Müzik

Derici’nin müziksel başarısının yanı sıra özellikle repertuvar seçimiyle de bu doğrultudaki çalışmalardan ayrılıyor : İrem Derici – Mest Of…

İrem Derici, 2018 Ağustos’unda halen beğenilmeye devam eden ’Sabıka Kaydı’ albümüyle yılın başarılı çalışmalarından birine imza atmış ve 7 ay sonra Şubat 2019’da ise yeni teklisi ‘Meftun’ ile de ilgi görmüştü. Derici, 2018-2019 arasındaki üretkenliğine başarılı bir şekilde devam ederek 31 Mayıs’ta bu sefer yeniden yorumlamalardan oluşan yeni bir albümü İD & DMC etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu : Mest Of…

Bir Özgür Aras projesi olan albümün prodüktörlüğü İrem Derici, Özgür Aras ve Samsun Demir’e, yapım koordinatörlüğü Doğukan Cönger’e; albümün düzenlemeleri ise Alper Atakan ve Mustafa Ceceli’ye ait.

Derici, albümünü 1999 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybeden ve 1990’ların sevilen seslerinden olan Ajlan Büyükburç’a ithaf ediyor.

İlk eser, ilk olarak 1997’de Eda Berker’in ilk ve tek solo albümü Ayaz Vurmuş Yüreğime’de seslendirdiği, Ayhan Çakar sözlerine Sadun Ersönmez bestesi ‘Beni Sana Hapsettin’ Alper Atakan’ın düzenlediği ve Atakan’ın klavye fonuyla başlayan eserde Güneysu’nun gitarları ve bası öne çıkıyor ve elektronik ritmleri de esere yer yer güncel bir anlayış katıyor. Oğuz Yılmaz da geri vokaliyle eserin altyapısını güçlendiriyor. Orta kısımda Atakan’ın klavye solosu aynı güncel anlayışı devam ettirerek eserle uyum sağlıyor. Uzun yıllardır yeniden yorumlanmayan ve keşfedilmeyi bekleyen eserlerden biri olan ve yer alması çok güzel düşünülmüş olan eser, Derici’nin yorumuyla da bütünleşiyor ve albüme güzel ve duygulu bir açılış oluyor. Ardından, Sibel Alaş’ın 1995 yapımı ilk albümü ‘Adam’da seslendirdiği kendi eseri ‘Bende Hüküm Sür’ Mustafa Ceceli düzenlemesi ile geliyor. Klavye ve elektronik ritmlerin ön planda başladığı eserde orta kısımda Uğur Kocamemiş’in alto ve tenor saksafonu eserin eğlenceli yapısını destekliyor. Ceceli de geri vokaliyle eseri güçlendiriyor ve özellikle tizlerde farkedilebiliyor. Son kısımda Erdem Dalkıran’ın perküsyonu ile Meriç Öztürk’ün trompet ve flugelhorn solosunun uyumu başarılı.

Sırada, Nalan’ın 2002’de kendi ismiyle çıkan ancak albümün ilk şarkısı ile anılan albümünün, o ilk şarkısı ‘Acemi Balık’ var. Altan Çetin eseri ve Ceceli düzenlemesi olan, Ali Yılmaz’ın buzukisinin ön planda başlayıp Gündem’in yaylılarıyla dengelendiği eserde klavye ve Ceceli’nin darbuka ve dhollo ritm eşliklerinin yanı sıra altyapıyı güçlendiriyor. Nakaratta Ceceli’nin vokali esere güzel bir renk katıyor. Son kısımda Yılmaz’ın bağlama solosu başarılı. Albümün hareketli yapısını devam ettiren eser Ardından, ilk defa 1995 yılında Sibel Tüzün’ün ikinci albümü ‘Nefes Keser Aşklar’da dinlediğimiz Sezen Aksu eseri ‘Kaçın Kurası’ Alper Atakan düzenlemesi ile geliyor. Güneysu’nun gitarının ön planda başlayıp İstanbul Strings’in yaylılarıyla uyumlu olarak ilerlediği eserde Akatay’ın perküsyonları da yer yer öne çıkarak elektronik ritmlerle dengeleniyor. Ali Yılmaz bu eserde de buzukisiyle ve uduyla eseri güçlendiriyor. Anıl Şallıel’in tenor saksafonu da esere güzel bir renk katıyor. Oğuz Yılmaz’ın vokali de eseri destekliyor. Son kısımda Hasan Gözetlik’in trompet ve trombon soloları başarılı ve İstanbul Strings’in yaylıları özellikle tiz tınılarıyla eseri tamamlıyor.

Albüm, 1995 yılının belki de en sevilen eserlerinden biriyle devam ediyor, Kenan Doğulu’nun ikinci albümü ‘Sımsıkı Sıkı Sıkı’da seslendirdiği eseri ‘Kurşun Adres Sormaz Ki’ Ceceli’nin düzenlediği ve Onur Nar’ın solo kemanının ön planda başladığı eserde elektronik ritmler ve klavye de keman ile dengeleniyor. Elektronik ritmler esere güncel bir anlayış katıyor ve diğer yandan esere farklı bir bakış açısı sunuyor; vokalden önce kullanılan silah-kurşun efekti de bu bağlamda ilerliyor. Eserin değişken ritmik yapısı eseri canlı tutuyor. Ardından 1993 yılında arka arkaya iki usta sanatçının seslendirdiği (Tülay Özer’in Olmalı Olacak ve Mine Koşan’ın Kopamayız Biz albümlerinde yer aldı) ve günümüzde unutulan eserlerden biri var; ki bu albümde yer alması da çok güzel düşünülmüş; Seda Akay sözlerine Feyyaz Kuruş bestesi ‘Yok Dostum Zor Dostum’ Ali Yılmaz’ın cümbüş ve bağlamasının ön planda başladığı ve elektronik ritmlerle dengelendiği eserde klavye eklemeleri de eserin hareketli yapısını destekliyor. Ceceli de geri vokaliyle eseri destekliyor. Yılmaz’ın udu ve üflemeli sololar da altyapıyı tamamlıyor. Albümden öne çıkan eserlerden biri.

Son iki eser de Atakan düzenlemesi; ilk önce Sezen Aksu’nun 1989 yapımı Söylüyor albümünün dikkat çeken eserlerinden ‘Gidiyorum’ Güneysu’nun gitarları ve Çağlar Haznedaroğlu & Ersun Kocaoğlu & Kerem Berkalp’den oluşan kemanların ön planda başladığı eserde elektronik ritm ve klavyeler de bas ile birlikte yer yer öne çıkıyor. Burak Kayan ve Hakan Polat’ın viyolaları da eserin duygulu yapısını destekliyor. Erman İmayhan’ın çellosu da altyapıyı tamamlıyor.  Son eser ise, Aşkın Tuna sözlerine Feyyaz Kuruş eseri; ilk defa 1994 yılında Burhan Çaçan’ın Neden Geldim İstanbul’a albümünün açılış eseri olarak dinlediğimiz ‘Aşkımız Olay Olacak’ Akatay’ın perküsyonlarının Yılmaz’ın buzukisi ve İstanbul Strings’in yaylılarıyla dengelendiği eserde Atakan’ın elektronik ritm ve klavyesi de eserin hareketli yapısını destekliyor. Güneysu’nun gitarı ile Yılmaz’ın udu da eseri güçlendiriyor ve Oğuz Yılmaz da vokali de eseri tamamlıyor. Günümüzde pek yorumlanmayan eserlerden biri olarak günümüz dinleyicisi tarafından Derici yorumu ile bilinecektir.

Albüm, Derici’nin eserlerle ve orkestrayla başarılı bir şekilde bütünleşmesinden de öte, seçilen repertuvarın günümüzde artık pek yorumlanmasalar da keşfedildiğinde ilgi görebilecek eserlerden oluşması, albümü bu bağlamda yapılan çalışmalardan ayırarak kendi alanının yıl içinde yapılan başarılı albümlerinden biri haline getiriyor.