Müzik

Profesyonelce yapılmış bir ‘ilk’ caz albümü : Acılı Pizza…

Caz adına yapılan çalışmalar her geçen gün artarken, bu sefer ise Batı müziği eğitimi ile yetişen, aynı zamanda müzik öğretmenliği eğitimi aldığı Marmara Üniversitesi‘nde öğretim görevlisi olarak akademik hayatına devam eden müzisyen Mustafa Avşar, daha önce deneyimlemediği bir tür olan Caz türü için çalışmalar yapmaya, eserleri çözümlemeye ve kendi de bu konuda eser üretmeye başladı. Bunun bir sonucu olarak Caz müziğinde ismini sık duyduğumuz Volkan Öktem, Şenova Ülker ve Eylem Pelit‘i de bir araya getirerek geçtiğimiz günlerde Kalan / Z Müzik etiketiyle ‘Acılı Pizza‘ albümünü dinleyicilerle buluşturdu.

Albümdeki Avşar‘ın Piyano, Rhodes ve klavye eşlikleri albümü daha ziyade 1980’lerde yapılan (ve kaset dönemlerinde epey ilgi gören) Synth Caz çalışmalarını da anımsatıyor. Eserler genellikle klavye ve davulun atışması halinde başlıyor. Hem bir aranjör olarak hem ilk eserde besteci olarak hem de klavye eşliği ile başarılı bir albüm sunuyor. Bununla birlikte albümdeki eserler de bu albümde olduğu gibi hep bir trio ile yapılan çalışmalardan seçilmiş. Avşar’ın yanında Şenova Ülker trompet ve kanat kornosu olarak Türkçe’ye çevrilen Flügelhorn çalarken, bas gitarda Eylem Pelit ve davulda Volkan Öktem yer alıyor.

Albümde 6 eser var; ilk eser olan ve albüme ismini veren ‘Acılı Pizza‘  Mustafa Avşar‘a ait. Diğer eserler de önemli Caz müzisyenlerinin -çoğunlukla trio veya quartetleriyle- seslendirdikleri eserlerden oluşuyor. Tüm düzenlemeler Mustafa Avşar‘a ait.

İlk eser ‘Acılı PizzaAvşar‘ın Rhodes eşliği ile başlıyor ve ardından davul-rhodes birlikteliğine dönüşen eserde Avşar’ın Rhodes kullanımı esere 1970’ler tadı veren bir renk haline geliyor. Eylem Pelit‘in bas gitarı ve Şenova Ülker‘in trompetinin eklenmesiyle birlikte gerçekten güzel bir ‘pizza’ tadında ve Avşar‘ın aldığı Batı eğitimini başarılı bir şekilde yansıtan bir Caz bestesi var karşımızda.

İkinci eser, ilk olarak Keith Jarrett’in Gary Peacock ve Jack DeJohnette ile kurduğu Standards Trio’nun 1984 yapımı Changes albümünde yer alan ‘Prism’, Avşar‘ın başarılı piyano solosuyla açılıyor, ardından Öktem, Ülker ve Pelit‘in de eklenmesiyle tam caz bir çalışmayı dinler hale geliyoruz. Eserde ağırlıklı olarak rolü Mustafa Avşar alıyor.

Üçüncü eser; Richard Galliano’nun Portal grubuyla 1995 yılında yayınlanan eseri ‘LauritaÖktem‘in davul solosu ve Avşar‘ın klavye solosuyla bir nevi atışma halinde başlayan ve sonrasında Ülker ile Pelit‘in girmesiyle devam ediyor. Eserin değişken yapısı gayet güzel yorumlanmış.

Dördüncü eser ise sayısız yorumu olan başarılı bir Avangard caz örneği; Hermeto Pascoal’ın 1973 yılında yayınladığı ‘Bebe’ rhodesin ön planda olduğu ve eski orkestraları anımsatan başarılı bir yorum. Yer yer Pelit‘in bas gitarı başarılı bir şekilde ön plana çıkıyor.

Beşinci eser; 1997 yılında Alain Caron’un albümünde yer alan ve Şenova Ülker’in başarılı trompet solosuyla renklenen ‘Apres La Pluie

Son eser, Michel Petrucciani’nin 1991 yılında yayınladığı ‘Rachid’de ise Avşar‘ın başarılı piyano eşliği ön plana çıkıyor ve eser, albüm için güzel bir final oluyor.

Başlıkta da belirttiğim gibi profesyonelce bir ilk caz albümü, Eylem Pelit, Şenova Ülker ve Volkan Öktem’i bir araya getirirken ilk defa bu albümle caz müziğini deneyimleyen Mustafa Avşar’ın da usta işi caz düzenleme ve bir caz bestesini dinleyicilerle buluşturarak özellikle Avşar’ın bu konuda ismini daha çok duyacağımızı düşündüğüm arşivlik bir albüm.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap