Müzik

Aşkın masalsı yolculuğu : Mübin Dünen & Nilüfer Perihan Kurtoğlu – Asl-ı Aşk…

Başarılı tiyatro sanatçısı Nilüfer Perihan Kurtoğlu, kendi yazdığı ‘Asl-ı Aşk’ masalını, başarılı müzisyen Mübin Dünen’in müzikleri ve çeşitli sanatçıların seslerinin de katkılarıyla bir süredir sahnelemekteydi. Şimdi ise bu proje, Ada Müzik etiketiyle; bir albüm formatında düzenlenmiş versiyonuyla geçtiğimiz ay dinleyiciyle buluştu : ‘Asl-ı Aşk‘…

Albüm özetle kendi masalları ile dünyaya yollanan; erkek ve kadını temsil eden Kun ve Sun’un ‘aşk‘a varmadaki yolculuğunu anlatırken Dünen’in müzikleri sözlerin anlamını kuvvetlendiriyor.

Açılışı yapan enstrümantal eser, ’Tanrıların Atları’nda Dünen’in santuru ve perküsyonu ön plana çıkıyor, albümün masalsı atmosferi ilk eserden kendisini belli ediyor. ‘Bir Varmış Bir Yokmuş’ ile Genco Dünen’in ‘Bu akşam masal anlatıyor musun, anlatmıyor musun?’ sorusuna çeşitli dillerde Bir Varmış Bir Yokmuş cümleleri ile devam ederek masalın açılışını yapıyor. ‘Lele Lolo’da Kurtoğlu’nun anlatımı ile masal başlıyor, synth eşliğinin ardından Dünen hem perküsyonu hem de epik vokali ile öne çıkıyor, Kurtoğlu da vokaliyle altyapıyı tamamlıyor.

Aşka Varmak’ Kurtoğlu’nun anlatımıyla, aşka varılması için gereken üç yerden bahseder; (ArafKırmızı Cehennem MezarlığıPeristan) Olay bir kış gecesi başlıyor, Sun’un uyanışıyla… Aynı anda Kun’un doğuşu ve uyandığı rüya müzik eşliğinde anlatılıyor, Dünen’in akustik gitarının yanında perküsyonu, curası ve vokali, o doğuşu niteliyorcasına tınlıyor. ‘Araf’ta Ermenice anlatımıyla Zaven Çiğdemoğlu yer alıyor.

Sesleniş’, Dünen’in neyi ve gitarıyla başlıyor, perküsyonun da altyapıyı tamamladığı eserde Kurtoğlu hem anlatıcı olarak hem de vokaliyle yer alıyor. Sun’un müziği, Kun’un kelimeleri aramasıyla devam ediyor, ‘Kırmızı Cehennem Mezarlığı’nda (Dijital platformlarda ‘Mezarlık’ ismiyle geçiyor.) Arapça anlatımıyla Zeynep Bilgin yer alıyor. Dokuzuncu eser ‘Sonbahar’ Dünen’in ney ve perküsyonuyla açılıyor, Natalia Mann’ın arp ve Ahmet Tirgil’in keman eşliği ile Kun’un kelimelerin peşinden giderken yaşadığı macerayı anlatıyor.

Onuncu eser ‘Peristan’da Kürtçe Anlatımı ile Farqin Azad yer alıyor. Ardından ‘Kuşların Şarkısı’ Dünen’in neyi ile açılıyor; ardından Nicola Meloni’nin piyanosu da esere giriyor ve Kurtoğlu, kelimelerin Sun’u buluşunu anlatıyor. Ardından ‘Yola Devam’ Roni Aran Adıbelli’nin perdesiz gitarı ve Dünen’in neyinin uyum içinde olduğu bir enstrümantal çalışma.

Kalbini Dinle’ de Kun’un sazından gelen melodilerin Sun’a, Sun’un ‘kalbini dinle’ sözlerinin Kun’a ulaşmasını anlatıyor Kurtoğlu, ardından Dünen vKurtoğlu’nun uyumlu vokali, Kara Güneş’ten Özgür Yalçın’ın oniki telli gitarıyla bütünleşiyor. ‘Ayna’ Dünen’in ney solosu ve Sun’un sorulan soruları yanıtlamasıyla devam ediyor.

Aşkmeşk’, Kurtoğlu’nun türettiği ‘yeni dilde’ bir anlatım içeriyor ve usta sanatçı Ahmet Fuat Onan, yeni dilde anlatıcı olarak yer alıyor. Ardından ‘Çocuk’ da Genco Dünen soruyor : ‘Peki, sonra ne oldu?’…

Eve Dönüş’ Dünen’in neyi ve santurunun Meloni’nin piyanosu veYalçın’ın oniki telli gitarının birleşimiyle uyum içinde giden ve son kısımda Fabio Pellegrini’nin üflemelerinin de altyapıyı tamamladığı başarlı bir enstrümantal çalışma. Ardından ‘Kalbini Dinle’, ‘Kun’, ‘Sesleniş’ ve ‘Sonbahar’ eserlerinin enstrümantal versiyonları geliyor. Dört eserin de enstrümantal halleri, anlatıma odaklanıldığında hissedilemeyen duygu ve enstrümanları da ortaya çıkarıyor.

Albümde Dünen bahsettiğim enstrümanların yanında Cura, Perküsyon, Sipsi, Akustik ve Klasik gitar eşliğiyle de yer alıyor. Bununla birlikte kontrbasta Michelangelo Severgnini, perküsyonda Mehmet Mert Baycan da albümün orkestra kadrosunda olan diğer isimler…

Masalın içindeki Kuğu MasalıDuygu Seda’nın hikayesinden ilhamla Kurtoğlu tarafından masala eklenmiş.

Ayrıca anlatılmak istenenleri başarılı bir şekilde resimleyen Behiye Çalışkan da albümün görsel yönünü oluşturuyor.

Bu masal bir başka masal; başlıkta da dediğim gibi ‘Aşkın masalsı yolculuğu…’ Kelimelerin ve melodilerin anlamlarını düşündüren; her dinlenildiğinde dinleyiciye kadın ve erkeğin bir arada yakaladığı ‘aşk’a ve evrensel aşka dair yeni bir şeyler veren, kulak verilesi bir çalışma.

Emre Siyahoğlu

Her şey müzikle başladıysa da bir yandan sinema meraklısıydı, bir ara edebiyata yöneldi, sonra yine müziğe döndü ve şimdi her üç alanda da yazılarını Bi'Kuble'de paylaşıyor.

Yorum Ekle

Yorum Yap