Müzik

Efruze, bir dönemin “assolist” kavramını ve bu bağlamda Türk Sanat Müziği’nin ölümsüz eserlerini başarıyla günümüz dinleyicisine aktarıyor : Efruze – Assolist…

Efruze… (Efruze Elif Özel Bağcı) Yıllardır müzikte hem konservatuvarda aldığı opera eğitimi doğrultusunda pek çok opera eserinde unutulmaz rol ve performanslara imza atan, hem de kuruculuğunu-solistliğini üstlendiği Grup Artİstanbul orkestrası olarak yaptığı sahne performanslarıyla da hatırlanan Efruze, bir süredir Türk Sanat Müziği eserleriyle de sahne almaktaydı. Şimdi ise Efruze’yi bu konserlerde de seslendirdiği eserlerden seçtiği Türk Sanat Müziği eserlerinden oluşan ve DMC etiketiyle dinleyicilerle buluşan ilk albümüyle dinliyoruz : Assolist…

Albüm, Rüzgar Yapım Stüdyoları’nda Barbaros Ali Kaynak tarafından canlı olarak bir konser havası içinde kaydedildi. Mix ve mastering çalışması ise Ceceli Müzik’ten Koray Püskül’e ait.

Albüm, bestekarları halen hayatta olan art arda iki Nihavend eser ile başlıyor. İlk önce, Gündoğdu Duran eseri “Gözleri Aşka Gülen” Yılmaz Kemancı’nın kemanının Caner Can’ın kanunu ve Fahrettin Yarkın’ın ritm sazlarıyla önde olduğu eserde Uğurcan Sesler de çello ve kontrbasıyla eseri dengelerken Barış Coşkuner’in piyanosu da eseri canlı tutuyor. Ünsal Çeliksu’nun klarneti de eseri tamamlıyor. Ardından Zeynettin Maraş eseri “Gizli Aşk Bu” Kanun-piyano-ritmin önde başlayıp yaylılarla dengelendiği eserde kontrbas da eseri güçlendiriyor. Klarnet de eseri tamamlıyor.

Sırada, Şekip Ayhan Özışık’ın Muhayyerkürdi eseri “İçin İçin Yanıyor” yaylılar ve kanunun ritm-piyano uyumuyla öne çıktığı eserin kendine özgü ritmik yapısı başarıyla korunmuş. Ardından, Necip Mirkelamoğlu’nun Nihavend eseri “Şu Güzeller Güzeli” yaylıların önde olduğu ve ritm-kanun-piyano ile dengelendiği eserde piyano da yer yer öne çıkıyor. Efruze özellikle tiz vokallerde başarılı. 

Albüm, bestekarları halen hayatta olan art arda iki Nihavend eser ile devam ediyor. İlk önce, 1981’de kaybettiğimiz Mehmet Gökkaya sözlerine Erol Sayan’ın bestelediği “Kalbe Dolan O İlk Bakış” yaylılar-ritm ve klarnetin de kanun ile öne çıktığı eserde yaylılar; özellikle çello eserin yer yer duygulu yapısını da canlandırıyor. Hatice Doğan Sevinç’in kemençesi de yer yer öne çıkıyor. Ardından, bir diğer Zeynettin Maraş eseri “İnleyen Nağmeler” ritmlerin piyano ve yaylı-kanun-klarnet uyumuyla ilerlediği eserde kontrbas da eseri canlı tutuyor.

Sıradaki eser, Gündoğdu Duran’ın Muhayyerkürdi eseri “Ankara Rüzgarı” yaylı-ritm uyumunda Sevinç’in kemençesi yer yer öne çıkıyor ve kanun da kontrbas ile dengeleniyor. Efruze’nin yer yer tiyatral yorumu başarılı. Piyano da eseri tamamlıyor. Ardından, Muallim İsmail Hakkı Bey’in Acemkürdi bestesi “Fikrimin İnce Gülü” Uğurcan Sesler’in çello solosu ve piyano ile başlayan eserde akustik bir anlayış hakim ve çello eserin duygusunu destekliyor.

Son üç eserden ilki, daha ziyade Türk Halk Müziği tınılarını içeren eserleriyle tanınan Selahattin Sarıkaya’nın Nihavend eser “Ay Beyaz Deniz Mavi” yaylılar ve ritmlerin kanun ile dengelenerek hareketlendirdiği eserde kontrbas da yer yer öne çıkarak piyano ile uyumlu ilerliyor. Ardından İstanbul yöresinden anonim Nihavend eser “Üsküdar’a Gider İken” Piyano-kanun ve Sevinç’in kemençe solosuyla duygulu bir solo ile başlayan eser ritm-kanun-kontrbas ile akustik bir yapıyla ilerliyor. Bu bakımdan daha duygulu bir bakış açısıyla ele alınmasından dolayı dikkat çekecektir. Son eser ise Rıza Bey’in Mahur eseri “Beyoğlu’nda Gezersin” Yaylı-ritm-klarnet-piyano uyumuyla başlayan eserde kanun da yer yer öne çıkıyor ve kontrbas ile dengelenerek eserin hareketli yapısını destekliyor, son kısımda Çeliksu’nun klarnet solosu başarılı ve altyapıda enstrümanların uyumu albüme güzel bir final oluyor.

Efruze, hem opera eğitiminin de getirmiş olduğu vokaldeki tiyatralliği ile hem “assolist” kavram ve kimliğini başarıyla vokaline yansıtırken, hem de usta bir orkestrayı bir araya getirerek, bu bağlamda Türk Sanat Müziği’nin ölümsüz eserlerini başarıyla günümüz dinleyicisine aktararak başarılı bir ilk albüme imza atıyor.