Müzik

Müziğe adanmış bir ömrün hala var olduğunun bir göstergesi : Volkan Konak – Dalya / 30. Yıl…

Profesyonel müzik kariyerinde 30 yılı geride bırakan ve özellikle 1993 yapımı ikinci albümü Efulim’den itibaren pek çok kitleye ulaşmaya devam eden Volkan Konak’ı en son Klasikleri 1 albümü ile dinlemiştik; sevilen Konak eser ve yorumlarını günümüze taşıyan albüm dinleyicilerden ilgi görmüştü. Şimdi ise Konak, 30. yılını DMC & Avrupa Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşan yeni albümüyle kutluyor : Dalya / 30. Yıl…

Albümün düzenleme kısmı, üç başarılı müzisyene emanet edilmiş; Cihan Sezer, Ceyhun Çelikten ve Selim Bölükbaşı. Albümün yönetmenliğini ise Volkan Konak üstleniyor. Albümün mix çalışması Timuçin Aksuer imzası taşırken, mastering çalışması ise Sterling-Sound’da Ted Jensen tarafından yapılmış.

Albümün ilk iki eseri Altan Çetin’e, düzenlemeleri ise Ceyhun Çelikten’e ait; ilk olarak ‘Yaylada Kuzular’ Ünsal ve Ali Çeliksu’nun klarnetlerinin önde olduğu ve Behsat Boran’ın davulu ve Akatay’ın perküsyonları, uyumlu ilerleyip eserin hareketli yapısını destekliyor. Ali Yılmaz’ın udu-cümbüşü ve Selim Bölükbaşı’nın kemençesi de altyapıyı güçlendiriyor. Serhan Yasdıman’ın gitarı ve Mehmet Özen’in bası da eseri tamamlıyor. Selim Bölükbaşı, Volkan Cebeci, Sedat Güçlü ve Murat Oral’ın vokalleri de Konak’ın vokalini güçlendiriyor. Son kısımda Yasdıman’ın gitar solosu başarılı. Ardından ‘Ömür Bizi Beklemez’ Yılmaz’ın udu ve Çeliksu’nun klarnetinin İstanbul Strings’in yaylılarıyla dengelendiği eserde Yasdıman’ın gitarı ve Özen’in bası da aynı uyumu sürdürüp eserin duygulu yapısını destekliyor. Akatay’ın perküsyonları, Volkan’ın çift ses vokali ile geri vokaller eseri tamamlıyor. Orta kısımda Boran da davuluyla dahil oluyor. Orta kısımda klarnet solo başarılı. Yılmaz cümbüşüyle de eseri tamamlıyor. Her iki eser de Konak ile Çetin’in Aleni Aleni’deki yakaladığı müziksel uyumun devam ettiğini gösteriyor.

Sırada unutulmaz eserlerden biri var; Celal Erten sözlerine Kadri Şençalar bestesi, Cihan Sezer düzenlemesi ‘Ah Edip İnlerim (Neyleyim Köşkü)’ İlter Kurcala’nın gitarı ve Hasan Gözetlik’in trombonuyla başlayan eserde Hüsnü Şenlendirici’nin klarnet solosu öne çıkıyor ve İsmail Hakkı Soyberk’in bası ve Akatay’ın perküsyonuyla dengeleniyor. Kurcala’nın perdesiz gitarı da Konak’ın vokaliyle birlikte öne çıkıyor. Geri vokaller de eseri destekliyor. Orta kısımda trombon-klarnet uyumu başarılı. Konak da eseri kendine özgü yorumuyla başarılı bir şekilde seslendiriyor. Bu bağlamda albümden sevilen eserlerden biri olacaktır. Ardından Sinan Akçal eseri, Selim Bölükbaşı düzenlemesi ‘Denizin Kıyısında’ Cengiz Ercümer’in perküsyonlarının Gündem’in yaylıları ve Selim Bölükbaşı’nın kemençesiyle dengelendiği eserde Erdem Sökmen de klasik gitarıyla eserin duygusunu destekliyor. Geri vokaller, İlke Kıymaz’ın davulu ve Soyberk’in bası eseri tamamlıyor. Orta kısımda Bölükbaşı’nın kemençe solosu başarılı.

Sıradaki eser, Ali Haydar Timisi eseri ve Sezer düzenlemesi ‘Ömrüm’ Sezer’in piyanosuyla akustik bir şekilde başlayan eserde Kurcala’nın gitarları ve Kıymaz’ın davulu öne çıkıyor ve geri vokallerle dengeleniyor. Anıl Şallıel’in tenor saksafonu ve Batu Şallıel’in alto saksafonunun uyumu esere güzel bir renk katıyor. Orta kısımda Aybegüm Şekercioğlu’nun obua solosu başarılı ve Recep Fıçıyapan da flütüyle eserin duygusunu destekliyor. Motor Ali (Ali Yılmaz) bağlamasıyla, Gündem de yaylılarıyla eseri güçlendirirken Soyberk’in bası da altyapıyı tamamlıyor. Albümden öne çıkan başarılı eserlerden biri.

Albüm, Hakkı Yalçın sözleri ve Ceyhun Çelikten beste-düzenlemesi ‘Doğrudur’ ile devam ediyor. İstanbul Strings’in yaylıları ve Ali Yılmaz’ın bağlamasıyla başlayan eserde Anıl Şallıel ve Hasan Gözetlik’in brass eşlikleri öne çıkıyor. Yasdıman da gitarıyla yer yer öne çıkarak geri vokaller ile dengeleniyor. Boran’ın davulu ve Akatay’ın perküsyonu da uyumunu sürdürüyor ve eserin hareketli yapısını destekliyor. Bölükbaşı’nın kemençesi ve Özen’in bası altyapıyı tamamlıyor. Son kısımda bağlama-kemençe-brass birlikteliği başarılı. Zaman içinde Konak’ın sevilen şarkıları içine girecektir. Ardından bir başka Akçal eseri, Bölükbaşı düzenlemesi ‘E Vay Bana’ Barış Turan’ın akustik gitarı ve Bölükbaşı’nın kemençesinin uyumuyla başlayan eserde Kızmaz’ın davulları ve Ercümer’in perküsyonları uyumlu şekilde ilerliyor. Sökmen’in gitarı da öne çıkıyor. Geri vokaller ve Soyberk’in bası da eseri tamamlıyor. Orta kısımda Bölükbaşı’nın kemençe solosu başarılı ve eserin duygusunu yansıtıyor.

Sırada, Ürgüp türküsü ‘Cemalim Türküsü’ var. Sezer düzenlemesi olan ve Sezer’in piyanosuyla başlayan eserde Yılmaz’ın bağlaması ve Gündem’in yaylılarının kattığı duygulu yapı başarılı. Mehmet Çelik de trompetiyle eseri destekliyor. Kurcala’nın gitarları ve Kıymaz’ın davulu esere güncel bir anlayış katıyor. Geri vokaller ve Soyberk’in bası da eseri tamamlıyor. Eserin son kısmında Konak, Nazım Hikmet Ran’ın Tuna Üzerine Söylenmiştir-Memet şiirini seslendiriyor ve bu kısımda bağlama-davul-bas uyumu ile klavye fon başarılı. Bu bağlamda özellikle dikkat çeken ve sevilecek yorumlardan biri oluyor. Ardından bir başka Çetin eseri ‘Zindan Saraylar’ Bölükbaşı düzenlemesi ile geliyor. Bölükbaşı’nın kemençesi ve Yasdıman’ın gitarının uyumuyla başlayan eserde İstanbul Strings’in yaylıları eseri destekliyor; geri vokaller ile birlikte Boran’ın davulu ve Akatay’ın perküsyonları, Özen’in bası ile birlikte eseri tamamlıyor. Orta kısımda kemençe-yaylı uyumu başarılı.

Son iki eser ise iki remix; ilk önce ‘Yaylada Kuzular’ klavye ve elektronik ritm soloyla başlayan eserde ses efektleri de başarılı. Akılda kalıcı klavye soloyla dikkat çekiyor. Perküsyon eklemeleri de eseri tamamlıyor. Son olarak Ümit Kuzer düzenlemesiyle ‘Doğrudur’ geliyor. Elektronik ritmlerin biraz daha hızlandırdığı versiyonda özellikle orta kısımda klavye eklemeleri ve son kısımıdaki ritm eklemeleri esere remix tınısını katıyor. Her iki remix de dinleyicilerin beğenisini kazanacak ve playlistlere girecektir.

Konak, bu albümüyle birlikte uyum sağladığı bir müzisyen-besteci ekibini bir araya getiriyor ve albüm, müziğe adanmış bir ömrün hala var olduğunun bir göstergesi olarak, 30. yıla güzel bir armağan oluyor.