Müzik

Yücel, ikinci albümüyle hem içten yorumu hem de başarılı bir müzisyen kadrosu eşliğinde yüreklere dokunan şarkılarla dinleyicilere misafir oluyor : Esra Zeynep Yücel – Misafir…

2019 yılının başarılı saygı albümlerinden birisi, hiç kuşkusuz -bir önceki yazıda da yazdığım gibi- “normal şartlarda müzikten uzak bir sektörde hayatını sürdürürken, hayallerinin peşinden gitmeye karar verip müzikle profesyonel anlamda ilgilenmeye başlayan; ve bu alanda da kısa sürede başarılı çalışmalara imza atmaya başlayan” Esra Zeynep Yücel’in Frank Sinatra klasiklerini yorumladığı “Dear Frank / Tribute To Frank Sinatra” olmuştu. Albüm, hem CD hem de plak formatıyla dinleyicilerden güzel geri dönüşler aldı ve plak formatının çıktığı dönemlerde Yücel, bu sefer tamamen Türkçe şarkılardan oluşan (ki bu konudaki iki denemesi Yalnızlık ve -Zeo ile- Adamın Dibi de başarılıydı) bir albüm hazırlığı içerisindeydi ve Kalan Müzik / Hasan Saltık katkısı da dinleyicilerin beklentisini bir yandan yükseğe çıkartmaktaydı, hem de bu sefer pek çok sevilen müzisyen bir aradaydı: Misafir…

DMC & Kalan Müzik ortak yapımı olarak dinleyicilerle buluşan (hem CD hem de plak olarak yayınlanan) albümün yapımı DMC, prodüksiyonu Hasan Saltık imzası taşıyor. Kalan Müzik stüdyolarında tamamlanan ve mixi Berk Falay & Mayki Murat Başaran imzası taşıyan albümün mastering çalışması da Falay’a ait. Fotoğraflar ise Lara Sayılgan tarafından StudioPlus’ta çekilmiş.

Albüm, Tuna Kiremitçi’nin Rainbow klasiği, Ritchie Blackmore eseri “Temple of the King”ine yazdığı Türkçe sözlerle Müslüm Gürses yorumuyla dinlediğimiz “Affet” ile açılıyor. Sunay Özgür’ün düzenlediği; Hasan Gözetlik’in trompetinin ve İstanbul Strings’in yaylılarının önde başladığı eserde Erdinç Şenyaylar’ın gitarı da eserin duygusunu destekliyor. Ediz Hafızoğlu da davuluyla yer yer öne çıkarken Tarık Aslan’ın perküsyonlarıyla dengeleniyor. Son kısımda Gözetlik’in trompet solosu başarılı. Sunay Özgür de bası ve klavyesi ile eseri tamamlıyor. Ardından, Karmate yorumuyla bildiğimiz Yüksel Baltacı eseri “Nayino”  Engin Arslan & Cem Tuncer ortak düzenlemesi olan Cengiz Özkan ve İlhan Erşahin katılımıyla geliyor. İlhan Erşahin’in saksafonu ve Cem Tuncer’in gitarıyla başlayan eserde Engin Arslan’ın yaylı tanburu öne çıkıyor. Hafızoğlu’nun davulu ve Tarık Aslan’ın bendini de eseri İsmail Soyberk’in basıyla dengelerken, Mayki Murat Başaran da klavyesiyle yer yer öne çıkarak eserin duygusunu destekliyor. Nakarat kısmında Cengiz Özkan da dahil oluyor ve Yücel’in yorumuna ayrı bir renk katıyor. Orta kısımda Arslan’ın yaylı tanbur solosu başarılı. İkinci kısımda Özkan’ın vokali de eseri destekliyor. Son kısımda Erşahin’in saksafonu ve klavye-davul uyumu, eseri caz bir tınıya getiriyor. Ayrıca eserdeki ton değişimi de eseri canlı tutuyor. Sonuç olarak ikili uyumlu bir düet performansına imza atıyor.

Sıradaki iki eserin de düzenlemesi Engin Arslan’a ait. İlk önce Neşet Ertaş’ın “Yalan Dünya”sı geliyor. Şenyaylar’ın gitarı ve İstanbul Strings’in yaylılarının senfonik bir tını kattığı eserde Arslan’ın bağlaması öne çıkarak Hafızoğlu’nun davuluyla dengeleniyor. Tarık Aslan da perküsyonuyla eseri destekliyor. Orta kısımda İstanbul Strings’in yaylı solosu başarılı ve eserin duygusunu güçlendiriyor. Başaran’ın klavyesi ve Soyberk’in bası da yer yer öne çıkarak eseri tamamlıyor. Ardından, Mazlum Çimen’in babası Nesimi Çimen’e ağıtı olan eseri “Sen Benden Gittin Gideli” geliyor. Şenyaylar’ın gitarı ve Arslan’ın tamburu ile yeni bir solo yazılan eserde Eyüp Hamiş’in neyi öne çıkarak Şenol Arkun’un çellosu ve Başaran’ın klavyesiyle dengelenerek esere ayrı bir duygu katıyor. Tarık Aslan’ın perküsyonları da eseri güçlendiriyor. İstanbul Strings’in yaylıları da yer yer öne çıkıyor ve Soyberk’in basıyla dengeleniyor. Orta kısımda Cem Tuncer’in elektro ve solo gitar solosu başarılı. 

Albüm, Yusuf Hayaloğlu & Ahmet Kaya ortak çalışmalarından “Beni Vur”un yine protest müziğin başarılı isimlerinden Hüseyin Ay ile düetiyle devam ediyor. Sunay Özgür düzenlemesi olan; Müslüm Karaduman’ın kanunu ve Mete Aslan’ın udunun Şenyaylar’ın gitarıyla dengelenerek başladığı eserde İstanbul Strings’in yaylıları da Hafızoğlu’nun davulu ve Aslan’ın perküsyonuyla dengelenerek eserin duygusunu destekliyor. Nakaratta ise Hüseyin Ay dahil olarak esere güzel bir duygu katıyor. Soyberk’in bası da eseri tamamlıyor. Yücel, albümdeki ikinci düetinde de uyumlu bir performans sergiliyor. 

Sırada, art arda iki Sunay Özgür düzenlemesi var; ilk önce Sonay Erenel’den dinlediğimiz Fikret Kızılok eseri “Gecenin Üçünde” geliyor. Hafızoğlu’nun davulu ve Aslan’ın udunun öne çıktığı eserde Şenyaylar’ın gitarı ve Özgür’ün klavyesi de öne çıkarak Soyberk’in basıyla dengeleniyor. Yücel’in çift ses vokali, Sonay Erenel’in yorumundaki gibi güzel bir tını katıyor. Orta kısımda Aslan’ın ud solosu başarılı. Albümün öne çıkan başarılı yorumlarından biri. Ardından anonim türkü  “Kerem Eyle” geliyor. Gözetlik trompeti ve Karaduman’ın kanununun gitar-perküsyon uyumuyla başlayan eserde Atakan Akdaş da geri vokaliyle eseri güçlendiriyor. Davul ve bas da eseri tamamlıyor.

Son üç eserden ilki, Neşet Ertaş’ın “Aldın Aklımı”sı oluyor. Arslan düzenlemesi olan ve Furkan Bilgi’nin kemençesinin önde başladığı eserde Arslan’ın tanburu da perküsyon-gitar uyumuyla eserin duygulu yapısını destekliyor. Ardından Özgür düzenlemesi ile, Vedat Sakman’ın “Ateş Oldum”u geliyor. İstanbul Strings’in yaylıları ve Tarık Aslan’ın perküsyonlarının öne çıktığı eserde İsmail Soyberk’in bası da Şenyaylar’ın gitarıyla yer yer öne çıkarak eserin duygulu yapısını destekliyor. Albümün kapanışını ise; albüme ismini veren, Erkan Oğur bestesi ve Oğur & Sezen Aksu & Bülent Ortaçgil sözlerinin hayat verdiği Arslan düzenlemesi İsmail Soyberk anısına notuyla “Bir Ömürlük Misafir” yapıyor. Hamiş’in neyi ve Timur Alp Atak’ın gitarının öne çıktığı, Soyberk’in perdesiz bas gitarının Mete Aslan’ın udu ve Karaduman’ın kanunuyla dengelendiği eserde Engin Arslan da bendiriyle Tarık Aslan’ın perküsyonuyla uyumlu ilerleyen eserin duygusunu destekliyor. Orta kısımda ud ve bas uyumu başarılı. Albüme güzel bir kapanış oluyor.

Yücel’in birden fazla türü kapsayan şarkıları yorumuyla güzel bir şekilde taşıması ve orkestrayla bütünleşmesi, albümü başarılı bir hale getiriyor ve özetle Yücel, ikinci albümüyle hem içten yorumu hem de başarılı bir müzisyen kadrosu eşliğinde yüreklere dokunan şarkılarla dinleyiciye misafir olarak başarılı bir albüme imza atıyor.