Mini-Röportajlar

Mini-Röportajlar #7 : Beyza Zorlukol, İdil Ateş, Vincent Baykal Ada…

Mini-Röportajlar serisi, bir önceki çalışmalarında (tekli / EP / albüm) röportaj yaptığım isimlerle yeni çalışmalarını konuştuğum bir röportaj serisi olarak haftanın belli günlerinde devam edecek.

Mini-Röportajlar serimizin yedinci konukları, Beyza Zorlukol, İdil Ateş ve Vincent Baykal Ada oldu.

Beyza Zorlukol, kendi eseri yeni teklisi “Dinlemedim Seni”yi daha önceden de çalıştığı Hakan Teper’in düzenlemesiyle bu sefer Süper Müzik Yapım etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Dinlemedim Seni’nin oluşum süreci nasıl gelişti? 

-Akustik gitarla yazıp bestelediğim bir şarkıydı, Hakan Teper ile beraber yeniden düzenledik. Yücel Duran ve Veysel Özmalkoç da bana bu konuda çok yardımcı oldular. Ev ortamında kaydettik. 

Avrupa Müzik / Süper Müzik Yapım ile yollarınız nasıl kesişti?

-Şarkı tamamlandıktan sonra mail yolu ile Avrupa Müzik şirketine gönderdim. Onlar da şarkıyı beğendiklerini ve alt etiketleri olan Süper Müzik etiketi ile yayınlayabileceklerini söylediler.

Dinlemedim Seni ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Yorumların çoğu çok güzel, şarkı çok beğenildi. Kayıtla ilgili de stüdyo kaydı olsa idi daha iyi olabileceğine dair birkaç eleştiri geldi fakat buna imkân bulamadım. 

Dinlemedim Seni’ye Ekim Kuzucu yönetmenliğinde bir klip de çektiniz. Kendisiyle yollarınız nasıl kesişti? Klibin oluşum süreci nasıl gelişti ve klip ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Ekim, Yağmur diye çok yakın bir arkadaşımın arkadaşı, biz de o vesile ile tanıştık, keyifli bir çalışma oldu sorunsuz ilerledi, zaten ikimiz de yeni yeni bu piyasaya giriyorduk, klibi Adana’da çektik, genel yorumlarda da beğenildi çünkü doğal ve sade bir klip oldu. 

Dinlemedim Seni’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Evet birçok çalışmam var. Fırsat buldukça kendi kanalımdan yayınlayacağım. 

İdil Ateş, Uzun Zamandır Çalmıyoruz ile kaydettiği BBI Music Co. etiketli “Dolunay” sonrasında, Efe Arar ile yazdığı yeni teklisi “Derin”i Arar düzenlemesiyle bu sefer Avrupa Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Uzun Zamandır Çalmıyoruz ile “Dolunay”ı kaydettiniz. Grup ve BBI Music Co. ile yollarınız nasıl kesişti? Şarkının oluşum süreci nasıl gelişti?

-Uzun Zamandır Çalmıyoruz’u “Dünya” adlı parçalarıyla tanıdım. Yaptıkları işleri fazlasıyla içten ve başarılı buldum. Dolayısıyla kendilerini yakından takip etmeye başladım. Aynı süreçte kendileri de benim parçalarımı dinledikten sonra benimle iletişime geçtiler ve projelerinde yer almamı teklif ettiler. Seve seve kabul ettim. Sözlerin çoğunluğunu Giray yazdı. Kendi bölümümü ise ben. Çıkan sonuçtan çok memnun kaldık. UZÇ, BBI Music Co ile çalışıyorlardı. Bundan haberim vardı. Bir süre sonra biz de kendilerine ulaşıp beraber çalışmayı teklif ettik. 

Dolunay ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Şarkıyı kaydederken aslında hissediyordum sevileceğini. Gerçekten güzel bir şarkı olmuştu. Gerek sözleri, gerek verdiği hissiyat olsun. Beklediğimiz gibi de oldu. Çok sevildi!

Derin’in oluşum süreci nasıl gelişti? Eseri birlikte yaptığınız ve düzenlemeyi üstlenen Efe Arar ile yollarınız nasıl kesişti?

-Derin, başlarda akustik ve gayet melankolik bir parçaydı. Yani en azından ben öyle düşünmüştüm. Efe Arar ile çok eskilerden ortak bir arkadaşımız aracılığıyla tanışmıştık. O zamanlardan beri müzik yaptığını biliyordum, o da beni biliyordu. Tarzlarımız uyuşuyordu, aklımızdaki konseptler neredeyse birdi. Bunları fırsat bilip en sonunda kendisine bizimle çalışmayı isteyip istemediğini sordum. Kabul etti ve böylece Derin’in yapım süreci başladı. Efe araya girince, şarkı inanılmaz değişti. İyi anlamda elbette! 

Avrupa Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Derin’in yapım aşamasından biraz önce kendileri bizimle iletişime geçti. 

Derin ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Kabul etmek gerek, Derin diğer parçalara göre biraz daha underground kitleye hitap ediyor. Fakat buna rağmen çoğu geri dönüşte hep aynı şey söylendi: “Bir kere dinledim fakat sözler ağzıma takıldı. Evde “Son birrr defaaa” diye geziyorum!” Yapmak istediğimiz şeylerden biri de buydu. Bunu başardığımıza göre, bizim için yeterli demektir.

Derin’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Derin, yeni bir başlangıç için ilk adımdı. Sırada 7 Mayıs’ta BBI Music Co. ile çıkaracağımız “Belki De” isimli parça var. Onun dışında elimizde birçok parça birikti. Hepsi birbirinden farklı… Heyecanla sizlerle onları sizlerle paylaştığımız günleri bekliyoruz.

Vincent Baykal Ada, kendi eseri-düzenlemesi yeni teklisi “Bu Son Değil”i yine GTR Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

Yeni tekliniz Bu Son Değil’in oluşum süreci nasıl gelişti?

-Şarkı sözleri esasında insan ilişkilerine odaklanıyor. Dost veya sevgili, iki kişi arasındaki ilişkinin iniş ve çıkışlarını betimleyen söz ve ona eşlik eden bir müzik söz konusu. En azından çabam bu yöndeydi. Hayatımızın her anında neredeyse dost ve/veya sevgilimizle birlikte zaman geçiriyoruz. Dolayısıyla benim de yaşantımdaki bu anlar şarkının oluşumuna etki etti. Şarkı yazışım zamana yayılıyor çoğunlukla. “Bu Son Değil” için de aynısı geçerli. Nakarat melodisi geldi ilk olarak aklıma. Ardından aranjmanı ve kaydı ile birlikte birkaç haftada tamamlandı şarkı.

Bu Son Değil ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Şu aşamada birilerinin şarkılarım hakkında olumsuz dönüş yapacağı bilinirliğe geldiğimi sanmıyorum. Zaten bir avuç insana ulaşıyor şarkı. Yakın çevrem sevmişe benziyor şarkıyı. Mutlaka beğenmeyip bunu belirtmeyen kişiler de olmuştur. Bu hususları da dikkate alarak, olumlu birkaç dönüş aldığımı söyleyebilirim.

Bu Son Değil’den sonra yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

-Sapan’dan (eski grubum) bir şarkıyı akustik olarak kaydettim. Nisan sonunda o yayınlanacak. Bunun haricinde üzerinde çalıştığım iki şarkı var. Aklım bir ona bir diğerine gidiyor. Ancak yazım ve kayıt süreci tamamlandığında, nasıl bir yol izleyeceğim konusunda kararsızım. 2020 yılının Şubat ayında solo olarak ilk şarkımı yayınladım. Bu Son Değil 7. şarkım. Şarkı yayınlamak kadar, şarkıların daha fazla dinleyiciye ulaştırabilmenin yollarını da bulmak önemli. Ve bu, özellikle günümüzde, şarkının niteliğinden ayrı alınması gereken bir konu kanaatimce. İyi şarkı yolunu bulur belki eski dönemler için geçerli olabilir ancak bugün şarkının bir yere ulaşmasındaki kriterlerde çok artış var. 

Beyza Zorlukol, İdil Ateş ve Vincent Baykal Ada’ya bu mini-röportajlar için teşekkür ediyorum. Üç sanatçıyla bir önceki çalışmalarında yaptığım röportajları aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz.  

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap