Yasin Akyol da basıyla altyapıyı tamamlıyor. Uğur’un çift ses vokali de başarılı. Son kısımda davul-gitar-bas uyumu başarılı. Rock tınılarla düzenlenen eser altyapı bağlamında albümün en başarılı çalışmalarından biri oluyor.

Son iki eserden ilki, ilk olarak Pınar Aylin’in 1995 yapımı ilk albümü ‘Ben Bahara Hazırım’da dinlediğimiz, Çaldıran’ın Cheb Mami’nin Khalouhoum eserinden esinlenerek bestelediği eser ‘Deliler Gibi’ albümde Elif Kaya yorumu ve 1995’de olduğu gibi Çaldıran’ın düzenlemesiyle geliyor. Selahattin Güzelel’in gitarlarının ön planda olup klavye ve davulla dengelendiği eserde geri vokal de eserin canlı yapısını destekliyor. Kaya’nın geri vokali de başarılı. Kaya de içten yorumuyla eserin altından başarıyla kalkıyor. Son eser ise, ilk olarak 1994 yılında Zafer Peker’in ikinci albümü ‘Kafayı Taktım Sana’da dinlediğimiz ‘Sensiz Sabah Olmuyor’un Anıl Durmuş yorumu ve Kerem Çakıroğlu düzenlemesi. Ney solo ve klavyenin elektronik ritmle dengelenmesiyle başlayan eserde Durmuş da hem yorumuyla hem çift ses vokaliyle eserin duygulu yapısını yansıtıyor. Albümden dikkat çekecek bir başka yorum olarak albümün kapanışını yapıyor.

Albüm, hem bir dönemin müziksel beğenisini başarılı yorum ve aranjelerle özetlerken, diğer yandan da Tuna’nın yüreğinden kopanlardan bestelenen bu şarkıların hala yaşadığının güzel bir göstergesi olarak arşivlerde yer almayı hak ediyor.