Müzik

Yonca Pakyürek’in Müzik Yolculuğu

Günümüzdeki sanatçılar içinde ayrı bir yeri olan ve gün geçtikçe yeni örneklerine rastladığımız “Kendi şarkısını yazıp söyleyen kadın” imajı, Sıla, Ceylan Ertem, Kalben, Yasemin Mori, Beste Kırmacı, Deniz Tekin, Çiğdem Erken, Ezgi Aktan, Mehtap Meral gibi sanatçıların alternatif müzik çalışmalarıyla yeni bir boyuta ulaştı.

Günümüzün imkanlarının vermiş olduğu, kadın sanatçıların önceki dönemlerde pek gerçekleştirmeye imkan bulamadığı “popüler müzik dışında kendine özgü çalışmalar yapmak” durumu, şimdiki dönemin verdiği serbest çalışma alanından dolayı günümüzde kendini göstermeye başladı diye düşünülse de, 1980’lerde, müziğin tam da Arabesk’e döndüğü dönemlerde kendi müziğini yapan ve müziğin mutfağında yetişen bir kadın müzisyen vardı.. O da, tam da müziğin en çok tür karmaşası yaşadığı dönemlerde kendine özgü çalışmalarına yer verdiği iki albümünü dinleyici ile buluşturan Yonca Pakyürek’ti.

Müzik dolu bir insan Yonca Pakyürek, kendini bildi bileli müziğin içinde.

Aslen Adana’lı olan Pakyürek, Viyana’daki bir müzik okulunda piyano eğitimi alırken, kanun çalmak istediği için Türkiye’ye dönüp İTÜ Devlet Konservatuvarı‘na girer ve burada her biri müziğin içinde başarılı çalışmalar yapan sanatçılarımız ile aynı dönem eğitim alır.

 

O dönemden kalan en büyük mutluluğu da rahmetli Halil Karaduman ile olan kanun çalışmaları ve vefatına kadar sürecek olan dostlukları olur. Ailesi de müzikle uğraşmasını destekler ve babasının yurtdışından getirttiği Farfisa marka ilk orgu, onun için en kıymetli anılardan biri olur.

İlk olarak 1982’de Turgay’ın Tavernası 3 isimli plakta Hicaz makamındaki “Gözler” isimli bestesini dinleyicilerle buluşturan Pakyürek, aynı yıl Hurşid Yenigün‘ün “Lüküs Hayat” albümündeki vokal grubunda yer alır ve bu albümde solo olarak “Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar” eserini seslendirir.

Daha sonrasında Orhan Gencebay‘ın bestelerini beğenip kendisine albüm yapmak istemesiyle birlikte kendisini yeni bir dönüm noktasında bularak ilk albümü “Mümkün Mü?”yü 1985 yılında Kervan Plakçılık etiketiyle müzikseverler ile buluşturur.

 

Albümde, “Gözler”in yeni versiyonunun da bulunduğu 9 tane kendi bestesine ve 2 tane de aynı zamanda albümün aranjörü olan Esin Engin bestesine yer veren Pakyürek, bu ilk albümde, dönemin sevilen tarzlarına aykırı bir çalışma yapmış, eserlerinde Şedd-i Araban gibi genellikle daha az kullanılan makamları da tercih etmiş ve YHB (Yusuf-Halis Bütünley) stüdyosunda yapılan kayıttaki orkestrada İTÜ‘den öğrencilerin de yer aldığı harika bir orkestrasyona sahip bir çalışmayı meydana çıkarmıştır.

Bununla birlikte albümdeki synthesizer icralarının daha ön planda yer alması, Pakyürek‘in orkestra için hazırladığı kayıtta klavye kullanmasından dolayı olmuş ve o kayıttaki bazı klavye icraları albüm kaydında da orijinaline sadık kalınarak yer almıştır.

Albüm fotoğraflarını yakın arkadaşı Sinan Çetin‘in çektiği bu çalışma, ne yazık ki o dönemin sevilen müziklerinden farklı bir çalışma olduğundan dolayı hak ettiği değeri görmemiş, eserleri televizyonlarda yayınlanmamıştır.

Albüm sonrası yine eğitimine devam eden Pakyürek, sonrasında Yunus Emre Koleji’nde müzik öğretmenliği yaparak çalışmalarını sürdürmüştür ve tam da bu dönemde (1991) rahmetli Yıldırım Gürses in önderliğinde yapılan “Türk Müziği Çocuk Şarkıları” isimli projede koro şefliği yapmıştır.

35 çocuk ile dönemin ünlü stüdyosu FT’de, kanunda Halil Karaduman ve birçok değerli müzisyenle yapılan kayıtlar, tüm okullara dağıtılmış, Aya İrini‘de koroyla bir konser vermiştir.

Bu çalışma, Pakyürek‘in gayretleri sonucu aldığı ödüller ile taçlandırılmıştır.

Aynı yıl, Tempa Müzik Aydın Oksay‘dan gelen ikinci albüm teklifini değerlendirmiş ve Turhan Yükseler aranjörlüğünde “Bir Yere Yazdım” albümünü hazırlamış, bu albümde 7 bestesine yer vermiştir. 

Selami Şahin‘in üç bestesi ve bu bestelerden “Siyah Gölgeler”de yaptıkları düet ile birlikte büyük desteği olmuştur.

Dönemin pop müziğine öncülük eden firması olma yolunda giden Tempa Müzik de albümün duyulmasına destek vermiş ve bu albümdeki şarkıların ikisi sansürden geçmiştir ; “Olmaz Mı Olamaz Mı?” ve “Sazla Söz Arasında” böylece ilk defa eserleri ile TRT’de çıkma imkanı olmuştur. Sonrasında “Bir Solist” isimli programın bir bölümünde kendisi konu alınmıştır.

Albümde yer alan “Susun Ağlayacağım” bestesi, Gülden Karaböcek‘in “Hatıran Yeter” kasetinde de yer almıştır.

Bu iki albümüyle ilgili yaşadığı en büyük mutlulukları da, her iki albümünün aranjörlerinin de, notalarını teslim ettiği eserlerin üzerinde değişiklik yapma gereği duymamaları, olduğu gibi icra etmeleri ve bundan dolayı kendisine olan takdirleri ve her iki albümde de müzisyenlerin onun müziğine olan ilgi ve destekleri olmuştur.

Bu arada öğretmenliğe de devam eden Pakyürek‘in 1995’de iki yeni eseri yayınlanır ; Sözleri Ahmet Selçuk İlkan‘a ait “Bir Yenebilsem” Tuğrul Arsever tarafından, Sözleri aynı zamanda dönemin başarılı müzik firmalarından Deniz Plak’ın sahibi Kenan Övünç’e ait “Rüzgarlandı Yatağım” ise Yılmaz Morgül tarafından seslendirilir.

Selami Şahin‘in 1992’de seslendirdiği ancak albümlerde yer almayan eseri “Bir Başına Yapayalnız (Sevdiğimsin)” Şahin‘in 1987’de çıkan “İyi Düşün Sevgilim” albümünün 1990’larda yapılan ve orijinal albümdeki şarkıların çoğunun yer almadığı, o şarkıların yerine yayınlanmayan şarkıların yer aldığı yeni basımında yayınlanarak dinleyici ile buluşur.

Sonrasında herhangi bir albüm yapmayan, besteleri yayınlanmayan Pakyürek, her ne kadar yeni çalışmalarını görmesek de hala yeni ve kendi deyimiyle “birbirine benzemeyen, özgün çalışmalar olan” eserler üretmeye devam ediyor.

En son değerli söz yazarı Ahmet Duyar‘ın birkaç güftesini besteleyen Pakyürek‘in yine yayınlanan eserleri gibi kendine özgü eserleri dinleyici ile buluşmayı ve seslendirilmeyi bekliyor.

Söyleşi sonrası Yonca Pakyürek ile.

Bu yazıya katkıda bulunan;

Öncelikle, yıllardır süren müzik yolculuğunu benimle açık yüreklilikle paylaşan değerli sanatçı Yonca Pakyürek‘e,

Yonca Pakyürek‘e ulaşmamı sağlayan, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanı-sanatçı hocam Metin Özden‘e,

ve yapmaya devam etmekte olduğum ‘Müzik Yolculuğu’ söyleşilerinde bana yardım eden, ilgisini ve desteğini her zaman hissettiğim, konservatuvardan sınıf arkadaşım Aynur Kargün‘e teşekkür ederim.

Aşağıdaki Spotify listesinden, Pakyürek‘in ikinci albümü Bir Yere Yazdım‘ı ve yazıda da geçen diğer sanatçıların seslendirdiği eserleri dinleyebilirsiniz.

 

 

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap