Müzik

Özlenen sesten ölmez eserler : Vedat Çetinkaya – Altın Şarkılar…

Vedat Çetinkaya’yı en son TRT yapımı albümü ile dinlemiştik, radyodaki kayıtlardan derleme olan albüm sonrası Çetinkaya, Gayrimenkul alanında köklü şirketlerden biri olan Selçuker Gayrimenkul Yatırım’ın bünyesinde geçtiğimiz yıl kurulan Selçuker Medya etiketiyle, firmanın ilk yapımı olan yeni albümü ‘Altın Şarkılar’ı dinleyicilerle buluşturdu.

Albümde 20 sözlü eser, 4 tane de enstrümantal eser yer alıyor. 2 CD olarak yayınlanan albümün müzik yönetmenliği ve aranjörlüğü Ahmet Kadri Rizeli’ye ait.

İlk eser, Necla Ünal dizelerine Vedat Çetinkaya bestesi Kürdilihicazkar eser ‘Güneşi Geceme Misafir Ettim’ Rizeli’nin kemençesi ve Ahmet Meter’in kanunu ile başlayan, Ceyhun Çelik’in piyanosunun ardından Turay DinleyenUmut Hoşgör ve Görkem Güder’in kemanlarının ön planda olduğu eser, Seyfettin Uraş ve Samet Uraş’ın perküsyonlarıyla tamamlanıyor. Ardından Çetinkaya’dan ilk olarak 1972 yapımı altıncı plağının B yüzünde dinlediğimiz, İsa Coşkuner’in unutulmaz Nihavend eseri Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç’ Bekir Sakarya’nın akordeonunun ön planda olduğu, Meter’in kanununun da DinleyenHoşgör ve Güderin kemanlarıyla uyum içinde olduğu, Uraş’ların perküsyonlarının desteklediği, son kısımda Ceyhun Çelik’in piyanosuyla tamamladığı başarılı bir yeniden yorumlama.

Üçüncü eser; güftesi Muhammed Yılman’a, bestesi Erol Bingöl’e ait olan bir 1980’ler klasiği Muhayyerkürdi eser ‘Düşen Sarı Yapraklara’, Uraş’ların perküsyonlarına kemanların ve Sakarya’nın akordeonunun eklendiği, Meter’in kanununun Çelik’in piyanosu ile birlikte altyapıyı tamamladığı eser, özellikle o dönemler bu eseri severek dinleyen dinleyicilere güzel bir nostalji. ardından Zeki Müren’in sevilen Nihavend eseri ‘Bir Demet Yasemen’ Çelik’in piyano solosu ile başlıyor ve bu solo esere güzel bir boyut katmış. Rizeli’nin kemençesi, Sakarya’nın akordeonu ve ara girişleri ile kemanların uyumuna Uraş’ların perküsyonları güzel bir renk katıyor. Orta kısımda Meter’in kanunu da esere dahil oluyor. Esere güncel bir yeniden yorumlama.

Sırada bu sefer 1990’ların sevilen bir Nihavend eseri var; Meryem Sevin’in dizelerine bir Turhan Taşan bestesi ‘Sarsam Diyorum’ kemanların yanında akordeon ve Özgür Argun’un violasının dahil olduğu, Canan Çetinkaya ve Sevgi Canan Aşiroğlu’nun vokalleriyle renk kattığı, piyano ve kanunun altyapıyı güçlendirdiği, albümü hareketlendiren ve bir yorum, ardından güftesi Rüştü Okyar’a, bestesi Murat Demirhan’a ait bir başka Nihavend eser ‘Hayatımın Kadını’ geliyor; Sakarya’nın akordeonu, Uraş’ların perküsyonları ve Meter’in kanununa kemanların da girişiyle başlayan eser, albümün öne çıkan başarılı çalışmalarından biri.

Nihavend eserlere bu sefer yeni bir eser ekleniyor; güftesi Ümit Özkan’a, bestesi Vedat Çetinkaya’ya ait ‘Sevdalıyım Coştum Taşıyorum’, Sakarya’nın akordeonunun Çelik’in piyanosu ve kemanlarla bütünleşerek başladığı ve tabi Meter’in kanununun Uraş’ların perküsyonlarının tamamladığı; özellikle meyan kısmı başarılı. Ardından klasiklere bir dönüş olarak Zeynettin Maraş’ın Nihavend klasiği ‘Gizli Aşk Bu’ akordeon-kanun-keman ve perküsyonların yine uyum içinde olduğu ve piyanonun da alt kısmı tamamladığı eseri, Çetinkaya’dan bir önceki çalışması olan TRT yapımı ‘Solo Albümler Serisi : Vedat Çetinkaya’ albümünde de dinlemiştik.

1990’lara bu sefer bir Kürdi eserle yeniden dönüyoruz; güftesi Yalçın Benlican’a, bestesi Turhan Taşan’a ait ‘Oldu Mu Ya?’, Umut Sel’in kontrbası ve Uraş’ların darbukasıyla özgün bir başlangıç ile başlayan eser, ilk kısımda kemanların, orta kısımda Meter’in kanununun Sakarya‘nın akordeonu ve Rizeli‘nin kemençesi ile birlikte ön plana çıktığı, Çelik’in piyanosunun alt kısmı tamamladığı ve vokallerin de desteklediği öne çıkan başarılı bir yeniden yorumlama, ardından Hicaz makamında, rahmetli İlkan San dizelerine bir Çetinkaya bestesi ‘Sevelim Gülelim Eğlenelim Hey’ Uraş’ların perküsyonlarının ön planda olduğu, kemanların ve Meter’in kanununun da Çelik’in piyanosuyla alt kısmı tamamladığı, vokallerin de katkıda bulunduğu, son kısımdaki keman solonun başarlı olduğu hareketli bir eser, ardından bir başka Hicaz klasik, Şemsi Belli’nin dizelerine Muzaffer İlkar bestesi ‘Gönül Penceresinden’ Çelik’in piyanosu ve Uraş’ların perküsyonlarına, kemanlar, Meter’in kanunu ve Sakarya’nın akordeonu eklenerek bir önceki eserdeki hareketli havayı devam ettiriyor, vokaller de esere güzel bir renk katıyor.

Sırada, dördüncü eser olan Zeki Müren bestesi ‘Bir Demet Yasemen’ ile, albümün sonunda dinleyeceğimiz Ünal Narçın bestesi ‘Kız Sen İstanbul’un Neresindensin?’ enstrümantal olarak yer alıyor.

Albümün ikinci kısmının (ikinci CD) ilk eseri, birlikte pek çok esere imza atan şair Aşkın Tuna ve besteci Hüsnü Üstün’ün daha önce Çetinkaya’dan da dinlediğimiz bir Nihavend eseri ‘Üzülmem Ben Artık’ Volkan Yılmaz’ın ney solosu ile başlıyor, Sakarya’nın akordeonu ve Meter’in kanununun Rizeli’nin kemençesiyle dengelendiği, ardından kemanların ve Çelik’in piyanosunun da Uraş’ların perküsyonuyla tamamladığı bir yeniden yorumlama, ardından yine Nihavend makamında bir Çetinkaya eseri ‘Nerede O Hatıralar?’ kemanların ön planda olduğu, ardından Sakarya’nın akordeonunun da eklendiği, Rizeli’nin kemençesinin de yer aldığı, ara ara Meter’in kanununu ve Çelik’in piyanosunu da duyduğumuz, albümde ön plana çıkan başarılı eserlerden biri.

Sırada, Zeki Müren’in ilk olarak ‘Ayrılık’ olarak bilinen Suzinak makamındaki klasiği ‘Şimdi Uzaklardasın’ var, orkestraya Kabacı’nın klarneti de ekleniyor, başarılı bir yeniden yorumlama.

Ardından, biri Rast diğeri Hicaz makamında iki Çetinkaya bestesi art arda geliyor; Rast makamında olan Nilgün Aygün Bingöl güftesi ‘Yanımda Olsaydın Yeterdi İnan’, albümün havasını hareketlendiren bir eser, keman ve kanunun yanında Rizeli’nin kemençesi ve Çelik’in piyanosu alt kısımda yer alıyor, ardından Hicaz makamında olan Aşkın Tuna güftesi ‘Sen Bendeki Her Şeysin’ Sakarya’nın akordeonu ve Çelik’in piyanosuyla başlayan, Gürcan Yaman’ın udunun da kemanlarla birlikte girdiği, Canan Çetinkaya’nın da vokaliyle yer aldığı ve Vedat Çetinkaya ile uyumlu bir düete imza attıkları duygulu bir eser.

Şimdi ise, ikinci kısmın açılışını yapan ve üstte de belirttiğim gibi birlikte pek çok sevilen çalışmaya imza atan Aşkın Tuna ve Hüsnü Üstün’ün biri 80’lerde diğeri 90’larda dinleyiciyle buluşan iki klasiği art arda geliyor; önce ‘Seni Seven Olabilir -Sen Kendini Bana Sakla-‘ keman-kanun-piyano uyumunun yanında Uraş’ların perküsyonlarının da ön plana çıktığı, Rizeli’nin kemençesiyle yer aldığı, bir başka başarılı yeniden yorumlama. Ardından ‘Biraz Geç Kalmadın Mı?‘ Çelik’in piyanosu ve Uraş’ların başarılı perküsyon eşliğiyle esere yeni bir dokunuş katan başlangıcının ardından kemanların ve Rizeli’nin kemençesinin de girmesiyle tamamlanıyor.

Sırada, albümün müzik yönetmenliğini ve aranjörlüğünü üstlenen Ahmet Kadri Rizeli’nin Fatma Onur dizelerine bestelediği bir Nihavend tango var: ‘Eski Bir Tango Gibi’ kemanlar ve akordeonun yanında piyanonun ve ritmlerin de başarılı bir şekilde tınladığı, vokallerin de bu havayı desteklediği, albümün öne çıkan eserlerinden olan güzel bir tango örneği, son eser ise albümün ilk kısmında enstrümantal versiyonunu dinlediğimiz, Aşık Yener dizelerine Ünal Narçın bestesi unutulmaz bir Nihavend eser: ‘Kız Sen İstanbul’un Neresindensin?’ Çelik‘in piyanosu ve Uraş‘ların perküsyonu ile biraz daha caz tınıları içeren bir şekilde başlıyor, kemanlar ve kanunla birlikte Kabacı’nın klarneti de dahil oluyor, vokallerin desteği ve Çetinkaya‘nın eseri devleştiren yorumunun ön planda olduğu eserin finalinde eser, Çelik’in piyanosu, Uraş’ların perküsyonu ve Sakarya‘nın akordeonunun uyumu ile biterek albüme güzel bir final oluyor.

Albümün sonunda Turhan Taşan bestesi ‘Oldu Mu Ya?’ ve Muzaffer İlkar bestesi ‘Gönül Penceresinden’ enstrümantal olarak yer alıyor.

Albümde ayrıca Özgür Argun violası, Şenol Argun çellosu ile yer alıyorlar.

Yıllarını Türk Sanat Müziği‘ne hem yorumcu hem de besteci olarak adamış ve dinleyicilerin özlediği Çetinkaya‘nın hem geçmiş dönemden hem de yeni dönemden başarılı eserlerin Rizeli‘nin başarılı aranjeleriyle ve kalabalık bir orkestrayla bir araya gelişiyle oluşan albüm, dinlenmeyi hak eden başarılı bir çalışma.