Müzik

İlk albümü ‘Ruhun Gemisi’ni dinleyicilerle buluşturan sanatçı Bestem Yuvarlak ile bir röportaj…

İlk olarak geçtiğimiz yıl “Neden ki Bilmem ki” single çalışmasıyla duyduğumuz, geçtiğimiz ay ilk albümü “Ruhun Gemisi”ni Kınay Production etiketiyle dijitalde dinleyicilerle buluşturan, önümüzdeki günlerde albümün CD baskısını da dinleyicilerle buluşturacak olan sanatçı Bestem Yuvarlak ile Bi’Kuble için “Ruhun Gemisi” albümünü, albüm öncesi yaptıklarını,  aynı zamanda başarılı işlere imza atan müzisyen eşi Cem Çatık’ın projelerini, kısacası müzik yolculuğunu konuştuk.

Öncelikle ilk albüm fikri nasıl gelişti, albüme kadar olan müzik yolculuğunuzda neler yaptınız?

– Her insanın gençken kurduğu ve gerçekleştirmeyi planladığı düşünceleri vardır. İlk albüm fikri lise yıllarımda bir hayalle başladı. Ruhun Gemisi ismini o zamanlar düşündüm. Karaladığım deneme,şiir, şarkı sözü vb. şeyleri topladığım kahverengi bir defterim vardı -hatta hala durur, tabi biraz harap olmuş bir şekilde :)- bu defterin ismini Ruhun Gemisi koymuştum.

İşte taa o zamanlar lise yıllarında amatör olarak müzikle ilgileniyordum. Daha sonra müzisyenliği profosyonel olarak yapmaya karar verdim ve konservatuvar sınavlarına hazırlanıp MSM Hafif Batı Müziği Bölümü’ne girdim. O zamandan bu zamana çeşitli gruplarla bar sahnelerinde çaldım, beste gruplarında solistlik yaptım. Konservatuvar yıllarımda Doğa İçin Çal projesinde yer aldım. Tüm bunlar devam ederken bir taraftan oyunculuk ve tiyatro maceram başladı. Okulu bitirdikten sonra profosyonel anlamda sahne almaya ve sadece bu işten para kazanmaya başladım. Kısa filmlere müzik yazmaya başladım, jingle besteleri yaptım, gruplarda solistlik yaptım, metro istasyonlarında jazz söyledim, sokak müziği yaptım. 2012 yılında Rootes&Routes adında uluslararası bir müzik projesinde yer aldım. Daha sonra Subway Jazz Station grubunu kurduk ve onunla aktif anlamda sahne almaya başladım. Yine aynı zamanlar İzzet Beksaç ile Fayton Greek Taverna’da Old’n New Project adını verdiğimiz ekibimizle çaldık. Hala bu iki ekiple sahnelerime devam ediyorum. Daha sonra Hakan Başar Orkestrası ile çalıştım. Tüm bunlar devam ederken okul yıllarımdan itibaren yazdığım ve besteledğim şarkılar oluştu. Albüme doğru bir yola koyuldum.

 

İlk single çalışmanız olan “Neden ki Bilmem ki” nin oluşum süreci nasıl gelişti ve o dönem Arpej Müzik ile yollarınız nasıl kesişti?

-Aslında ilk single’ım “Neden ki Bilmem ki” yi albüme koymak için kaydetmiştik. Bir tiyatro oyununda Down  Sendromlu arkadaşlarımızla beraber oynamıştık. Bu şarkıyı aramızda hiç bir fark olmadığını anladığımda yazmıştım. Daha sonra PKU Derneği’nden Deniz Atakay Hanım ile görüştüm ve o da beni nadir hastalıklar konusunda bilgilendirdi. Ben de nadir hastalıklardan oluşan genç, yaşlı, çocuk herkesle beraber bu klibi yapmak istedim. Sonrasında o sırada Cem Çatık Experimentals albümü için Arpej Müzik ile zaten görüşüyorduk. Onlarla beraber bu single’ı çıkardık. 

Bu şarkıya aynı zamanda bir klip de yaptınız…

-Yukarıda dediğim gibi Kısa Kafası ekibinden arkadaşım Orhan Önder Yaycıoğlu beni PKU Derneği Başkanı Deniz Yılmaz Atakay ile tanıştırdı. Benim de aklımda nadir hastalıklı arkadaşlarımın gülümsemelerini alacağımız bir klip fikri gelişti. PKU Aile Derneği Başkanı Deniz Yılmaz Atakay’ın organize ettiği ve işbirliği içerisinde olduğumuz; Sistinozis Hastaları Derneği, Mps Lh Derneği, Türkiye Hemofili Derneği, Kifder, Behader ve Dostev ile yaptığımız çalışmalar neticesinde bu derneklerden gelen katılımcılar ile beraber “Neden Ki Bilmem Ki” adlı parçamın klip çekimlerini “İyi ki Üsküdar Var” bünyesinde Üsküdar Belediyesi’nin destekleri ile Mustafa Yılmaz Kuş yönetmenliğinde gerçekleştirdik. 

Kınay Production ile yollarınız nasıl kesişti?

-Albümü kendi stüdyomuz Bubinga Records’ta ve İTÜ Miam Stüdyoları’nda kaydettik. Mastering çalışmalarını Babajim Stüdyoları’nda Pieter Snapper ile bitirdikten sonra kendime bir ev (yapımcı) aramaya koyuldum. Bu süreçte bir çok yapımcı firmaya mail yoluyla albümü göndererek ulaşmaya çalıştım. Bazı firmalardan olumlu-olumsuz geri dönüşler aldım. Bazı firmalara ise hiç ulaşamadım. Bu sırada en büyük isteğim albümün fiziksel basımının olması idi. Daha sonra müzisyen bir ablam (Göksenin Tuncalı) vasıtası ile Murat Kınay ile görüştüm. İlk görüştüğüm gün prodüktörüm Cem Çatık’ın da onayı ile Kınay Production ile anlaştım. Çünkü müziğimi beğendi,arkasında yatan emeği gördü ve destekledi. Popüler kültürün ön planda olduğu bu zamanda, alternatif işlere destek veren ve yeni isimlerin bir yerlere gelmesini sağlayan çok az yapımcı firma var. Kınay Production böyle bir yer. Yollarımız bu şekilde kesişti.

Cem Çatık ile yollarınız nasıl kesişti?

Cem Çatık ile aslında sadece yollarımız değil hayatımız kesişti ♥ 🙂 2012 yılında katıldığım Roots&Routes projesinde Cem müzik direktörüydü. Bu projede tanıştık. Aslında projede birbirimizi tanıma ve sohbet etme şansımız çok olmamıştı. Çünkü ekipler ikiye ayrılmıştı ve biz farklı gruplardaydık. Bu arada albümdeki ‘’Mutsuzum’’ şarkısını bu projede besteledik. Daha sonra aşık olduk 🙂 İkimiz de müzisyen olduğumuz için beraber sahne almaya ve beraber müzik üretmeye başladık. Bu albümün yarısı Cem’in desem hiç abartmış olmam. Çünkü benim de yarım o zaten 🙂 Romantikliği bir kenara bırakırsam, benim gitarla bestelediğim şarkıları aldı, düzenledi, çaldı, kaydetti kısacası prodüktörlüğünü yaptı. Yazım sürecinden albümün kartonetine ve fiziksel CD’nin çıkışına kadar tüm süreci yönetti. Bu arada şu ana kadar Cem Çatık; Kulp grubunun aranjörlüğünü ve kayıtlarını, Cem Çatık Experimentals, Kaç Canım Kalmış, ilk single çalışmam “Neden ki Bilmem ki”  ve Cazzip Project’in prodüktörlüğünü yaptı.

Albüm ile ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

-Albüm 25 Şubat tarihinde çıktı. E tabi taze bir albüm olduğu için dinleyicisini yeni yeni buluyor. Çevremde yıllardır müzik yaptığım arkadaşlarımın yapıcı ve samimi yorumlarının yanı sıra, beni yeni dinleyen o ilk dinleyiciden güzel geri dönüşler alıyorum. Yani aslında albümü indirip dinleyenlerden iyi geri dönüşler, sadece klibi izleyenlerden yıkıcı eleştiriler alıyorum. Doğrucu bir insan olduğum için şunu söyleyebilirim ki, klibi ilk yayınladığımız gün kötü yorum saldırısına uğradık; bu beni biraz üzdü. Ama biraz.. Çünkü yaptığımız müzik ve bu albüm bütünüyle o kadar içime sindi ki, bu beni biraz üzebilirdi zaten. 🙂 Yaptığım işin popüler standartların dışında olduğunu söylersek ve bu ülkede yeni müziğe, yeni sanatcı adaylarına dinleme destekli şans verilmediğini biliyorsak zaten bunları öngörebiliriz. Yapılan yorumlarda ‘’hiç emek yok, parası olan albüm çıkarıyor..’’gibi maalesef olgunlaşmamış ve eleştirel olarak entellektüeliteden yoksun geri dönüşler aldım. Sorun değil, zaten toplum olarak bunlara alışığız. Umarım herkes bu sürecin ne kadar zorlu olduğunu, yapılan işin arkasında ne kadar ruh, beyin, bilgi birikimi, özveri ve zaman olduğunu bir gün deneyimler. Ben deneyimledim 🙂

Günümüzde CD olarak yayınlanan albüm sayısı azalırken ve birçok albüm CD şansı bulamadığı ve dijtalde görülen ilgiye orantılı olarak CD basımı yapılan bir dönemde albümünüz önce dijital albüm olarak dinleyiciyle buluştu. Ki Kınay Production’un bu konudaki politikasını (Dijitalde yayınlandıktan bir süre sonra CD olarak yayınlama) nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Ben biraz eskiye düşkünümdür. Plak merakım vardır. Üretilen sanatın bir şekilde somut olması gerektiğine inanıyorum. Albümü kaydettiğimiz ilk günden beri CD olarak çıkmasını istedim ve bunu destekleyen bir yapımcı ile anlaştım. Murat Bey (Kınay Production) bu konuda bizi kırmadı sağolsun. Ruhun Gemisi’ni plak olarak da çıkarmayı istiyorum. Bakalım, umarım ileride o da olur.

Bu bağlamda albümün CD olarak da dinleyiciyle buluşması sizin mi yoksa firmanızın isteği miydi? Siz bir dinleyici olarak müziği genellikle hangi kanaldan dinliyorsunuz? (CD, Dijital Platform vs.)

-Dediğim gibi CD çıkarmayı ben istedim ama Kınay Production da destekledi. Ben müziği nerden dinliyorum dediniz, mekansal olarak değişkenlik gösteriyor bu durum.Arabada CD, evdeysem YouTube, sokaktaysam dijital platformlardan dinliyorum.

Bu albümden sonra yapmayı düşündüğünüz projeler var mı?

-Bu ilk albümdü ama tabi ki devamı gelecek 🙂 Öncelikli planım ‘’Ruhun Gemisi’’ adında bir deneme yamulma kitabı çıkarmak. Aklımda ‘’Çocuk Şarkıları’’ albümü gibi bir düşünce var. Bu arada 2. Albüm şarkılarını düzenlemeye başladık bile. Bir de eşim Cem Çatık ile beraber ürettiğimiz şarkılardan bir albüm yapmak istiyoruz.

Bestem Yuvarlak’a bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum. ‘Ruhun Gemisi’ albümünü tüm dijital platformlarda, yarından itibaren tüm müzik marketlerde bulabilirsiniz.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap