Müzik

Karadeniz’e içten bir selam : Cemre Kamacıoğlu – Dön Karadeniz…

Cemre Kamacıoğlu ismini çoğu dinleyici, 2017’nin sonlarına doğru dinleyicilerle buluşan ‘Bırak Beni’ teklisiyle duydu ve aynı zamanda Rize’li olan Kamacıoğlu, kendi bestelerinin ağırlıklı olduğu bir Karadeniz albümünü geçtiğimiz aylarda Fono Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu : Dön Karadeniz…

İlk eser, anonim müziğe Kamacıoğlu’nun sözlerini yazdığı, albüme adını veren eser ‘Dön Karadeniz’ Aycan Yeter’in düzenlediği ve kendisinin tulumunun ön planda olduğu eserde klavye fon da eserin duygulu yapısını destekliyor. Sözlerinin lirikliğiyle de dikkat çeken bir eser. Ardından, Ceyhun Demir’in eseri ‘Chuta Chani’ Demir’in babası ve 11 yıl önce aramızdan ayrılan şair-yazar Nurdoğan Demir Abaşi’nin anısına yer alıyor. Metin Kalaç ve Tanç düzenlemesi olan ve Tanç’ın gitarlarıyla başlayan eserde Erkan Kanat’ın perküsyonu dahil olurken, Yeter’in tulumu ön plana çıkmaya devam ediyor. Bununla birlikte Lala Bekirishi, Begüm Ayşe Olgun, Burcu Saral, Ömer Seçgün ve Onur Can Çelik, Kamacıoğlu ile birlikte koro kısmıyla eserin eğlenceli yapısını güçlendiriyorlar. Orta kısımda Tanç’ın elektro solosu, basıyla birlikte esere rock tınılar katarken Selim Bölükbaşı’nın kemençesi de son kısma doğru dahil olarak eseri tamamlıyor. 

Albüm, Kamacıoğlu’nun kendi eseri olan ilk teklisi ‘Bırak Beni’nin albüm versiyonu ile devam ediyor. Kalaç düzenlemesi olan, Öner Gerçek’in gitarları ve Kanat’ın perküsyonları ile başlayan eserde Bölükbaşı’nın kemençesi ve İstanbul Strings’in yaylıları öne çıkıyor (yaylı yönetimi Ceyhun Çelik’e ait.) Ozan Akgöz’ün akordiyonu ve Velican Sağun’un hang-drumu da Argun Erişçi’nin basıyla birlikte altyapıyı tamamlıyor. Bölükbaşı’nın özellikle bas tınılardaki kemençesi esere farklı bir duygu katıyor. Ardından bir anonim eser ‘He Yana’ geliyor. Kalaç & Tanç ortak düzenlemesi olan eserde Tanç’ın gitarları (özellikle elektronun kattığı rock tınıları) öne çıkıyor. Bölükbaşı’nın kemençesi de Gündem’in yaylıları ile birlikte eserin hareketli yapısını destekliyor. Bununla birlikte koro eşliği de eseri tamamlıyor. Perküsyon eşliği de başarılı ve orta kısımda Bölükbaşı’nın kemençesi öne çıkıyor. Ritmik yapısıyla albümden sevilecek eserlerden biri.

Sırada, art arda iki Kamacıoğlu eseri & Kalaç düzenlemesi var. İlk önce ‘Çayeli Sahili’ sahilde kıyıya vuran dalgaların sesine Yeter’in tulum solosuyla başlıyor. Bir ağıt gibi tınlayan tulum soloya Gürkan Çakmak’ın duduk eşliği ve Akgöz’ün akordiyonu da dahil oluyor. Kanat’ın perküsyonları yer yer Öner Gerçek’in gitarlarıyla birlikte öne çıkıyor. Çift ses vokal başarılı. Erişçi’nin bası da altyapıyı tamamlıyor. Orta kısımda tüm enstrümanların uyumlu birlikteliği eserin duygulu yapısını güçlendiriyor. ‘Portikal’ kızlar korosunun başarılı uyumuyla başlayan eserde Erişçi’nin bası ve Onur Şentürk’ün panduri eşliğini Yeter’in tulumu ve Bölükbaşı’nın kemençesi takip ediyor ve Kanat’ın perküsyonları da eserin eğlenceli yapısını destekliyor. Gerçek’in gitarları altyapıyı tamamlıyor. Kamacıoğlu, esere ‘Gökçen Sarlak’a sonsuz teşekkürler.’ notunu eklemiş.

Sıradaki eser, anonim ‘Gelevera’ Kalaç & Tanç düzenlemesi olan eserde Akgöz’ün akordiyonu öne çıkıyor ve Bölükbaşı’nın kemençesi ve Tanç’ın gitarları (özellikle bası) eserin altyapısını güçlendiriyor. Geri vokaller de perküsyonlar ile birlikte eseri destekliyor. Kalaç & Tanç düzenlemesi, esere güncel bir anlayış katıyor.

Albüm, potpori halinde iki Kamacıoğlu eseri & Kalaç düzenlemesi ile devam ediyor; ilk olarak Salih Yılmaz ile düet ‘Kıyalım Nikahımızı’ ortam sesleriyle başlayan eser, Yeter’in tulumu, Gerçek’in gitarları ve Erişçi’nin basının girişiyle devam ediyor ve Bölükbaşı’nın kemençesi, Kanat’ın perküsyonları ile birlikte öne çıkarak eserin eğlenceli yapısını destekliyor. Koro da eserin altyapısını güçlendiriyor. ‘Salina’da tempo biraz daha artıyor, Yeter’in tulumu öne çıkıyor. Erişçi’nin bası da eserin Karadeniz havasına batılı bir anlayış katıyor. Eserlerin orta kısımlarında Yılmaz da eserlere dahil oluyor ve ikili, başarılı düet performanslarına imza atıyor.

Sırada, Selim Bölükbaşı ile bir düet ‘Sürmeli’ var. Alper Çam eseri ve Bölükbaşı düzenlemesi olan eser Gündem’in yaylılarının Sedat Gül’ün klarnetiyle ön plana çıktığı eserde Barış Turan’ın akustik gitarı ve Bekir Sakarya’nın akordiyonu eserin duygulu yapısını destekliyor. Bölükbaşı’nın kemençesi orta kısımda ön plana çıkıyor ve Bölükbaşı perküsyonuyla da eseri güçlendiriyor. Savaş Akbaba’nın bası da eseri tamamlıyor. İkili uyumlu bir düete ve albümün sevilecek şarkılarından birine imza atıyor. Son eser ise ‘Bırak Beni’nin tekli olarak yayınlanan akustik versiyonu. Can Tekin Alp’in akustik gitarı ve Kamacıoğlu’nun vokaliyle başlayan eserde Vedat Vural’ın kemençesi ve Emre Doğan’ın bası birbirlerini dengelerken, Kamacıoğlu’nun vokalini öne çıkarıp altyapıyı tamamlıyorlar. Albümde yer alması da güzel düşünülmüş. 

Albüm, hem Kamacıoğlu’nun yorumu ve besteciliğinin gelecek çalışmalarda da aynı başarıyı sürdüreceğinin umudunu veren, hem de kalabalık bir müzisyen kadrosunu barındırarak eserlere unutulmaz tınılar katan, kendi türünde dönemin başarılı çalışmalarından olan bir albüm olmasının yanı sıra, Karadeniz’e içten bir selam oluyor.