Müzik

Başarılı beste ve düzenlemeler ile, zamanla ismini daha çok duyacağımızın sinyalini veriyor : Yağmur Akoğlu – Zamanla Olur…

YouTube ve sahne performansları ile ismini duyuran ve müziğin eğitiminden gelen bir isim Yağmur Akoğlu. Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu olan Akoğlu’nun ilk albümü, geçen yıl sonunda Arpej Yapım etiketiyle dinleyicilerle buluştu : ‘Zamanla Olur’…

Albümdeki tüm eserler (Zamanla Olur’daki Özgür Karakaya ortak çalışması haricinde) Özer Soy’a ait. 

Müzik direktörlüğünü usta müzisyen İskender Paydaş’ın üstlendiği albümde Karakaya düzenlemesi Zamanla Olur haricindeki tüm eserlerin düzenlemesi de Paydaş’a ait.

İlk eser, ‘Ah Be Dostum’ Caner Güneysu’nun gitarı ve Caner Üstündağ’ın basıyla başlayan esere İskender Paydaş’ın piyanosu da ekleniyor ve elektronik ritm de eserin altyapısını güçlendiriyor. Orta kısımda Gündem’in yaylıları da esere dahil olarak eserin duygulu yapısına katkı sağlıyor. Paydaş’ın klavyesi de ara ara duyuluyor.  Ardından albüme ismini veren ‘Zamanla Olur’ geliyor, Özer Soy ve Özgür Karakaya ortak çalışması Özgür Karakaya’nın klavye ve ritmleriyle başlayan eserde Özer Soy’un gitarı öne çıkıyor. Karakaya’nın elektronik ritmleri, esere retro tınılar katıyor ve bas da altyapıyı tamamlıyor. Hareketli yapısıyla dikkat çekecek bir eser. Orta kısımda Karakaya’nın klavyesi eserin hareketli yapısını destekliyor.

Albüm, ‘Buz Dağı’ ile devam ediyor. Özge Metin’in akordeonunun öne çıkarak başladığı eserde Güneysu’nun gitarı ve Üstündağ’ın bası, Paydaş’ın elektronik ritmleriyle dengeleniyor. Orta kısımda Metin, bu sefer kemanıyla dahil oluyor. Paydaş’ın klavyesi de eserin altyapısını tamamlıyor. Albümden ilerleyen zamanlarda ilgi göreceğini düşündüğüm eserlerden biri. Ardından ‘İki Kadeh’ geliyor. Ali Yılmaz’ın buzukisinin öne çıkarak başladığı eserde buzuki, esere 1990’lar tınısı katıyor ve Serkan Özyurt’un elektronik ritmleri ve Güneysu’nun gitarıyla dengeleniyor. Bununla birlikte Üstündağ’ın bası da Paydaş’ın klavyesi ile birlikte altyapıyı tamamlıyor. 1990’lardaki şarkılardaki Akdeniz tınılarını özleyen müzikseverlerin seveceği bir eser olacaktır.

Sıradaki eser ‘Gündönümü’ Güneysu’nun gitarı ve Paydaş’ın klavye fonuyla başlayan eserde Üstündağ’ın bası da Paydaş’ın ritmleriyle dahil olarak eserin duygulu yapısını destekliyor. Orta kısımda Güneysu’nun gitarı öne çıkıyor. Albümü ilk eserdeki gibi duygulu bir yapıya getiren eser, bu türü seven dinleyicilerin listelerine girecektir. Ardından ‘Aşıklar’ geliyor. Paydaş’ın piyanosunun Soy’un gitarına uyumuyla başlayan eserde Paydaş, ritmleriyle de esere katkı sağlıyor. Orta kısımda Soy, gitarın yanı sıra vokaliyle dahil olarak eseri destekliyor. Üstündağ’ın bası da eseri tamamlıyor. Bir önceki eserin duygulu yapısını devam ettiren bir eser oluyor. 

Son eser ‘Geçmişte Kaldık’ Soy’un gitarı ve Paydaş’ın 1980’ler tınıları katan klavyesiyle başlıyor ve Paydaş esere piyanosuyla da dahil oluyor. Üstündağ’ın bası da altyapıyı tamamlıyor. Eser özellikle sözlerinin lirikliğiyle de dikkat çekiyor ve Akoğlu’nun özellikle duygulu eserlerdeki başarısını gösteren bir son şarkı oluyor.

Sop’un eser yazarlığındaki başarısı, Paydaş’ın düzenlemeleri ve Karakaya’nın katkısıyla birleşiyor ve Akoğlu da bu eserlerin altından yorumuyla başarıyla kalkarak, ismini zamanla daha çok duyacağımızın sinyalini veren bir ilk albüme imza atıyor.